Danıştay 5. Daire, 675 sayılı KHK ile ihraç edilen kamu görevlisinin FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle göreve iade başvurusunun, eşinin ve kendi operasyonel hat kullanan mahrem imamlarla GSM irtibatının tespiti üzerine reddine ilişkin kararı inceliyor.
Özet: Kamudan ihraç edilen davacının göreve iade başvurusunun OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca reddedilmesi üzerine açtığı davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, davacının çocuklarının FETÖ/PDY iltisaklı okula kaydı, eşinin FETÖ bağlantılı dernek üyeliği, HTS kayıtlarında örgüt mensuplarıyla görüşmeleri ve FETÖ kapsamında meslekten çıkarılması gibi yoğun ilişkileri ile davacının kendi GSM hattının, hakkında mahrem imam olduğu kesinleşen kişilerce kullanılan operasyonel hatlarla irtibatının tespit edilmesi gibi hususları dikkate alarak, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle en az irtibat düzeyinde bağının bulunduğuna kanaat getirmiş ve komisyon kararının hukuka uygun olduğuna hükmederek davanın reddine karar vermiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2023/20619Karar No : 2025/14139TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve .../... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumunda çocuklarının 2014-2015 ve 2016-2017 eğitim öğretim dönemlerinde öğrenim kayıtlarının bulunduğunun tespit edildiği, davacı hakkında Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında, Kurul tarafından, yapılan araştırma ve incelemeler sonucunda davacının FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğunun bildirildiği, bu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, kurumu tarafından gönderilen personel bilgi dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının en yakın aile çevresine dahil olan eşi A.O.Z. hakkında yürütülen soruşturmada, HTS analiz çalışmaları neticesinde düzenlenen raporda, A.O.Z.'nin haklarında FETÖ kapsamında soruşturma yürütülen bir kısım kişilerle görüşmesinin bulunduğu, HSK tarafından ... tarih ve ... sayılı karar ile meslekten çıkarıldığı ve bu kararın kesinleştiği, bu karara karşı açılan davanın Danıştay 5. Dairesinin 2016/57818 esasına kayıtlı dosyasında halen derdest olduğu, anılan dosyada ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarihli yazısı ile FETÖ'ye yönelik yapılan soruşturmada 08/08/2016 tarihinde ifadesi alınan ve daha sonra tutuklanan Kocaeli Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. N.İ.Ç.'nin danışmanlığını yaptığı yüksek lisans ve doktora yapan hakimler ve savcılar listesinde eşinin de adının olduğunun belirtildiği, yine eşinin FETÖ/PDY'ye müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan Hukuk Adamları Birliği Derneği'nde üyeliğinin bulunduğu ve yönetim kurulu yedek üyesi olduğu, bununla birlikte davacının eşi hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca düzenlenen raporda, baz görüşme kayıtlarının incelenmesinden davacının eşi adına kayıtlı olup kendisinin kullandığı GSM hattının ankesör/sabit hatlardan arandığı hususunun tespit edildiği, davacının en yakın aile çevresine dahil olan eşi hakkındaki tespitlerin doğrudan hükme esas alınmamış olduğu, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisakı açısından kanaatini pekiştirici nitelikte görüldüğü, bu hususların da ayrıca davacının terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı yönünden Mahkemelerince hükme esas alınabileceği, bu durumda, davacının durumunun değerlendirilmesinde, hükme esas alınabilecek nitelikte görülen Komisyon tespitleri ve UYAP kayıtlarından elde edilen veriler ile personel bilgi dosyası birlikte dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesi talebinin kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Dairelerince verilen ara kararına gelen Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı cevabi yazısında; "davacının kullanıcısı olduğu ... numaralı GSM hattı ile FETÖ/PDY Mahrem Hizmetler Adalet Yapılanmasında mahrem imam olan G.K tarafından H.A adına kayıtlı ... numaralı operasyonel hat olarak kullanılan GSM numarası ve mahrem imam olan M.K. tarafından M.N.S adına kayıtlı ... numaralı operasyonel hat olarak kullanılan GSM numarasıyla irtibatının bulunduğu" nun belirtildiği, Uyap örgütlü suçlar bilgi bankası kayıtlarının tetkikinde, operasyonel hat kullanıcısı M.K'nın .... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... K:... sayılı kararı ile operasyonel hat kullanıcısı G.K'nın...Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, söz konusu hususun irtibat ve iltisak yönünden delil niteliğinin bulunduğu, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Aynı bilgi ve belgenin hem eşi hakkında hem de kendi hakkında aleyhine delil olarak kullanıldığı, eşi adına kayıtlı ancak babası tarafından kullanılan telefonun arama kayıtlarının esas alındığı, ceza sorumluluğunun şahsi olduğu, savunma hakkı tanınmadan kamu görevine son verildiği, işlemin tesis edildiği tarihte mevcut olan delillere göre değerlendirme yapılması gerektiği, savunma hakkının kısıtlandığı, dosyaya sunulan belgelerin tebliğ edilmediği, irtibat ve iltisak kavramlarının öngörülebilir olmadığı, keyfiliğe açık olduğu, dava konusu işlemin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY Davalı idare bünyesinde avukat olarak görev yapmakta iken, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru, Komisyonun ... tarih ve...8 sayılı işlemi ile reddedilmiştir.Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUATTürkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin yayımı tarihinde yürürlüğe giren ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (Anayasa Mahkemesinin 31/05/2023 tarihli ve E:2018/77, K:2023/105 sayılı kararıyla, 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.Anayasa Mahkemesi anılan kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.İdare Mahkemesi ve Dava Dairesi kararlarında yer alan davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde;A) Davacının çocuklarının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan öğretim kurumunda kaydının bulunduğu iddiası ile ilgili olarak; Davacının çocuklarını kapatılan okula gönderirken eğitim saikiyle değil örgütsel saikle hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında yer almadığı, bu nedenle davalı idare tarafından ileri sürülen davacının çocuklarını örgüte müzahir okula göndermesi hususunun başkaca delillerle desteklenmediği sürece davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olarak değerlendirilmesi için yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır.B) Çalıştığı Kurum tarafından davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğu iddiası ile ilgili olarak; Davacının çalıştığı birim tarafından güven vermediği yönünde kanaat bildirildiği, bu kanaate ilişkin olarak da davacının eşinin FETÖ/PDY'ye müzahir derneğe üye olması, davacının başka kurumlarda avukat olarak görev yapıyor iken en son davalı idareye avukat olarak atanması, atama işlerini takip eden kişinin eşinin HSK tarafından açığa alındığı bilgisine yer verildiği görülmüş ise de, doğrudan davacıya isnat edilemeyecek söz konusu tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakına dair değerlendirmede esas alınamayacağı, hakkında somut tespitlere dayanmayan bilgilerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.C) Davacının eşi hakkındaki iddialarla ilgili olarak; Davacının eşi A.O.Z.'nin haklarında FETÖ kapsamında soruşturma yürütülen bir kısım kişilerle görüşmesinin bulunduğu, HSK tarafından... tarih ve ... sayılı karar ile meslekten çıkarıldığı, FETÖ'ye yönelik yapılan soruşturmada ifadesi alınan ve daha sonra tutuklanan Kocaeli Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. N.İ.Ç.'nin danışmanlığını yaptığı yüksek lisans ve doktora yapan hakimler ve savcılar listesinde adının olduğu, FETÖ/PDY'ye müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan Hukuk Adamları Birliği Derneği'nde üyeliğinin bulunduğu ve yönetim kurulu yedek üyesi olduğu, bununla birlikte davacının eşi hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca düzenlenen raporda, baz görüşme kayıtlarının incelenmesinden davacının eşi adına kayıtlı olup kendisinin kullandığı GSM hattının ankesör/sabit hatlardan arandığı hususunun tespit edildiği bilgisine yer verilmiş ve bu tespitler İdare Mahkemesince davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisakı açısından kanaat pekiştirici nitelikte görülmüş ise de, davacının eşi A.O.Z. hakkında açılan ceza soruşturması neticesinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No... K:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının eşi hakkındaki tespitlerde, davacının bizzat kendisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususun yer almadığı anlaşıldığından, davacının eşine ilişkin tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. D) Davacının operasyonel hattan arandığı iddiası ile ilgili olarak; Dava Dairesinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararında; ara kararına cevaben sunulan Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı yazısında "davacının kullanıcısı olduğu... ... numaralı GSM hattı ile FETÖ/PDY Mahrem Hizmetler Adalet Yapılanmasında mahrem imam olan G.K tarafından H.A adına kayıtlı... numaralı operasyonel hat olarak kullanılan GSM numarası ve mahrem imam olan M.K. tarafından M.N.S adına kayıtlı ... numaralı operasyonel hat olarak kullanılan GSM numarasıyla irtibatının bulunduğu" nun belirtildiği, Uyap örgütlü suçlar bilgi bankası kayıtlarının tetkikinde, operasyonel hat kullanıcısı M.K'nın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararı ile operasyonel hat kullanıcısı G.K'nın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, davacının eşinin meslekten çıkarılması işleminin iptali istemiyle açılan davada verilen ve İdari Dava Daireleri Kurulu kararı ile onanarak kesinleşen, Daireimizin 05/04/2022 tarih ve E:2016/57818, K:2022/1743 sayılı kararında, anılan operasyonel hat ile davacının eşinin arandığı ve davacının eşiyle irtibat kurulduğu tespitine yer verildiği, mahrem imamla görüşen kişinin davacı olmayıp davacının eşi olduğu görüldüğünden, bu iddianın davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının bulunmadığı görülmüştür.Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararda ise hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...3 tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 10/12/2025 tarihinde, oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizi istenilmektedir. Dosyanın incelenmesinden, davacının eşi A.O.Z.'nin HSK tarafından ... tarih ve ... sayılı karar ile meslekten çıkarıldığı, yargı kararı ile kesinleştiği, FETÖ/PDY'ye müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan Hukuk Adamları Birliği Derneği'nde üyeliğinin bulunduğu ve yönetim kurulu yedek üyesi olduğu, davacının kendisinin kullandığı GSM numaraları ile HTS listesi alınan toplam 2 mahrem imama ait 2 adet operasyonel hat ile 2 irtibatının tespit edildiği, mahrem imam G.K. tarafından 06/02/2012 tarihinde saat 10.27.50'de arandığı, görüşme süresinin 232 saniye olduğu, mahrem imam M.K. tarafından 26/04/2012 tarihinde saat 17.35.53'te arandığı, görüşme süresinin 18 saniye olduğu, mahrem imam G.K.'nın özel sektörde öğretmen olarak görev yaptığı, hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca .../... sayılı soruşturma yürütüldüğü, ByLock kaydının olduğu, mahrem imam M.K.'nin ise Ankara İl Dernekler Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapmakta iken 686 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca .../... sayılı soruşturma yürütüldüğü, ByLock kaydı olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Ayrıca, davacının çalıştığı süreç içinde kurumu tarafından terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olduğu yönündeki edinilen kanaat ile eşinin durumunun birlikte değerlendirilmesinde önemli olup, bu hususta somut belge ve tespitin aranmayacağı tabidir. Bu bağlamda, FETÖ/PDY'nin yapısı ve işleyiş kurallarının evlilik ile aile yaşamına kadar yansıdığı ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının anılan örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığından, eşine ilişkin söz konusu tespitler davacının FETÖ ile irtibatlı veya iltisakı bulunduğu kanaati için yeterli olay ve olgu içermektedir. Bu itibarla, FETÖ terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu anlaşılan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği oyuyla, kararın bozulmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyoruz.