Haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle açılan tazminat davasında, beraat kararının temyiz aşamasında kesinleşmesi üzerine ilk derece ve istinaf mahkemesi ret kararlarının Yargıtayca bozulması.
Özet: Haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı, tazminat talebine dayanak oluşturan tüm beraat kararlarının kesinleşmediği gerekçesiyle usulden reddetmesi üzerine, yapılan temyiz incelemesinde davacı hakkındaki tüm beraat kararlarının yargılama sırasında kesinleştiği tespit edildiğinden, dava açma şartının gerçekleştiği ve yargılamanın esastan sürdürülmesi gerektiği belirtilerek, davayı reddeden kararların bozulmasına karar verilmiştir.
12. Ceza Dairesi         2022/7229 E.  ,  2026/4095 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/2335 E., 2022/115 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 360.000,00 TL maddi, 400.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına, karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, tazminat isteminin koşullarının oluştuğuna, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/283 Esas, 2020/393 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından yargılandığı, Zonguldak Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.10.2016 tarihli ve 2016/200 Sorgu nolu kararı ile, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından tutuklandığı, 22.09.2016 - 09.05.2017 tarihleri arasında toplam 229 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme," suçlarından verilen kararın temyiz edilmesi nedeniyle kesinleşmediği, "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan verilen kararın 30.10.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, davacının kamu görevlisi iken 21.07.2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, 29.10.2016 tarihinde meslekten çıkarıldığı, en son ekim 2016 maaşını aldığı, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan gözaltı ve tutuklama süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, diğer tutuklama müzekkerelerinin sırada beklemekte olması nedeniyle infaz görmediğinin belirtildiği, davacının infaz edilen tutuklama müzekkeresinin "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme" suçuna yönelik olduğu ve dava ile karar tarihi itibariyle söz konusu suçtan verilen beraat kararının henüz istinaf incelemesinde olup kesinleşmediği anlaşıldığından davacının yargılandığı diğer suçlar yönünden verilmiş olan beraat kararları kesinleşmeden dava açıldığı ve bu haliyle dava açma şartlarının oluşmadığı değerlendirildiğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142/1 maddesi gereğince davacının maddi ve manevi tazminata yönelik davasının reddine karar verilmiş, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Temyiz incelemesi sırasında UYAP Bilişim sistemi üzerinden yapılan incelemede; davacı hakkında "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ve 2018/283 Esas, 2020/393 Karar sayılı kararı ile verilen beraat kararının istinaf edilmeden 30.10.2020 tarihinde kesinleştiği, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme," suçlarından verilen beraat kararlarının ise temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 06.01.2025 tarihli ve 2023/16411 Esas, 2025/434 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında, dava açma şartının temyiz aşamasında gerçekleşmiş olması ve davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasanın 141/son. maddesi gereğince yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesinin lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 20.01.2022 tarihli ve 2021/2335 Esas, 2022/115 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Karadeniz Ereğli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2026 tarihinde karar verildi.