Kiracının elektrik sayaç çarpanı farkı nedeniyle kaçak kullanım iddiasına karşı açtığı menfi tespit davası ile birleşen itirazın iptali davasında, bilirkişi raporuyla kaçak değil eksik faturalandırma tespitine dair istinaf kararı.
Özet: Bir kiracının işyerinde elektrik şirketi tarafından kaçak elektrik tüketimi yapıldığı iddiasıyla düzenlenen faturaların iptali ve borçlu olunmadığının tespiti talebiyle açtığı davada, birleşen icra takibine itirazın iptali davasıyla birlikte incelenen dosya kapsamında, bilirkişi raporuyla tüketicinin kaçak elektrik tüketimi yapmadığı, aksine sayaç çarpanı hatasından kaynaklanan eksik faturalandırma olduğu belirlenerek, kiracının faturaların büyük kısmı için borçlu olmadığına ve elektrik şirketinin yalnızca düşük bir miktar için icra takibine devam edebileceğine karar verilmiş, istinaf mahkemesi de bu hükmü onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/300 E., 2025/1642 K.DAVA TARİHLERİ : 03.10.2022 - 05.04.2023İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2022/883 E., 2024/775 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin kiracı olduğu işyerinde empirme baskı işi yaptığını, 50067094 abone numaralı sayacıyla kullandığı elektrik bedellerini düzenli ödendiğini, güç artırımı için davalı şirketin mesaj göndermesi üzerine, müvekkilinin süresinde işlemleri tamamlayarak güç artırımı yaptığını, 21.09.2022 tarihinde davalı şirket çalışanlarınca sayacın sistemde tahakkuk çarpanının 100/5 yani X20 olduğu, yerinde takılı olanın ise 150/5 yani X30 olduğundan bahisle kaçak tutanağı düzenlenerek faturalar gönderildiğini, 26.07.2022 tarihinde de davalı şirket çalışanlarınca nötr geri besleme iddiası ile kaçak tutanağı düzenleyerek ayrıca fatura tahakkuk ettirildiğini, buna dair Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/726 E. ve 2022/841 E. sayılı dosyaları ile menfi tespit davaları açtıklarını, müvekkilinin ilk faaliyete başladığı günden beri sayaç çarpanının aynı olup mevcut çarpanın davalı şirketçe onaylı olduğunu, mezkur tutanakların Yönetmeliğe uygun olmadığını ileri sürerek; müvekkili hakkında düzenlenen 24.282,72 TL ve 137.315,94 TL faturaların iptali ile faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili; davalının işyerinde müvekkili şirket ekiplerince 21.09.2022 tarihinde yapılan kontrolde "enerjisi kesilen sayacı kullanıma açmak suretiyle kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirildiği" hususu tespit edilerek kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve 162.234,28 TL kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirildiğini, tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si eklenerek başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili; müvekkilinin saha ekiplerince 21.09.2022 tarihinde yapılan kontrolde davacının sayacının tahakkuk çarpanının 100/5 X20 olduğunu, yerinde takılı sayacın ise 150/5 X30 olduğunun tespit edildiğini, akım trafosu etiket değerleri farklı olarak enerji kullanımında bulunulduğunu, buna dair kaçak tüketim tutanağı düzenlenerek tahakkuklar yapıldığını, kaçak kullanımla ilgili işlemlerde ve hesaplamalarda müvekkilinin bir hatasının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili, davaya süresinde cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 18.01.2024 tarihli denetime elverişli bilirkişi raporunda, davacının tüketiminin kaçak elektrik tüketimi olmadığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 36. maddesi kapsamında faturalandırmaya esas unsurlarda hata tespiti niteliğinde olduğu, dolayısıyla eksik faturalandırma olduğu, anılan maddede belirlenen hesaplama şekline göre davacının 03.10.2022 tarihi itibariyle eksik ödeme yükümlülüğünün 23.427,55 TL olduğu, davalı şirketin kaçak elektrik tüketimi nitelemesine göre yapmış olduğu tahakkuk tutarı 161.598,66 TL olduğundan davacının 138.171,11 TL için borçlu olmadığının tespitini isteyebileceği kanaatinin bildirildiği, asıl davada davalı tarafça kötü niyetle takip yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile faturaların 138.171,11 TL'lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine ve şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, birleşen davada davalının İstanbul 6. İcra Dairesi 2022/26752 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 23.427,55 TL asıl alacak ve 78,09 TL faiz yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına, 23.427,55 TL alacağa takip tarihinden itibaren %30 faiz uygulanmasına ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takibe konu alacağın kaçak tahakkuku olduğunun asıl davada davalı ... EDAŞ tarafından ispatlanamadığı, ilgili Yönetmeliğin 36. maddesi uyarınca bunun eksik faturalandırma olduğunun ortaya çıktığı, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluşmadığı, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, Mahkemenin kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle, istinaf istemlerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı/birleşen davada davalı vekili; davalı şirketin kaçak elektrik tutanağının ve faturaların usul ve yasaya aykırı olduğunu, alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin hukuka aykırı işlemler gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, çarpan hatasının kaçak kullanım olmayıp davalı şirketin hatası olduğunu, bu nedenle faiz işletilmemesi gerektiğini, ilgili Yönetmelik gereği buna dair tahakkukta gecikme zammı uygulanamayacağını, kaçak tutanağının usulüne göre düzenlenmemesi nedeniyle kaçak tahakkukunun ve takibin tümden iptal edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı/birleşen davada davacı vekili; kaçak tespit tutanağı ve kaçak tahakkuklarının mevzuata uygun olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğu yönündeki itirazlarının değerlendirilmediğini, kaçak elektrik kullanım tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu, sayacın ve sayaca bağlı ölçü sistemlerinin bulunduğu panonun mühürlü olmadığını ve mühürsüz pano içerisindeki sistemde 20 çarpanlı olarak kayıtlı bulunan akım trafolarının 30 çarpanlı trafolarla değiştirildiğinin tespit edildiğini, bu konuda sundukları uzman mütalaasının değerlendirilmediğini, kararda faiz türünün belirtilmemesi ve %30 olarak sınırlandırılmasının uygun olmadığını, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca gecikme zammı oranının Cumhurbaşkanlığı kararı ile sürekli arttırıldığını, takip talebinde faiz oranlarındaki artıştan doğan talep haklarını saklı tuttuklarını, icra inkar tazminatı taleplerinin de kabulü gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada kaçak tahakkuk bedellerine dair menfi tespit, birleşen davada ise aynı tahakkuklar nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı bilgi ve belgelere göre, davalı/birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. Asıl davanın konusu; davacının kaçak elektrik kullandığından bahisle davalı tarafından tahakkuk ettirilen 24.282,72 TL ve 137.315,94 TL kaçak elektrik faturalarının iptali ile borçlu olunmadığının tespiti, birleşen davada ise; tahakkuk ettirilen 162.234,28 TL kaçak elektrik faturası bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si de eklenerek icra takibine vaki itirazın iptali ile davacı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi istemidir. Dosyaya kazandırılan 18.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacının tüketiminin kaçak elektrik tüketimi olmadığı, Yönetmeliğin 36. maddesi kapsamında faturalandırmaya esas unsurlarda hata tespiti niteliğinde olduğu, dolayısıyla eksik faturalandırma yapıldığı, anılan maddede belirlenen hesaplama şekline göre davacının 03.10.2022 tarihi itibariyle eksik ödeme yükümlülüğünün 23.427,55 TL olarak belirlendiği, davalı şirketin kaçak elektrik tüketimi nitelemesine göre yapmış olduğu tahakkuk tutarının ise 161.598,66 TL olduğu bildirilmiştir. Şu durumda, davacının kaçak elektrik kullanmadığı derece Mahkemelerininde kabulü gerekir. Bu halde, Yönetmeliğin 36. maddesi kapsamında bilirkişi raporuyla hesaplanan eksik fatura bedeli olan 23.427,55 TL'nin tahsilinin işbu davaların konusu olmayıp, tahsili için davalının yeni bir fatura tahakkuk etmesi gerektiği açıktır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; asıl davanın kabulü ile davaya konu faturalar yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, birleşen davanın ise reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davalı/birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı/birleşen davada davalı yararına BOZULMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalı/birleşen davada davacıya yükletilmesine,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacı/birleşen davada davalıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.