İş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve tedavi giderlerinin tahsili için açılan rücu davasında kusur oranı, hesaplama ve belirsiz alacak davası hukuki menfaatine ilişkin temyiz itirazları.
Özet: Bu temyiz başvurusu, bir iş kazasında sigortalının vefatı nedeniyle hak sahiplerine bağlanan gelir ve yapılan tedavi giderlerinin tahsili amacıyla açılan davada, davacı kurumun işverenin 5510 sayılı Kanun kapsamında tam kusurlu olduğunu ve bilirkişi raporlarındaki hesaplama hatalarını ileri sürmesine karşın, davalı işverenlerin kusurları olmadığını, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini aldıklarını, dava türünün hatalı olduğunu ve ceza yargılamasındaki mahkumiyetin kusur atfı için yeterli olmadığını savunarak, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin kararlarının bozulmasını talep etmelerine ilişkindir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2462 E., 2025/1342 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. İş MahkemesiSAYISI : 2016/432 E., 2022/485 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili ve davalı ... İnşaat vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...İnşaat- ... İnşaat iş ortaklığı sigortalısı ... 'ın 09.10.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefatı nedeniyle hak sahiplerine gelir bağlandığını, tedavi gideri sarf edildiğini, kaza sonrası düzenlenen inceleme raporunda davalı işverenin %80 oranında kusurlu bulunduğunu, davalılar hakkında açılmış bulunan ceza davasının derdest olduğunu belirterek, şimdilik 10.886,51 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.II. CEVAP...İnşaat ... İnş İş Ortaklığı vekili; adi ortaklığı oluşturan kişilerin davalı olarak gösterilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, iş ortaklığı tarafından tüm iş güvenliği önlemlerinin alındığını, risk analizlerini yaptığını, gerekli eğitimlerin verildiğini, davacı yana sigorta şirketi ve müvekkili tarafından yapılan ödemelerin mahsubu gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Dahili davalılar ... İnş. ve Eğitim Hizm. A.Ş ve ...İnş. A.Ş vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, meydana gelen iş kazasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kazadan sorumlu tutulamayacağını, sigortalıya iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri verildiğini, gerekli denetimlerin yapıldığını, tüm ekipmanların sağlandığını, sigortalı mirasçılarına sigorta şirketi ve müvekkili tarafından yapılan ödemelerin mahsubu gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile ... yönünden davanın reddine diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Kurum vekili ve davalı ... İnşaat vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların 5510 sayılı Kanun'un 13, 21, 23... madde kapsamında kusur oranı aranmaksızın Kurum zararından %100 oranında sorumlu olduklarını, İlk Derece Mahkemesince hatalı düzenlenen hesap raporu dayanak gösterilerek yanılgılı hüküm kurulduğunu, iş kazasının oluşumunda sigortalının kusurunun bulunmadığını, kazalı sigortalının gelirinin ne şekilde belirlendiği açıklanmadığını, bilirkişi tarafından bilinmeyen aktif devre varsayılarak %5 arttırım ve iskonto uygulama sebebi ile gelirler sabit tutulduğundan tavanın düşük çıkmasına sebep olduğunu, ayrıca kusur oranı eksik/hatalı tespit edildiğinden tavan hesabında da hataya düşülmüş olmakla tavan hesabının eksik çıktığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle ; davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki menfaat olmadığını, davaya konu iş kazasında müvekkilin kusuru bulunmadığını, müvekkilin kusuru olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, son kusur raporunda müvekkil için %2 oranında kusur atfedildiğini yapılacak hesaplamalarda işbu kusur oranı baz alınması gerektiğini, Mahkemece %80 kusur oranı üzerinden karar verildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, iş yerinde tüm önlemlerin alınarak gerekli eğitimlerin verildiğini, aksi yönde düzenlenen bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davalı müvekkillere ceza yargılamasında mahkumiyet verilmesi nedeniyle kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, olayda uygun uygun illiyet bağının bulunmadığını, hatalı raporlara dayanarak verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki menfaat olmadığını, davaya konu iş kazasında müvekkilin kusuru bulunmadığını, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, iş yerinde tüm önlemlerin alınarak gerekli eğitimlerin verildiğini, aksi yönde düzenlenen bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, olayda uygun uygun illiyet bağının bulunmadığını, bilirkişi kusur raporunda müvekkil aleyhine %74 oranında kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,hatalı raporlara dayanarak verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum vekili ve davalı ... İnşaat vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekili ve davalı ... İnşaat vekili ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.