İş kazası nedeniyle kazazede işçinin maluliyet oranının tespiti davasında, Yargıtayın bozma sonrası verilen kararı hukuka uygun bularak onaması.
Özet: İş kazası sonucu maluliyet oranının tespiti talebiyle açılan davada, davacı işverenin çelişkili raporlar ve fahiş oranlar iddiasıyla, davalı kurumun ise maluliyetin usulüne uygun belirlendiği savunmasıyla sürdürülen yargılama sürecinde, daha önce dava dışı işçinin hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle davaya dahil edilmesi gerektiği yönündeki bozma kararına uyularak verilen, işçinin %46 maluliyet oranının tespitine dair ilk derece mahkemesi kararının, hem davalı kurumun davanın reddi talebi hem de davacının yeniden muayene ve raporlardaki çelişkiler iddiasına dayalı temyiz itirazlarının, kararın bozmaya uygun olduğu ve hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle reddedilerek onanmasına karar verilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2026/2402 E.  ,  2026/3486 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2025/239 E., 2025/342 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kazazede ...'ın müvekkili şirkette çalışmakta iken 12.09.2014 tarihinde kendi kusuru ve ihmalinden dolayı kaza geçirdiğini, Kayseri 1. İş Mahkemesinin 2016/403 Esas sayılı dosyasına sunulan iş göremezlik derecesi ile alakalı raporların birbiri ile çeliştiğini, iş göremezlik derecelerinin fahiş olduğunu, bu oranları kabul etmediklerini beyanla kazazede işçi ...'ın maluliyetinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; kanunlara uygun olarak gerekli prosedür ve süreçlerden geçirilmek ve incelenmek suretiyle kazazedenin maluliyet oranının belirlendiğini ve gelir bağlandığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. .
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin10.06.2022 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin10.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.10.2024 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ".. İnceleme konusu eldeki davada verilecek karar, dava dışı sigortalı ...'ın hak alanını ilgilendirdiğinden Mahkemece, öncelikle davanın kamu düzenine ilişkin niteliği gereği HMK'nın 124. maddesi dikkate alınmak suretiyle, adı geçen kişiye karşı husumet yöneltmesi için davacıya ... verilmeli, davacının ve davaya dahil edilen şahsın da göstereceği bütün deliller toplanmalı, gerektiğinde re'sen de araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kazazede işçi ...'ın maluliyet oranının %46 olduğunun tespitine, ilişkin karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yeniden muayene yapılması gerektiğini, raporlar arasında çelişki olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası sonrası iş göremezlik oranının belirlenmesi talebine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.