Mülga Türk Ticaret Kanununa muhalefet suçundan HAGBnin açıklanması sonrası, dava zamanaşımı ve eylemin kabahate dönüşmesi iddialarıyla Kanun Yararına Bozma talebinin incelenmesi için Adalet Bakanlığından görüş istenmesi kararı.
Özet: Sanık hakkında mülga Türk Ticaret Kanununa muhalefet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sonrası denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi üzerine hükmün açıklanmasına karar verilmiş; ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, ilgili suç için dava zamanaşımının dolduğunu ileri sürerek kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yüksek Mahkeme ise, dosya kapsamındaki hükmün açıklanmasına ilişkin karara ve eylemin yeni kanunla kabahate dönüşerek kabahat zamanaşımının da dolup dolmadığı hususlarına yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının Adalet Bakanlığı tarafından yeniden değerlendirilmesi ve takdir edilmesi için dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Adalet Bakanlığına tevdiine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/323 Esas, 2019/243 Karar SUÇ : (Mülga) 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na muhalefetİNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması(Mülga) 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (6762 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun'un 67/3. maddesi gereğince 450,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına dair kapatılan İzmir (Kapatılan) 17. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.03.2011 tarihli ve 2010/1685 Esas, 2011/313 Karar sayılı kararının 07.04.2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 05.09.2011 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2017/323 Esas, 2019/243 Karar sayılı kararıyla, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 6762 sayılı Kanun'un 67/3. maddesi gereğince 450,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61990 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61990 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, somut olayda, sanığın eylemine uyan suç için Kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu nazara alındığında, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 24/01/2011 tarihinden, hükmün açıklandığı 27/05/2022 tarihine kadar geçen 11... ay 3 günlük süreden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 07/04/2011 tarihi ile denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 04/07/2012 tarihi arasında geçen 1 yıl 2 ay 27 günlük durma süresi çıkarıldığında, kalan 10... ay 6 günlük sürede 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlandığı gözetilmeden, kamu davasının düşmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. '' yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE1. İzmir (Kapatılan) 17. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.03.2011 tarihli ve 2010/1685 Esas, 2011/313 Karar sayılı kararının 07.04.2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 05.09.2011 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 6762 sayılı Kanun'un 67/3. maddesi gereğince 450,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasına ilişkin İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2022 tarihli ve 2022/316 Esas, 2022/414 Karar sayılı kararı aleyhine kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunmayacağı, 2.Kooperatife ait yevmiye defterinin kapanış tasdikinin usulüne uygun olarak yaptırılmaması eyleminin 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64... /1-c maddeleri uyarınca kabahate dönüştüğü, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 24. maddesi kapsamında Mahkemece sanığın kabahat sayılan eylemi sebebiyle idarî yaptırım kararı verilmesi gerekmekte ise de, 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının karar tarihinde gerçekleşmesi nedeniyle kabahatli hakkında idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekip gerekmeyeceği yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.III. KARARGerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle 04.05.2026 tarihinde karar verildi.