Ölen konut kredisi borçlusunun hayat sigortasının yenilenmemesi sonucu mirasçıların bankadan yaptığı fazla ödeme talebi üzerine açılan alacak davası.
Özet: Miras bırakanın konut kredisi hayat sigortasının yenilenmemesi sonucu vefatı sonrası mirasçıların fazladan ödediği kredi borcunun tahsili talepli davada, ilk derece mahkemesinin sigorta şirketi ve bankayı kusurlu bulan kararı istinafça kaldırılarak, sigorta şirketine açılan dava reddedilmiş; davalı bankanın ise müteveffanın hayat sigortasının yenilenmemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek, davacılar tarafından yapılan 12.042,22 TL tutarındaki fazla ödemenin dava ve ıslah tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bankadan tahsiline hükmedilmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2025/3948 E.  ,  2026/974 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/3278 E., 2025/1468 K.
DAVA TARİHİ : 29.06.2015
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/346 E., 2022/509 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar ve davalı Banka vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; vekil edenlerin miras bırakanı ...'ın 05.05.2015 tarihinde yaşadığı sağlık problemi neticesinde vefat ettiği, vefatı sonrası müvekkillerinin yaptığı araştırma neticesinde müteveffanın 20.03.2012 tarihinde davalı ...den konut kredisi kullandığını tespit ettikleri, müteveffanın ölümünden bir gün sonra müvekkillerinin krediyi kulllanıma açan davalı ...Ş. ... Şubesine müteveffanın Ölüm Belgesi ile birlikte başvuru yaptıkları, Ölüm Belgesinin sunulduğuna dair davalı sigorta şirketi görevlisi ... ve banka görevlisi ...'nın ıslak imzalı yazılarının mevcut olduğu, banka şubesinde görevli ... isimli çalışanın, müteveffa ...'ın kayıtlarını incelemesi sonrasında müvekkillerine hitaben, Hayat Sigortasının 15.04.2015 tarihinde yenilenmesi gerekmesine rağmen kayıtlarda yenileme işleminin gerçekleşmediğini, bu sebeple teminat altına alınan paranın müvekkillerine ödenemeyeceğini bildirdiğini, Hayat Sigortası yenileme işleminin yapılmamasındaki tüm sorumluluğun davalılara ait olduğunu, davacılar tarafından kredi borcuna istinaden ödeme yapıldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 7.500 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılarna tahsiline karar verilmesini istemiş bilahare davacı vekili vermiş olduğu ıslah dilekçesi ile taleplerini 45.695,55 TL'ye çıkartmıştır.
II. CEVAP
1. Davalı ...Ş. vekili; müteveffa ... ile müvekkili şirket arasında aktif sigorta sözleşmesi bulunmadığı, bu nedenle açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, sigortalının talebi olmaksızın sigorta sözleşmesi akdetmesininde mümkün olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
2. Davalı ... A.Ş. vekili, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak davanın kötü niyetli olarak açıldığı ve haksız kazanç sağlamayı amaçladığı, davacıların dava konusu yaptıkları Hayat Sigortasının, müvekkili bankanın acenta olarak aracılık yaptığı ve mursin talebi olmaksızın otomatik olarak yapılması mümkün olmayan Sigorta Poliçesi olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporuna göre davalı bankanın %50 müterafik kusurlu olduğu, davanın alacak davası olduğu, tespit davası olmadığı, bu nedenle ıslah tarihi itibariyle davacıların yaptığı ödeme tutarından kusurları oranında ıslah tarihi itibariyle sorumlu oldukları tutarın düşülerek davalı bankadan tahsil edilecek tutarın tespit edilmesi gerektiği, Kredi ödeme planına göre ıslah tarihi olan 22.03.2017 tarihi itibariyle bakiye borcun 24.067,08 TL olduğu, vefat tarihi itibariyle bakiye borcun 35.562,65 TL olduğu, bu durumda davacıların bu dönem (vefat tarihi-ıslah tarih) için 5.747,78 TL (%50'si) kredi borcundan sorumlu olduğu, ancak davacılar tarafından ıslah tarihi itibariyle 17.790,00 TL ödeme yapıldığı, buna göre 12.042,22 TL fazla ödeme yapıldığının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.042,22 TL alacağın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Banka vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalı Sigarota şirketi hakkında verilen ilk kararın kesinleşmiş olmasına rağmen yeniden hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile dava konusu alacak hakkında faiz talep etme hakkına sahip oldukları ancak faiz hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmadığı gerekçesiyle Bursa 1. Tüketici Mahkemesinin 06.07.2022 tarihli ve 2018/346 E., 2022/509 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davacıların davasının kısmen kabulü ile davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı ... A.Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile; davacılar tarafından ödemesi yapılan 12.042,22 TL'nin (7.500 TL)'sinin dava tarihinden, (4.542,22 TL)'sinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.den alınarak davacılara verilmesine, davacıların 22.03.2017 ıslah tarihi itibariyle davaya konu bakiye kredi borcunun 12.033,54 TL sinden davalı ... A.Ş.ye karşı sorumlu (borçlu olmadıklarının) tespitine karar verilmiş; karar, davacılar ve davalı Banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek müterafik kusurun bulunmadığını, davanın başından beri davalı Sigorta şirketi açısından taleplerinin 7.500,00 TL olmasına rağmen talep miktarını aşacak şekilde 15.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı banka vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hayat sigortasının yenilenmemesi nedeniyle ödenmek zorunda kalınan bedelin istirdatı ve bakiye kredi bedelinden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
1. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Banka vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Davacıların davalı Sigorta şirketi açısından talebinin 7.500,00 TL olduğu, ıslah dilekçesi ile taleplerini sadece davalı Banka yönünden artırdıkları, kaldı ki İlk Derece Mahkemesinin, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı öncesi vermiş olduğu ilk kararında davalı Sigorta şirketi lehine 5.376,00 TL vekâlet ücretine hükmedildiği, bu kararın, davalı Sigorta şirketi ve davacılar vekili tarafından istinaf edilmediği anlaşılmakla davalı ...Ş. lehine talebi aşacak ve kesinleşen hükme aykırılık teşkil edecek şekilde 15.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 10. bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Hakkında açılan davanın reddine karar verilen ... Emeklilik A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT gereğince hesaplanan 5.376,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...Ş.'ye verilmesine," ifadelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden ...Bankası A.Ş.ye yükletilmeine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.