Temyiz mahkemesi, kaza anında açılmayan Nissan Qashqai hava yastıklarının üretimden kaynaklı gizli ayıp iddiasıyla açılan tazminat davasında, bilirkişi raporuna göre yeterli ivmelenme oluşmadığından davanın reddini onayladı.
Özet: Davacı, ağır bir trafik kazasında hava yastıklarının açılmaması nedeniyle aracında imalata dayalı gizli ayıp bulunduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş; ancak yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporları doğrultusunda hava yastıklarının açılması için gerekli yeterli negatif ivmelenmenin kaza anında oluşmadığı ve araçta üretimden kaynaklı bir ayıp tespit edilmediği gerekçesiyle davacının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2328 E., 2025/1068 K.DAVA TARİHİ : 21.02.2022İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 8. Tüketici MahkemesiSAYISI : 2022/99 E., 2023/523 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ithalatçısı davalı ...Ş. olan Nissan Qashgai 1.5 DCI Tekna model aracı diğer davalı ...Motorlu Taşıtlar Tic. A.Ş.'den 0 (sıfır) KM olarak 20.09.2017 tarihinde satın aldığını, satın aldığı tarihten itibaren aracı düzenli olarak kullandığını, servis bakımlarını bayi ve yetkili servis olan davalı ...Motorlu Taşıtlar Tic. A.Ş.'de yaptırdığını, 07.10.2021 tarihinde sürücü dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeyken maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının kazada kendine ait araçta yolcu konumunda seyahat ettiğini, kaza neticesinde sürücü ... ile birlikte ağır yaralandıklarını, aracın hurdaya dönecek kadar kullanılamaz hale geldiğini ancak kazada hava yastıklarının açılması için tüm fiziki şartlar oluşmasına rağmen açılmadığını, kaza tarihine kadar aracın rutin bakımlarını eksiksiz yaptırdığını, serviste hava yastıklarına dair herhangi bir sorun kendisine bildirilmediği gibi aracın kaza tarihine kadar da herhangi bir hasar almadığı göz önünde bulundurulduğunda araçta imalata dayalı gizli ayıp olduğunu, araçtaki ayıptan, maddi ve manevi zararlardan davalıların müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere meydana gelen kaza neticesinde sağlık ve hastane masrafları için 10,00 TL, ayıplı araç bedeli için 10,00 TL, geçiçi iş göremezlik tazminatı için 10,00 TL, kalıcı iş göremezlik tazminatı için 10,00 TL olmak üzere toplam 40,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP1. Davalı ...Motorlu Taşıtlar Tic. A.Ş. vekili; dava konusu aracın eksiksiz teslim edildiğini, illiyet bağı ve sorumluluklarının bulunmadığını, araçta ayıp olmadığını, aracın hava yastığının açılması için gerekli ivme ve fiziksel şartların oluşmadığını, aracın sadece satıcısı olduklarını, kazanın başka bir araca arkadan çarpma şeklinde gerçekleştiğini, aracın sağ ön tarafı ile çarptığı kamyonetin altına girdiğini, aracın bu denli zarar görmesinin sebebinin çarpmanın şiddeti değil, çarpılan aracın kamyonet vasfında olmasından dolayı altına girmesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ...Ş. vekili; aracın hava yastığının açılması için gerekli şartların oluşmadığını, davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının anlaşılamadığını, kazada araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, zarar ile illiyet bağının kurulması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporu ile davaya konu araçta sürücü ve yolcu hava yastıklarının tetiklenmesi için aracın şase kollarına ve ön kısımlarına belli bir açıda ve şiddette çarpma hızı olması, bu çarpma hızı ve enerjisine bağlı olarak negatif ivmelenme oluşması, oluşan negatif ivmenin de sistemin eşik değerine ulaşması gerektiğinin, aracın en fazla hasarının yolcu bölümü kısmında olduğunu, öndeki aracın kasasının bu bölüme ulaşması neticesinde, bu bölümde sağ ön direğin aşırı büküldüğünü, tavanın yere doğru çöktüğünü, yolcu olarak bulunan davacının sağ ön direk ve bu kısmın tavan bağlantılarının yırtılması, bölünmesi, eğilmesi, çökmesi anında kafasına fiziksel darbe alabileceğini, kazanın oluş biçimi ile yolcu hava yastığı ve sağ yan perde hava yastığının açılmasını gerektirecek yeterli negatif ivmelenmenin oluşmadığının, sonuç olarak aracın hava yastığı sisteminde bir ayıp olmadığının bildirildiğini, araçta üretimden kaynaklı bir ayıbın bulunmadığından davalı satıcı ve ithalatçı şirketten ayıp iddiasına dayanarak maddi ve manevi tazminat talep edilemeyeceği gerekçesi ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu araçta, hava yastığı sisteminin çalışmasına engel herhangi bir arızanın varlığının tespit edilemediği, dava konusu araçta kaza esnasında oluşan negatif ivmenin yeterli olmaması nedenine bağlı olarak hava yastıklarının açılmadığı, araçta üretimden kaynaklı bir ayıbın bulunmadığı, davacıya ait araçta gizli ayıp bulunmadığı, alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; aracın incelenmesi sonucu hazırlanan ekspertiz raporunda şase kolları olmadığından hava yastıklarının açılmadığı tespit edildiği halde yargılama aşamasında fotoğrafları inceleyerek rapor düzenleyen bilirkişinin muğlak tespit ve ifadelerde bulunduğunu, aracın çok ciddi hasar aldığını, pert-total işlemi uygulandığını, tamir edilmesinin ekonomik görülmediğini, şasesi ve her yeri hasarlı olup, ön tarafından aldığı darbenin de çok ciddi olduğunun fotoğraflarla da sabit olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ile ekspertiz raporunda fiziki inceleme ile yapılan tespit ve değerlendirmelerden farklı olduğunu, raporlar arasında çelişki bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, araçtaki ayıp nedeniyle oluşan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi hükmüne göre; çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. Aynı Kanunun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını Mahkemeden talep edebilecekleri; Mahkemece, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır.Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez. 2. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; dava konusu araçta gizli ayıp olup olmadığı konusunda alınan bilirkişi raporunda araç fotoğrafları üzerinden yapılan inceleme neticesinde "önemli bir hasar ve eğilme olmadığı" yönünde değerlendirme yapıldığı, davacı vekili tarafından dosyada mübrez ekspertiz raporunda aracın detaylı, fiziki ve teknik olarak yerinde inceleyerek "şasi kollarının hasarlı olduğu" yönünde değerlendirme yapılması nedeniyle yeni bir rapor alınması yönünde talepte bulunulduğu ancak davacı itirazı giderilmeden hüküm tesisi yoluna gidildiği görülmüştür. Hal böyle olunca, Mahkemece teknik üniversiteden makine ve otomotiv alanında uzman 3'lü bilirkişi heyetinden, dosyaya sunulan tüm evraklar, bilirkişi raporları ve bilirkişi raporlarına yapılan itirazlar da dikkate alınarak, özellikle şase hasarının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde hava yastıklarının açılması gerekip gerekmediği, aracın bu yönüyle ayıplı olup olmadığı hususunda itirazlar doğrultusunda önceki raporlarla mukayese yapılarak yeniden değerlendirme yapılması, motor bloğundaki çatlağın imalat hatasından kaynaklanması halinde daha erken km'lerde ortaya çıkması gerekip gerekmediğine ilişkin denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.