Samsun Bölge Adliye Mahkemesi, bankanın haksız bloke ve hesap kapatma işlemleriyle ticari itibarı zedelenen şirketin maddi/manevi tazminat davasında reddedilen ihtiyati tedbir talebi istinaf başvurusunu inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, davalı bankanın davacı şirketin hesaplarına haksız ve orantısız bloke koyması, mobil bankacılık erişimini engellemesi ve ticari hesaplarını kapatması nedeniyle şirketin ticari faaliyetlerinin ciddi şekilde sekteye uğradığı, itibarının zedelendiği ve maddi-manevi zararlar gördüğü iddiasıyla açılan tazminat davasında, bu haksız işlemlerin dava süresince kaldırılması veya hesapların kullanıma açılması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, davacının tedbir şartlarının oluştuğunu ve büyük bir ticari mağduriyet yaşadığını ileri sürerek yaptığı istinaf başvurusu ele alınmaktadır.

T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/774
KARAR NO : 2026/844
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ....
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/03/2026
NUMARASI : 2026/527 Esas
DAVACI : ....
VEKİLİ : ....
DAVALI : ....
VEKİLİ : ....
DAVANIN KONUSU : Tazminat
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili 14/03/2026 tarihli sunmuş olduğu dilekçede özetle; müvekkilinin 2025 yılı Şubat ayına kadar davalı banka ile ticari faaliyetlerinin sürdürdüğünü, davalı banka tarafından 20.02.2025 tarihinde müvekkili şirketin hesaplarına herhangi somut, yazılı ve ölçülü gerekçe sunulmaksızın 55.000.000,00 TL tutarında son derece orantısız bloke uygulandığını ve yapılan itirazlar sonucunda müvekkilinin hesabına konulan 55.000.000 TL tutarındaki haksız ve orantısız blokenin geçici olarak kaldırıldığını, ancak 01.11.2025 tarihinde davalı bankanın müvekkili şirketin mobil bankacılık uygulamalarına erişimini tamamen engellediğini, takip eden süreçte davalı banka tarafından müvekkili şirketin hesaplarının tamamını kapattığını, bu süreçte müvekkili şirketin: finansal itibarının zedelendiğini ve ticari faaliyetlerinin sekteye uğradığını, müvekkilinin ticari faaliyetlerine devam edebilmek için başka bankalarla çalışmak zorunda kaldığını, davalı bankanın koymuş olduğu haksız ve orantısız bloke nedeniyle diğer bankalar tarafından da müvekkilinin hesaplarına erişimin engellendiğini ve müvekkilinin çalışmalarını sürdürebilmek için farklı bankalarda sürekli hesap açmak zorunda kaldığını, çalışanların maaşlarını ....ndan ödeyeceğine ilişkin banka ile maaş ödeme sözleşmesi olmasına rağmen, hesaplarına erişiminin engellenmesi ve hesap kapatma işlemleri nedeniyle, müvekkil çalışanlarının maaşlarını gecikmeli ve başka bankalardandan ödemek zorunda kaldığını, aylık cirosunda tahmini %21 oranında düşüş meydana geldiğini, davalı banka tarafından herhangi bir hukuki ve fiili dayanak olmaksızın müvekkilinin hesaplarına yapmış olduğu iş bu işlemler nedeniyle müvekkilinin ticari faaliyetlerinin ciddi şekilde sekteye uğradığını ve kısmen durma noktasına geldiğini, sonrasında yapılan başvurular neticesinde kaldırılan kaydın bankanın iç kontrol ve risk yönetim sistemindeki ağır kusurunu gösterdiğini, müvekkili şirketin tüm iş ve işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, davalı banka tarafından gönderilen 12.11.2015 tarihli ihtarı sonucunda müvekkilinin hesaplarına erişiminin engellendiğini ve akabinde hesaplarının kapatıldığını, davalı bankanın tek taraflı yapmış olduğu işlemlerin sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, hesapların kapatılmasına yönelik fesih işleminin haksız olduğunu, fesih hakkının kötüye kullanıldığını, davalı bankanın yapmış olduğu haksız işlemler nedeniyle müvekkilinin maddi zararının oluştuğunu, bankacılık sisteminde riskli müşteri konumuna düşürülmüş olması, ticari itibarı zedelenmesi ve piyasada güven kaybına uğraması nedeniyle manevi zararının da oluştuğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davada Davalı banka tarafından müvekilinin hesaplarına uygulanan blokenin dava sonuçlanıncaya kadar kaldırılması veya hesapların kullanıma açılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiş, 17/03/2026 tarihinde sunulan dilekçe ile de; müvekkili hakkında davalı banka tarafından oluşturulan "riskli/sakıncalı müşteri" kaydının kaldırılmasını ve müvekkilinin davalı bankadaki haksız ve ölçüsüz şekilde kapatılan ticari hesaplarının dava süresince taraflar arasındaki hesabın sözleşmelere uygun olarak kullanıma açılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Yerel Mahkeme tarafından şartları oluşmadığından davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbire ilişkin şartların oluştuğu, bankacılık işlemi yapılamadığı, ticari olarak mağdur olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, bankaya karşı açılan maddi ve manevi tazminat istemli davada davacının banka hesaplarına konulan bloke işleminin tedbiren kaldırılması istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Yerel Mahkeme tarafından şartları oluşmadığından davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından, ihtiyati tedbire ilişkin şartların oluştuğu, bankacılık işlemi yapılamadığı, ticari olarak mağdur olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 389. Maddesinde: '(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.' hükmü düzenlenmiştir.
Yerel Mahkeme tarafından davacının ihtiyati tedbir talebinin usulüne uygun olarak değerlendirildiği, davalı bankanın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar ile cevap dilekçesi ekinde sunulan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı banka tarafından konulan bloke işlemlerinin ihtiyari olmadığı, ceza soruşturmasından ileri geldiği, davacının ihtiyati tedbir talebinin davanın esasına etki edecek nitelikte olduğu, yargılama yapılmadan davacının haklılık durumunun tespit edilemeyeceği, ihtiyati tedbire ilişkin yasal şartların oluşmadığı, bu hali ile verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçede hata edilmediği, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacının İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE,
2.Alınması gerekli 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın başvuru yapan davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü tarafından yazılmasına,
3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürünce taraflara tebliğine,
Dair, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08/05/2026
....
Başkan
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Üye
....
¸e-imza
....
Katip
....
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 08/05/2026
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!