Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari ilişki ve mal alımından kaynaklanan ödenmeyen faturalara itirazın iptali davasında davacıyı haklı bularak 218.970,00 TL alacağın tahsiline hükmetti.
Özet: Bir alacaklı tarafından ödenmeyen faturalar nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ticari ilişkinin varlığı ve alacağın miktarı üzerinde ihtilaf yaşanmış; mahkeme, davacı tarafın sunduğu ticari defterler ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi de göz önüne alınarak, taraflar arasındaki mal alımına dayalı satış sözleşmesinden kaynaklanan 218.970,00 TL anapara alacağı için itirazın iptaline ve takibin faiziyle devamına karar vermiştir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/19 Esas - 2026/151

Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2025/19 Esas
KARAR NO : 2026/151
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/01/2025
KARAR TARİHİ : 04/03/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİHİ : 17/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında hizmet sözleşmesi nedeniyle ticari ilişki olduğunu, davalı adına düzenlenen faturaların ödenmediğini, ödenmeyen faturalar bakiyesinin tahsili için ... E. sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını ve itiraz edildiğini; bu sebeple, itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili yanıt dilekçesinde özetle; Dava konusu uyuşmazlık yönünden İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasında ticari ilişkinin olmadığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı yana takibe konu tutarda borçlarının olmadığını, yapılan takibin ve davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddi ile tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-... esas sayılı icra takip dosyası,
-Fatura, Ba-Bs formları, ticari defter kayıtları,
-Bilirkişi raporu:
13/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı kayıtları üzerinden yerinde yapılan inceleme de ; Davacının incelenen ticari defterlerinin, TTK’nın 64.,65. ve 82. maddeleri ile HMK’nın 222 maddesi hükümlerini karşılamakta olduğu, bu defterlere yapılan kayıtların, TTK’nın. “Defter Tutma ve Envanter” başlıklı 64. Maddesinin 5.fıkrasından atıfla, VUK. uyarınca yayımlanmış olan “Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ve Tek Düzen Hesap Planı” öngörülerine uygun olarak yerine getirilmiş olduğu, davacının Yevmiye Defteri kayıtlarına göre davalıdan (332.326,70 (-) 113.356,10=) 218.970,60 TL alacak bakiyesinin bulunmakta olduğu,
belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, taraflar arasındaki mal alımına ilişkin düzenlenen faturaların ödenmemesi sebebiyle davacı tarafından alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve .... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır.
Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, davacı tarafça ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır.
Yapılan ihtara rağmen davalı tarafından ticari defter yerleri bildirilmemiş ve defterler ibraz edilmemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
Davacı, davalı ile aralarında mal alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu hizmetin verildiğini ancak alacağını tahsil edememesi nedeniyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya arasına alınan fatura ve kayıtlar ile tarafların Ba-Bs formları ile davacı ticari defterlerinden davacının edimin ifa ettiği kabul edilmiştir. Davacı ticari defterlerindeki kayıtların incelenmesi sonucu bilirkişi raporu tanzim edildiği, davacının taraflar arasında düzenlenen faturalardan kaynaklı faturalar bakiyesi nedeniyle davacının davalıdan fatura bakiyesi üzerinden 218.970,00 TL. alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
Yapılan incelemede davacı ile davalı arasındaki ilişkinin satış sözleşmesinden kaynaklandığı, hükme esas alınan davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 218.970,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
Davalının ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 218.970,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına,
Davacı asıl alacağına takip tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
Hüküm altına alınan 218.970,00 TL'nin %20'sine karşılık gelen 185.334,64 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 14.957,84 TL harçtan peşin alınan 2.287,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.670,65 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 5.090,00 TL posta-tebligat ücreti ile 2.287,19 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı toplamı 7.992,59 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekili Av. ...'un yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/03/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.