İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, trafik kazası kaynaklı tazminat davasında ilk derece mahkemesince tarafların sulhuyla konusuz kaldığına hükmedilmesi üzerine, davalının sulha katılmadığı iddiasıyla yaptığı istinaf başvurusu incelemesi.
Özet: Davacının trafik kazası sonrası bedensel ve manevi zararlarının tazmini talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi, tarafların sulh olduğu gerekçesiyle davanın konusuz kaldığına hükmetmiş; ancak davalılardan biri, kendisinin dahil olmadığı bir anlaşma üzerinden tüm davanın konusuz bırakılmasının kusur tespiti ve yargılama giderleri açısından aleyhine olduğunu ileri sürerek bu kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1823
KARAR NO : 2026/858
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/06/2022 (Dava) - 13/07/2023 (Karar)
NUMARASI : 2022/530 Esas -2023/614 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 12/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/05/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/07/2023 tarihli 2022/530 Esas ve 2023/614 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/11/2021 tarihinde davalı sigorta şirketinin ZMMS ile sigortalanan davalı ... sürücüsü olduğu, ... plakalı araç ile davacı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsikletin trafik kazası yaptığı, kaza sebebiyle davacının yaralandığı, motorsikletin hasar gördüğü bu sebeple bedensel zarar olarak 1.000,00 TL maddi tazminatın ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı .... cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartını yerine getiremediğini bu sebeple davanın usulden reddinin gerektiğini, kazanın oluş şekli bakımından davalı ....'in kusurlu olmadığını, kusur tespiti için keşif yapılması gerektiğini, kazadan sonra davacıyı ziyaret ettiklerini, ilgilendiklerini, davacının iddia edildiği şekilde ağır yaralanmasının söz konusu olmadığı ve ayağının kırık olmadığının iddia edilen gelir beyanının doğru olmadığını belirterek, davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
Davalı ....A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 Sayılı Yasanın 97. maddesine göre usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sigorta şirketinin sigortalının araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranlarının tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlikten kaynaklı tazminat talebi ve diğer masraflar yönünden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının tedavi giderlerinin içinde olduğunu, maluliyetin tespiti bakımından ATK'nın 3. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınması gerektiğini, aktüer hesabının aktüer siciline kayıtlı bilirkişi olması gerektiğini, aktüer hesabından TRH 2010 tablosu ve 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, SGK'dan ödeme alınıp alınmadığının sorulması gerektiğini, tazminat hesabına esas olacak gelirden bahsedilmediğini, asgari ücret gelirinin esas alınması gerektiğini, sürekli bakıma muhtaçlık bakımından kaza ile arasında illiyet bağının araştırılması gerektiğini, bakıcı giderinin sigorta poliçesi teminatı kapsamında düzenlenmediğini ve sorumluluğunun bulunmadığını, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İlk derece mahkemesince; "...Bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, tarafların sulh olmuş oldukları, davacının vekaletinde sulh olmaya yetkili olduğu...'' gerekçesiyle; '':..Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına...'' şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamı incelendiğinde davalı müvekkilinin davanın ilk başlangıcından itibaren cevap dilekçesinde de, yargılama sırasında da kusurun kendisinde olmadığını, bunun tespiti için kaza mahalinde keşif yapılması talebinde bulunduğunu, bu nedenle, davalı müvekkili ile davacı ... arasında yargılamanın hiçbir aşamasında sulh anlaşması olmadığını, yerel mahkemenin, davacı ... ile ihbar olunan davalı ...Şirketi ile manevi tazminat yönünden, diğer davalı ... A.Ş ile maddi tazminat yönünden sulh olmayı yeterli görerek, davacı vekilinin son celsedeki beyanı olan; sigorta şirketinin davacı taraf sulh olunduğunu ve ödeme yapıldığı için davalı sigorta şirketi sigortalısı bakımından ve araç sürücüsü bakımından davanın konusuz kaldığını, sigorta şirketinin yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmesi üzerine yerel mahkemenin dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, dosya kapsamı itibariyle tarafların leh ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olma- dığına karar verdiğini, kararın müvekkilinin yokluğunda verildiğini, sulh işleminin de davalı müvekkilinin yokluğunda gerçekleştiğini, yokluğunda gerçekleşen sulh anlaşmasının müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını, sulh anlaşması ve yapılan ödeme ile tamamen müvekkilinin aleyhine bir durum yaratıldığını, yerel mahkemenin 13/07/2023 tarihli kararı ile her ne kadar davalı müvekkilinin de yararına sulh olunmuş gibi görünüyor ise de, sulh anlaşmasının tarafı olan sigorta şirketleri daha sonra araç sahibi olarak davalı müvekkilinin araçlarını sigortalama aşamasında sigorta şirketleri nezdindeki hasarsızlık indirimi, kaza yapmayan sürücüye indirim gibi avantajından yararlandırmayacakları için, kararın istinaf incelemesini talep etmesinde müvekkilinin hukuki yararı bulunduğunu, Asgari Ücret Avukatlık tarifesinin 6. maddesini düzenleyen 1. fıkrası uyarınca, davacının sulh olması sebebiyle ve davacının vekalet ücreti taleplerini olmadığı da dikkate alındığında davalı müvekkili yararına hem maddi tazminat için hem de manevi tazminat için ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken Yerel Mahkemenin "Dosya kapsamı itibariyle tarafların leh ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" şeklindeki kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/530 E - 2023/614 K sayılı ve 13/07/2023 tarihli kararının kaldırılmasına, yargılamanın devam edilmesine, kaza ile ilgili olarak mahalinde keşif yapılmasına, davalı müvekkilinin kazanın oluşmasında kusursuz olduğunun tespiti halinde, davacının davasının müvekkili yönünden reddine, dava masrafları ile avukatlık ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup; hüküm davalı .... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Somut olayda; kaza tarihi olan 08/11/2021 tarihinde davalı sigorta şirketinin ZMMS ile sigortalanan davalı .... . sürücüsü olduğu, ... plakalı araç ile davacı sürücünün sevk ve idaresindeki .... plakalı motorsikletin trafik kazası yaptığı, bu şekilde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kazaya ilişkin ceza davasının İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2023/774 esas - 2024/10 karar sayılı dosyasında görüldüğü, dosyada verilen 11/01/2024 tarihli karar ile davalı/sürücünün taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf başvurusu sonucu İzmir BAM 14. Ceza Dairesi' nin 03/04/2024 tarihli ve 2024/641 esas - 2024/663 karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek 03/04/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına, İlk Derece Mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına, somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmamasına, ceza dosyasında sigortalı araç sürücüsünün geçiş önceliğine uymadığının maddi vakıa olarak tespit edilmiş bulunmasına (TBK m. 74), kaza tespit tutanağı ile ceza dosyasında alınan 07/02/2022 tarihli kusur bilirkişi raporunun uyumlu olmasına ve arada çelişki bulunmamasına, yeniden rapor aldırılmasının sonuca etkili olmamasına, bu nedenle dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olmasına ve davanın konusuz kalmasına, 6100 Sayılı HMK' nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmamasına göre davalı ... tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı .... vekilinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/07/2023 tarihli 2022/530 Esas ve 2023/614 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 462,15 TL'nin davalı ....'dan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
3-Davalı .... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/05/2026