Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinden trafik kazası sonucu bedensel bütünlüğün zedelenmesi ve %100 kusur tespitiyle manevi tazminat talepli haksız fiil davası kararı.
Özet: Bu hukuki metin, 14 Eylül 2023 tarihinde meydana gelen bir trafik kazasında yolcu olarak yaralanan ve %2 sürekli fonksiyon kaybı oluşan davacının, kazada %100 kusurlu bulunan kamyonetin sigorta şirketinden 50.000 TL manevi tazminat talebini içeren bir davayı ele almaktadır. Davalı sigorta şirketi zaman aşımı, kusurun ispatı ve müterafik kusur gibi gerekçelerle davanın reddini savunurken, toplanan deliller ve bilirkişi raporu kamyonet sürücüsünün asli kusurlu olduğunu ve motosiklet sürücüsünün (davacının yolcu olduğu araç) kusuru olmadığını ortaya koymuştur. Mahkeme, davanın bu deliller ve Borçlar Kanununun manevi tazminata ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğini belirtmektedir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/818 Esas - 2026/186
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARARESAS NO : 2024/818 EsasKARAR NO : 2026/186DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 06/12/2024KARAR TARİHİ : 11/03/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİHİ : 27/03/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacının iddialarının kısaca; 14/09/2023 tarihinde davalı davalı Sigorta şirketine ... ile sigortalı olan ... plaka sayılı aracın davacının yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araca çarpması nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, bu sebeple; şimdilik 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigortadan kaza tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini istemiştir.CEVAP:Davalı Sigorta vekili yanıt dilekçesinde özetle; Talebin zamanaşımına uğradığını, manevi tazminat klozunun olduğunun belirlenmesi gerektiğini, dava konusu olay nedeniyle davacının zararını ıspatlaması gerektiğini, meydana gelen kazada müvekkiline sigorta aracın kusurlu olmadığını, kusur durumunu davacının ıspatlaması gerektiğini, meydana gelen kazada davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, dava konusu kazada kusur dağılımının ve maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini ve davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER:-Davacıya ait tedavi evrakları, -14/09/2023 günü meydana gelen kazaya karışan ... plaka sayılı araca ait sigorta poliçesi ile hasar dosyası,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:Dava, 14/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasına dayalı olarak manevi tazminat talebinden ibarettir. Mahkememizce taraf delilleri toplanarak, davalı sigorta hasar dosyası ve poliçesi, davacıya ait tıbbi tedavi belgeleri, ceza soruşturması dosyası örneği, sosyal ekonomik durum araştırmaları celbedilerek dosya içerisine konulmuştur. Davacının sürekli maluliyet durumunun tespiti bakımından, davacı tarafından sigorta şirketine başvuru amacıyla alınan... 17/09/2024 tarihli ... raporunda özetle; davacının 14/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle kişinin tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %2 olduğunun bildirildiği görülmüş, rapordan bir suret davalı yana tebliğ edilmiştir. 14/09/2023 günü saat 12.30 sıralarında Dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile .... Cadde istikametinden ... Caddesi istikametine doğru ... Caddesini takiben seyir halinde iken olay mahalli .... Cadde kavşağına geldiğinde sola manevra yaptığı sırada aracının sağ ön kısmı ile, karşı istikamette seyreden Dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin sol yan kısımlarının çarpışması sonucu dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.Tarafların kusur durumlarının tespiti amacıyla ... Dairesinden 21/11/2025 tarihli rapor alınmış, raporda özetle; Dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde çift çizgi ile bölünmüş yolu takiben seyirle geldiği kavşakta sola dönüş yapan sürücülerin karşıdan gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar yaklaşmış olan araçlara ilk geçiş hakkını vermeleri kural gereği olmasına rağmen, bu kurala riayet etmeyip, dikkatsiz ve kontrolsüz biçimde sola doğrultu değiştirip dönüşe geçmesiyle, karşı istikametten düz seyirle gelen ve ilk geçiş hakkını bırakmadığı sürücü idaresindeki motosiklet ile kavşak içinde çarpışmasıyla meydana gelen olayda asli %100 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile meskun mahalde iki yönlü yolda seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde, karşı istikamette seyreden ve kontrolsüz dönüş yapan sürücünün idaresindeki kamyonet ile kavşak içinde çarpışması sonucu meydana gelen olayın oluşu üzerine etken hatalı tutum ve davranışı görülmediğinden sonuçta atfı kabil kusuru olmadığının bildirildiği görülmüştür.Davadaki talep manevi tazminata ilişkin olduğundan; 6098 TBK'nın 56. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (...)Hal böyle olunca davalı sigortalısının kazadaki %100 kusur oranı, davacının sürekli maluliyeti, kaza sonrası çektiği acı elem ve ızdırap ile sosyo ekonomik araştırma raporları göz önünde bulundurularak 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın kabulü ile,50.000,00 TL manevi tazminatın 24/10/2024 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 3.415,50 TL harçtan peşin alınan 566,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.849,27 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 5.598,83 TL yargılama giderinin (harçlar dahil) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 6-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair, davacı vekili Av. ...'nin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2026Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ...¸e-imzalıdır. Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.