Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Cari Hesap İlişkisinden Kaynaklı Kayıt Dışı Elden Ödeme İddiası ve Bilirkişi Raporlarıyla Aydınlatılan Ticari Alacak Davası.
Özet: Davacı, davalı ile ticari alım satım ilişkisi çerçevesinde davalı muhasebecisine elden verdiği 93.700 TLnin cari hesaba kaydedilmemesi ve müvekkilinin hak kaybına uğraması sebebiyle bu alacağın tazmini ile birlikte davalının ticari defterlerindeki borç bakiyesinin tahsilini talep ederken; davalı ise taraflar arasındaki tüm alacak-borç ilişkilerinin 21.08.2024 tarihli arabuluculuk anlaşması ile 13.162,20 TL ödenerek kapatıldığını, dolayısıyla başka bir borcun bulunmadığını savunmuştur. Yapılan bilirkişi incelemelerinde, davacının defterlerinin usulüne uygun olduğu ve davalının davacıya 76.287,82 TL borçlu göründüğü tespit edilmekle birlikte, davacının iddia ettiği 93.700 TLlik elden ödemeye dair davacı defterlerinde veya banka kayıtlarında herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/2 Esas
KARAR NO : 2026/136
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 02/01/2025
KARAR TARİHİ : 27/02/2026
YAZIM TARİH : 16/03/2026
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari alım satım ilişkisi olduğu, davalı şirket ile davacı arasında davaya konu ticari ilişki sebebiyle müvekkilinin doğan alacağının cari hesaba kaydedilmeyerek müvekkilinin hak kaybına yol açıldığı, davalı şirketin, müvekkili adına mal alınması için anlaşıldığı ve müvekkilinin kendi hesabından 93.700,00 TL çekerek malların alınması için davalı şirketin muhasebecisine parayı elden verdiği, müvekkilinin söz konusu parayı verirken bu meblağın cari hesaba kaydedileceğine güvendiğini, söz konusu meblağın davalı şirketçe cari hesap kaydına eklenmediği, davalı şirketin müvekkilin güvenini kötüye kullanarak haksız kazanç elde ettiği, alacağın tazmini talepli olarak yapılan ... nolu dosyasının anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek söz konusu alacağın davalıdan tazmini istemiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi incelendiği zaman, kabul anlamına gelmemek kaydıyla karşı tarafın bu bedelin neden verildiğini, hangi tarihte verildiğini, geri ödeme zamanına ilişkin bir bilgi vermediği gibi zaten taraflar arasında ticari ilişkiden doğan cari hesabın kapatıldığına ilişkin tek bir açıklamada bulunmadığı, müvekkili ile davacı taraf arasında borç ilişkisi bulunmadığı, davacı tarafın müvekkili ile arasındaki bütün alacak-borç ilişkisine yönelik başka bir arabuluculuk görüşmesi başlattığı ve arabulucuk görüşmesinin anlaşma ile sonuçlandığı, taraflar arasında 21.08.2024 tarihli ... dosya numaralı arabuluculuk tutanağı ile arabuluculuk anlaşma tutanağı düzenlendiği, anlaşma tutanağında "bedelin ödenmesi ile birlikte cari hesabın kapatıldığı, her iki tarafın birbirinden maddi ve manevi her ne ad altında olursa olsun hiçbir hak, borç ve alacak talebi olmadığı kabul ve beyan edilmiştir." denilmek suretiyle taraflar arasında alacak ilişkisinin kalmadığının imza altına alındığı, imzalanan bu arabuluculuk tutanağından sonra tarafların herhangi bir ticari ilişkide bulunmadığı, anlaşma tutanağında tarafların üzerinde anlaşmış olduğu bedel olan 13.162,20 TL ise tutanakta yer alan ibana 23.09.2024 tarihinde "... arabuluculuk ofisi dosyası dosya numaralı dosya ödemesi" açıklaması ile gönderildiği, hukuki dayanaktan yoksun bu davanın reddedilmesi gerektiğini belirtmişlerdir.
DELİLLER:
Tarafların ticari defter ve kayıtları,
Banka kayıtları,
... sayılı tutanağı,
Yemin,
Bilirkişi raporu.
16/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
Davacı Ticari defterlerinin, 6102 Sayılı Yeni TTK’nun 64. maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartları taşıdığı,
Davacı ticari defterlerinde davalının dava tarihi itibari ile 76.287,82 TL borçlu olduğu,
Taraflar arasında düzenlenmiş bir cari hesap sözleşmesi olmadığı ancak cari hesap ilişkisi bulunduğu,
Davacı tarafından davalının muhasebecisine cari hesap alacağına mahsuben elden 93.700-TL verildiği ile ilgili yapılan incelemelerde, davacı ticari defterlerinde böyle bir kayıt olmadığı, dosyaya ... tarafından kazandırılan bilgilere göre de tarafların banka hesaplarına bu tutarda yatan ya da çekilen bir tutar olmadığı, davacının davalıya elden 93.700,00 TL ile ilgili herhangi bir tespit yapılamamıştır.
Davalı Ticari defterlerini sunmadığı ve Mahkemece belirlenen sürede bilgi belge dosyaya kazandırılmadığı için davalı ticari kayıtları incelenememiştir.
Konunun hukuksal değerlendirmesinin, görüş ve kanaat mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
28/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
Davacı Ticari defterlerinin, 6102 Sayılı Yeni TTK’nun 64. maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartları taşıdığı,
Davacı ticari defterlerinde davalının dava tarihi itibari ile 76.287,82 TL borç bakiyesi olduğu,
Davalı Ticari defterlerinin, 6102 Sayılı Yeni TTK’nun 64. maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartları taşımadığı,
Davalı ticari defterlerinde davacının dava tarihi itibari ile 19.420,94 TL alacak bakiyesi olduğu,
Taraflar arasında düzenlenmiş bir cari hesap sözleşmesi olmadığı ancak cari hesap ilişkisi bulunduğu,
Davacı tarafından davalının muhasebecisine cari hesap alacağına mahsuben elden 93.700-TL verildiği ile ilgili yapılan incelemelerde, davacı ticari defterlerinde böyle bir kayıt olmadığı, dosyaya ... tarafından kazandırılan bilgilere göre de tarafların banka hesaplarına bu tutarda yatan ya da çekilen bir tutar olmadığı, davacının davalıya elden 93.700,00 TL ile ilgili herhangi bir tespit yapılamamıştır.
Konunun hukuksal değerlendirmesinin, görüş ve kanaat mahkememizde olmak üzere ek raporunu sunmuştur.
DELLİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE:
Dava alacak istemine yönelik olup, dava dilekçesi ile öz olarak davacının kendi hesabından çekmek sureti ile davalının muhasebecisine cari hesaba kaydedilmek üzere verdiğini iddia ettiği 93.700,00-TL'nin kayıtlara işlenmemiş olması nedeni ile davalıdan tahsili istemine yöneliktir.
Dava dilekçesi ekinde ...sayılı son tutanağının sunulduğu, tutanağın görüşme neticesinde anlaşamama olarak tanzim edildiği, harcın tamam olduğu anlaşılmakla işin esasına girilmiştir.
17.10.2025 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında tarafa vekillerinin katılımı ile uyuşmazlık konusu, dava tarafları arasında ticari ilişki ve bu ilişki sebebi ile cari hesap sözleşmesi bulunup bulunmadığı; davacı tarafından davalının muhasebecisine cari hesap alacağına mahsuben elden 93700-TL verilip verilmediği, verilmiş ise cari hesaba kayıt edilip edilmediği, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı şeklinde tespit edilmiştir.
Defter incelemesine karar verilmekle taraflara ticari defterlerin incelenmesine yönelik beyanda bulunmak üzere usulüne uygun ihtarat yapılmakla kesin süre verilmiş, davacı tarafça beyanda bulunulmuş, davalı tarafça beyanda bulunulmamıştır.
Davacının ticari kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen 16.08.2025 tarihli raporda:
"-Davacı ticari defterlerinin, 6102 Sayılı Yeni TTK’nun 64. maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartları taşıdığı,
-Davacı ticari defterlerinde davalının dava tarihi itibari ile 76.287,82-TL borçlu olduğu,
-Taraflar arasında düzenlenmiş bir cari hesap sözleşmesi olmadığı ancak cari hesap ilişkisi bulunduğu,
-Davacı tarafından davalının muhasebecisine cari hesap alacağına mahsuben elden 93.700-TL verildiği ile ilgili yapılan incelemelerde, davacı ticari defterlerinde böyle bir kayıt olmadığı, dosyaya ... tarafından kazandırılan bilgilere göre de tarafların banka hesaplarına bu tutarda yatan ya da çekilen bir tutar olmadığı, davacının davalıya elden 93.700,00 TL ile ilgili herhangi bir tespit yapılamamıştır." kanaatinin beyan edildiği,
Davacı ve davalı kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen 28.01.2026 tarihli ek raporda:
"Davacı Ticari defterlerinin, 6102 Sayılı Yeni TTK’nun 64. maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartları taşıdığı,
Davacı ticari defterlerinde davalının dava tarihi itibari ile 76.287,82 TL borç bakiyesi olduğu,
Davalı Ticari defterlerinin, 6102 Sayılı Yeni TTK’nun 64. maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartları taşımadığı,
Davalı ticari defterlerinde davacının dava tarihi itibari ile 19.420,94 TL alacak bakiyesi olduğu,
Taraflar arasında düzenlenmiş bir cari hesap sözleşmesi olmadığı ancak cari hesap ilişkisi bulunduğu,
Davacı tarafından davalının muhasebecisine cari hesap alacağına mahsuben elden 93.700-TL verildiği ile ilgili yapılan incelemelerde, davacı ticari defterlerinde böyle bir kayıt olmadığı, dosyaya ... tarafından kazandırılan bilgilere göre de tarafların banka hesaplarına bu tutarda yatan ya da çekilen bir tutar olmadığı, davacının davalıya elden 93.700,00 TL ile ilgili herhangi bir tespit yapılamamıştır." kanaatinin beyan edildiği görülmüştür.
Davacı tarafça alacağın ispatı yönünde tanık dinlenilmesi talep edilmişse de dava dilekçesi ile iddia edilen alacak miktarı ve davalı tarafından muvafakat edilmemesi nazara alınarak istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilince talep edilmesi üzerine, ödeme tarihi hususunda beyanda bulunulması istenilmiş, davacı vekilinin Uyap sisteminden 31.10.2025 tarihinde sunduğu dilekçesinde 24.04.2024-10.05.2024 tarihleri arası işaret edilmiş, ... müzekkere yazılmış, 11.06.2025 tarihli cevabi yazıda davalının hesaplarında yapılan araştırmada 01.01.2024-31.12.2024 tarihleri arasında 93.700,00-TL bedelli para çekme yatırma işlemi bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Davacının yemin deliline dayandığı anlaşılmakla, davalı şirket yetkilisine davetiye tebliğ edilmiş, ve davalı şirket yetkilisinde 17.10.2025 tarihli celsede yemin eda edilmiştir.
Dava tarafları arasında tanzim edilmekle davalı tarafından delil olarak dayanıldığı anlaşılan ... sayı ve 21.08.2024 tarihli son tutanağın incelenmesinde görüşmenin anlaşma ile neticelendiği, arabuluculuk konusu uyuşmazlığın davacının davalıdan alacağını tahsili istemine yönelik olduğu görülmüştür.
Dosya arasına alınan deliller ve yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davacının davalıdan alacak iddiasını ispata yarar delil elde edilemediği, davacının kayıtlarında da alacak tespit edilemediği, yeminin de yerine getirildiği görülmekle davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sübut etmeyen davanın reddine,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince,
Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 117,00-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davalı yararına hesaplanan 100,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.