Prime esas kazanç tespiti davasında, önceki bozma kararına uyularak verilen hükmün ardından yapılan temyizlerdeki maddi hata iddiaları ve kanun yolu değerlendirmesi.
Özet: Prime esas kazanç tespiti davasında davacının, mühendis olarak çalıştığı dönemde sigorta primlerinin gerçek ücreti yerine asgari ücret üzerinden eksik yatırıldığını iddia ederek yaptığı başvuru üzerine, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararı, Yargıtay tarafından, davacının ücretinin hayatın olağan akışına aykırı şekilde asgari ücret üzerinden gösterilemeyeceği, bu nedenle asgari ücretin 1,5 katı üzerinden ve doğru dönem için tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur; bozmaya uyularak verilen kabul kararına karşı davalı kurumun, temyiz itirazlarının değerlendirilmediği iddiasıyla maddi hata düzeltilmesi talebinde bulunması üzerine, Yargıtay, karar düzeltme yolunun kalkmasına rağmen kamu düzenine ilişkin maddi hataların her zaman düzeltilebileceği ilkesi çerçevesinde konuyu yeniden incelemektedir.
10. Hukuk Dairesi         2026/3966 E.  ,  2026/3480 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2017/335 E., 2019/456 K.
Taraflar arasındaki prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 16.03.2017 tarihli, 2016/17364 Esas ve 2017/2058 Karar sayılı kararıyla kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemece davanın kabulüne, ek kararla davalı Şirket vekilinin temyiz başvurusunun süreden reddine karar verilmiştir.
Kararın ve ek kararın davalı Şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 28.01.2021 tarihli, 2020/5552 Esas ve 2021/847 Karar sayılı kararıyla ek kararın onanmasına karar verilmiştir.
Davalı Kurum vekili maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinde; temyiz istemleri hakkında karar verilmediğini belirterek, Daire kararının kaldırılmasını ve dilekçede belirtilen sebeplerden dolayı kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı Kurum vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işveren bünyesinde 05.03.2008 tarihinde mühendis olarak çalışmaya başladığını, 15.03.2010 tarihinde davalı şirketin hiçbir gerekçe göstermeden davacının iş akdini tek taraflı olarak feshettiğini, iş akdi feshedilmeden önceki maaşının 1.750 TL olduğunu, sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden gösterilmek suretiyle eksik yatırıldığını ileri sürerek, davacının 05.03.2008 – 15.03.2010 tarihleri arasındaki prime esas gerçek ücretlerinin tespitini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, davacının hizmetlerinin ve ücretlerinin Kuruma bildirilen kadar olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların Kurum kayıtlarına eşdeğer somut ve yazılı delillerle kanıtlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2016 tarih ve 2015/289 - 2016/309 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 16.03.2017 tarih ve 2016/17364 - 2017/2058 E.K. sayılı kararı ile "...Somut olayda, davacının aldığı ücrete ilişkin olarak yazılı bir delil bulunmamaktadır. Davalı işyerinde finans müdürü olarak çalıştığı anlaşılan davacının asgari ücretle çalışması da hayatın olağan akışına uygun değildir. Bu nedenle davacının ücretinin İstanbul Ticaret Odası tarafından bildirildiği gibi asgari ücretin 1,5 katı kadar olduğu kabul edilerek ücret tespiti yapılmalıdır.
Ayrıca davacının davalı iş yerinden 05.03.2008-15.03.2010 tarihleri arasında bildiriminin yapıldığı ve davacının talebinin de bu tarihler arasındaki ücretinin tespitine yönelik olduğu dikkate alınmadan 01.01.2008 tarihinden itibaren ücretinin tespitinin yapılması da hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacının davalı iş yerinden 05.03.2008-15.03.2010 tarihleri arasında bildiriminin yapıldığı ve davacının talebinin de bu tarihler arasındaki ücretinin tespitine yönelik olduğu göz önünde bulundurarak davacının ücretinin asgari ücretin 1,5 katı kadar olduğunu kabul edip ücret tespitini yapmaktan ibarettir." şeklindeki gerekçelerle hüküm bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemece davanın kabulüne, ek kararla davalı Şirket vekilinin temyiz başvurusunun süreden reddine karar verilmiştir.
Kararın ve ek kararın davalı Şirket vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 28.01.2021 tarihli, 2020/5552 Esas ve 2021/847 Karar sayılı kararıyla ek kararın onanmasına karar verilmiştir.
V.MADDİ HATA TALEBİNDE BULUNAN
Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; temyiz istemleri hakkında bir karar verilmediğini, maddi hata yapıldığını, temyiz başvurularının sonuçlandırılması gerektiğini belirterek, maddi hatanın düzeltilmesini istemiştir.
Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespitine ilişkindir.
A)25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) kanun yollarına ilişkin hükümleri, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanır. 6100 sayılı Kanun’da ise karar düzeltme kanun yolu düzenlemesine yer verilmediği anlaşılmakla birlikte, kamu düzenine ilişkin maddi hataların her zaman düzeltilmesi mümkün bulunmaktadır.
B)İnceleme konusu eldeki davada, davacının 05.03.2008 – 15.03.2010 tarihleri arasındaki prime esas gerçek ücretlerinin tespitine karar verilmesini istediği, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan
yargılama sonucunda davanın kabulüne, 01.10.2019 tarihli ek kararla davalı Şirket vekilinin temyiz isteminin süreden reddine karar verildiği, kararın ve ek kararın davalı Şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edildiği, Dairenin 28.01.2021 tarih ve 2020/5552 - 2021/847 E.K. sayılı kararı ile ek kararın onanmasına karar verildiği, davalı Kurum vekilinin temyiz istemi yönünden de bir değerlendirme yapılması gerekirken sehven davalı Kurum vekilinin temyiz istemi hakkında karar verilmemesi hatalı olup, maddi hatanın düzeltilmesi niteliğini taşıyan başvurunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı Kurum vekilinin maddi hata talebinin kabulü ile Dairenin 28.01.2021 tarihli ve 2020/5552 Esas, 2021/847Karar sayılı ek kararın onanmasına ilişkin kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davalı Kurum vekilinin temyiz istemi yönünden; temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3.Davalı Şirket vekilinin ek karara yönelik temyiz istemi yönünden; İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesinin 18.07.2019 tarihli ve 2017/335-2019/456 E.K. sayılı kararının 20.08.2019 tarihinde davalı Şirket vekiline tebliğ edildiği, iki haftalık temyiz kanun yoluna başvuru süresinin 03.09.2019 tarihinde sona erdiği, temyiz başvuru dilekçesinin ise 09.09.2019 tarihinde verildiği anlaşılmakla, usul ve kanuna uygun olan İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesinin 18.07.2019 tarihli ve 2017/335 Esas, 2019/456 Karar sayılı temyiz isteminin süreden reddine dair EK KARARININ ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.