696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçinin, belirsiz süreli iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmeleri arasındaki ücret farkı alacakları uyuşmazlığında, 375 sayılı KHK geçici 23. madde ve ilgili TİS hükümlerinin uygulanma esaslarının Yargıtay tarafından belirlenmesi.
Özet: 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, belirsiz süreli iş sözleşmesindeki asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenen ücretinin eksik ödendiği iddiasıyla açtığı fark işçilik alacakları davasında, Yüksek Mahkemenin 375 sayılı KHKnin geçici 23. maddesi ile toplu iş sözleşmesi hükümlerinin ücret hesaplamasında dönemlere göre farklı uygulanması gerektiği yönündeki bozma kararı sonrası ilk derece mahkemesince verilen kısmen kabul kararı, davalı tarafından ücretin belirlenme yöntemine ilişkin hukuki tartışmalarla yeniden temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/403 E., 2025/364 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü, sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerekirken sözleşmeye aykırı ücret belirlendiğini ve ödeme yapıldığını ileri sürerek, davacının eksik ödemeden kaynaklı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı, fazla çalışma ücreti, gece çalışması farkı ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ücretinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra da ilgili düzenlemeler uyarınca eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin ilgili maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 28.12.2023 tarihli kararı ile; taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesinin ilgili hükümleri dikkate alındığında incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının 01.01.2019-31.12.2020 tarihleri arasında alması gereken ücretin tespitinde 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'nde yer alan zam oranlarının uygulanması gerekirken ... Sendikası ile ... arasındaki 10.08.2020 imza tarihli ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğu, 01.01.2021 tarihinden sonraki fark alacakların belirlenmesinde yalnızca taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde belirtilen asgari ücrete ilişkin oranın dikkate alınması gerektiği, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda 01.01.2021-31.12.2021 toplu iş sözleşmesine göre davacının gece zammı alacağının hesaplanmasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde, işçilerin kadroya geçirilmeden önceki bireysel iş sözleşmelerinin yanı sıra alt işveren işçilerini kapsayan ... tarafından karara bağlanan süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesi hükümlerinin dikkate alındığını,2. İdare tarafından bu düzenlemelere uygun bir şekilde ücretin belirlendiğini,3. Yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile davacı işçinin talep edilen fark işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. 1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Somut uyuşmazlıkta gerek hak kazanılan alacaklar gerekse yargılama giderleri bakımından, dava açan ancak yargılama sırasında vefat eden işçinin mirasçıları hakkında miras payları oranında hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi infazda tereddüt yaratacak mahiyette olduğundan hatalıdır.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin alt paragraflarında ve (3) numaralı bendinde yer alan "davacılara verilmesine" ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerine "davacı mirasçılara miras payları oranında verilmesine" ibaresinin yazılması,Hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "davacılara iadesine" ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerine "davacı mirasçılara miras payları oranında iadesine" ibaresinin yazılması,Hüküm fıkrasının (4) ve (6) numaralı bentlerinde yer alan "davacılardan alınarak" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "davacı mirasçılardan miras payları oranında alınarak" ibaresinin yazılması, Hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Davacı tarafından yapılan 8,50TL vekalet harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 1.048,50 TL posta ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 1.129,30 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına (%97,48 kabule) göre hesaplanan 1.100,84 TL'sinin davalıdan alınarak davacı mirasçılara miras payları oranında verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı mirasçılar üzerinde miras payları oranında bırakılmasına," ibaresinin yazılması,Hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine "7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereği arabuluculuk faaliyeti sırasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 680,00 TL zorunlu giderin, davanın kabul ve ret oranı (%97,48 kabul) gözetilerek hesaplanan 662,86 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, bakiye 17,14 TL'sinin davacı mirasçılardan miras payları oranında tahsili ile Hazineye gelir kaydına," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.