Sendika şube yöneticisinin imza sahteciliği iddialarıyla geçici görevden uzaklaştırılması kararına karşı açtığı iptal davası: disiplin sürecindeki usul, zamanaşımı ve cezanın ölçülülüğü itirazları.
Özet: Bir sendika şube yöneticisinin, başka bir yönetim kurulu üyesi adına gerçeğe aykırı imza atma iddiasıyla sendikanın genel yönetim kurulu tarafından verilen "ilk olağan genel kurul toplantısına kadar geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırma" cezasına karşı açtığı iptal davasında; davacı, soruşturmada zamanaşımı sürelerinin aşıldığını, isnat edilen eylemle cezanın orantılı olmadığını, iddiaların genişletilmesi sonucu ek savunmasının alınmadığını ve mağdur olduğu iddia edilen üyenin imza atılmasına yönelik bilgisi ve onayının bulunduğunu ileri sürerken, davalı sendika ise yapılan soruşturmada imza sahteciliğinin tespit edildiğini ve şube yönetim kurulu üyelerinin karar defterini koruma yükümlülüklerini ihlal ettiğini savunmuş, ilk derece mahkemesi ise davanın süresinde açıldığına, davacının ek savunmasının alınmamasına, bazı iddialar için zamanaşımının dolmasına ve ilgili üyenin imza atılmasına rızasının olduğuna işaret etmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2026/3454 E.  ,  2026/3142 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2026/76 E., 2026/295 K.
DAVA TARİHİ : 24.06.2025
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/184 E., 2025/535 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Sendika Genel ... Yönetim Kurulu tarafından müvekkili ile ilgili disiplin soruşturması başlatıldığını, söz konusu disiplin soruşturması ile davacıya T.K. isimli Şube Yönetim Kurulu üyesi adına gerçeğe aykırı imza atma gerekçesi ile "ilk olağan genel kurul toplantısına kadar geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırma" cezası verildiğini, ayrıca diğer beş Şube Yönetim Kurulu üyesi ve iki İlçe Temsilcisine de benzer cezalar verilerek Şubenin bertaraf edildiğini, davanın konusunun "T.K. adına gerçeğe aykırı imza atma" iddiasıyla verilen "ilk olağan genel kurul toplantısına kadar geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırma" cezası olduğunu, davacının bir varsayım ile suçlandığını, sadece T.K. isimli Yönetim Kurulu üyesinin iddiası ile T.K. dışında tüm Yönetim Kurulu üyelerinin görevden alındığını, T.K'nın imzasının atılmasında hukuken hiçbir fayda ya da menfaat bulunmadığını, disiplin soruşturmasına ilişkin üç aylık ve iki yıllık zamanaşımı sürelerinin aşıldığını, isnat edilen eylemle verilen cezanın ölçülü olmadığını, soruşturma aşamasında iddiaların genişletildiğini, üç kararda imza atıldığı iddiası varken davacıya otuz beş kararda usulsüzlük olduğu gerekçesi ile ceza verildiğini, Disiplin Kurulları Yönetmeliğinde belirtilen disiplin cezasından daha ağır bir ceza verildiğini, Tüzük hükmü ile Yönetmelik hükmünün çeliştiğini ileri sürerek davalı Sendika Genel ... Yönetim Kurulunun 23.05.2025 tarih ve 304 sayılı kararı ile davacı hakkında verilen ilk olağan genel kurula kadar görevden uzaklaştırma kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 25.04.2024 tarihli dilekçe ile T.K. isimli Şube Yönetim Kurulu üyesi tarafından Şube karar defterinin 243, 2 44... . sayfalarında bulunan kararlardaki imzaların kendi el ürünü olmadığı ve diğer bir kısım iddialarla Genel Merkeze şikâyette bulunulduğunu, davalı Sendika Genel ... Yönetim Kurulunun bu şikayet üzerine 30.04.2025 tarihli ve 258 sayılı kararıyla soruşturma başlatıldığını, soruşturmanın başlamasını müteakip şikayet konusu edilen hususlar haricinde de disiplin soruşturmasını gerektirir bilgi ve bulgulara erişilmesi üzerine soruşturmanın genişletildiğini, yapılan incelemelerde T.K'nın imzasının taklit edildiğinin belirlendiğini, soruşturma raporunda Şube karar defterinin söz konusu sayfalarında T. K. adına kim ve kimler tarafından gerçeğe aykırı sahte imza atıldığı bulunmamakla birlikte karar defterine erişimin sadece Şube Yönetim Kurulu üyeleri yönünden mümkün olabileceğinden T.K. dışındaki tüm Yönetim Kurulu üyelerinin sorumlu oldukları değerlendirildiğini, yapılan tespitler üzerine Genel Disiplin Kurulunun davacı hakkında ilk olağan genel kurula kadar geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırma cezası verilmesi talebiyle dosyanın Genel Yönetim Kuruluna sevk edildiğini, bu karar üzerine Genel Yönetim Kurulunun diğer Şube Yönetim Kurulu üyelerinin savunmalarını istediğini, savunmaların alınmasından sonra Genel Yönetim Kurulunun 23.05.2024 tarih ve 304 sayılı kararı ile ... 4 No.lu Şube Yönetim Kurulu üyeleri hakkında ayrı ayrı ilk olağan şube genel kurul toplantısına kadar geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırma cezasıyla tecziyelerine karar verildiğini; davacının, muhalif olduğu için cezalandırıldığı iddiasının kabul edilemez olduğunu, Şube Yönetim Kurulu üyelerinin karar defterini muhafaza etme, doğruluğunu sağlama, hukuka uygun kayıt düşme, denetimi kontrol ve muhafaza yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, son fiil tarihinin 13.01.2025 olduğunu, bu tarihe göre soruşturma ve ceza zamanaşımı süresinin geçmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 23.05.2025 tarih ve 304 sayılı kararın davacıya tebliğ edildiği tarihe göre davanın 1 aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, davacının ilk olağan genel kurula kadar geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırma cezası kararına ilişkin soruşturmada usulsüzlük tespit edildiği ileri sürülen otuz beş karar yönünden ek savunmasının alınmadığı, davacıya isnat edilen üç karar yönünden ise soruşturma zamanaşımı süresinin dolduğu, sosyal medya uygulaması üzerinden yapılan yazışmalarda T.K.'nın yerine imza atılması eylemine ilişkin bilgi ve onayının bulunduğu, Sendika Tüzüğüne göre Şube Yöneticiliğinden geçici uzaklaştırma cezasının en fazla bir yıl süreli olabileceği, ilk olağan genel kurulun yapılacağı tarihe göre davacıya verilen cezanın süresinin bir yılı aştığı, davacı hakkında verilen ve bir yılın üstünde olan disiplin cezasının Sendika Tüzüğü hükümlerine aykırı olduğu, davacının ilk olağan genel kurula kadar geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırma cezası kararındaki disiplin cezalarının isnat edilen eylemlere uygun düşmediği ve söz konusu cezanın “ölçülülük” ilkesine uygun olmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iddia edilen eylemi neticesinde dava konusu karar ile bir sonraki olağan genel kuruluna kadar yöneticilikten uzaklaştırma cezası verilmesinin ölçülü olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde belirttiği ve istinaf dilekçesinde tekrarladığı sebepleri ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Yönetim Kurulu Kararı iptaline ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.