Geçersiz taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle sebepsiz zenginleşme kapsamında ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereği güncel alım gücüne uyarlanarak iadesi talebi.
Özet: Yargıtay, geçersiz taşınmaz satım sözleşmesi sebebiyle yapılan ödemelerin sebepsiz zenginleşme ilkelerine göre iadesi davasında, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin davayı kabul kararlarını inceleyerek, denkleştirici adalet ilkesi kapsamında hesaplanacak iade bedelinin belirlenmesinde, ödenen paranın alım gücünün, ödeme tarihinden ifanın imkansız hale geldiği tarihe kadar geçen süredeki ekonomik koşullara göre somut verilerle her bir dönem için ayrı ayrı hesaplanarak güncellenmesi gerektiğini vurgulamıştır.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1399 E., 2025/318 K.DAVA TARİHİ : 05.01.2023İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/10 E., 2024/583 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ...’ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili; murisleri tarafından bedeli ödenerek haricen satın alınan taşınmazların bu güne müvekkilleri tarafından kullanıldığını, müvekkillerinin uzun müddet fiili kullanımına rağmen davalıların tapu devrine yanaşmadığını ileri sürerek; müvekkillerinin murisleri tarafından 04.09.1984 tarihinde 500.000,00 TL, 15.03.1984 tarihinde 250.000,00 TL, 08.05.1972 tarihinde 10.000,00 TL, 02.44.1960 tarihinde 13.000,00 TL olarak yapılan ödemelerin denkleştirici adalet ilkesi gereğince hesaplanması ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak üzere 10.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine hisseleri oranında ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, bedel arttırım dilekçesi ile talebini 162.998,81 TL’ye arttırmıştır. II. CEVAP1.Davalılar ..... ve ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacılar tarafından dosyaya sunulan ve müvekkillerinin murisi tarafından imzalandığı iddia edilen köy senetlerini ve içeriklerini kabul etmediklerini, bu senetlerin gerçeğe aykırı düzenlenmiş olması ve müvekkillerinin murisinin imzasını taşımıyor olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, bu nedenle imza incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, iddiaların da ispata muhtaç olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sunulan sözleşmelerin resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğu, bu nedenle taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilecekleri, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 162.998,81 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara payları oranında verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili ile davalılardan .... ve ...vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşmenin resmi biçimde yapılmadığından, hukuken geçersiz olduğu, bu durumda tarafların, verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince geri isteyebilecekleri, zilyetlik devam ettiği sürece ise zamanaşımının işlemeye başlamayacağı, dinlenen tanıkların beyanlarına göre taşınmazın satış tarihinden beri davacıların zilyetliğinde olduğu sabit olduğundan dava zamanaşımının gerçekleşmediği, bilirkişi raporunda ödenen satım bedelinin iade tarihindeki ulaştığı bedel belirlenirken paranın çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın, döviz kurlarındaki artış, maaş artışları vs gibi ekonomik etkenlerin ortalamalarının alınarak hesaplandığı, raporun denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, alacağın eksik hesaplandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, geçersiz taşınmaz satım sözleşmesi nedeniyle yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir.Sebepsiz zenginleşmeye konu alacağın iadesine karar verilirken, taşınmazın satış bedelinin alım gücünün ilk ödeme günündeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerekir. Bu güncelleme yapılırken, güncellemeye esas alınan somut verileri tek tek uygulanarak, ödeme tarihinden ifanın imkânsız hale geldiği tarihe kadar paranın ulaştığı değer her bir dönem için hesaplanmalı, sonra bunların ortalaması alınmalıdır.Başka bir deyişle, denkleştirici adalet kuralı gereğince iadeye karar verilirken, satış bedeli olarak ödenen paranın alım gücünün, ifanın imkansız hale geldiği tarihteki alım gücüne uyarlanması zorunluluğu bulunmaktadır.Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; davacıların murisi tarafından ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre ulaşacağı alım gücünün, çeşitli ekonomik etkenleri (enflasyon, ÜFE, TÜFE, faiz, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs.) tek tek uygulanması, paranın ulaştığı değerin bu ekonomik etkenlerden enflasyon, ÜFE, TÜFE, faiz, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artış için her bir yıl için ayrı ayrı hesaplanıp sonra bunların ortalaması alınmak suretiyle belirlenmek üzere bilirkişiden yeniden taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yukarıda bulunan ekonomik etkenlere göre her yıl için hesaplama yapılmadan tanzim edilen bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacılar yararına BOZULMASINA,40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacılara verilmesine,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.