Yargıtay 10. Ceza Dairesi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda bazı eylemler için zamanaşımı nedeniyle düşme ve diğerleri için kazanılmış hak ihlali nedeniyle mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkumiyet kararını iki ayrı gerekçeyle bozmuştur: İlk olarak, 18.05.2014-08.08.2015 tarihli eylemler yönünden olağan zamanaşımı süresi dolduğundan kamu davasının düşmesine hükmedilirken, ikinci olarak 08.09.2014 tarihli eylem için sanığın kendi temyizi sonrası verilen önceki hükümdeki cezadan daha ağır ceza tayin edilmesinin kazanılmış hakkı ihlal etmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2024/7735 E.  ,  2026/3639 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/290 E., 2024/327 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. 18.05.20 14... .08.2015 Tarihli Eylemlere İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Sanığın yargılama konusu 18.05.20 14... .08.2015 tarihli eylemleri için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün verildiği 05.11.2015 tarihinden, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 30.04.2024 tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle, Mustafakemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. 08.09.2014 Tarihli Eyleme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
(A) numaralı bozma sebebinin sonucuna göre, sanığın eylemi nedeniyle, bozma öncesi hükümde 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 27.05.2016 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine 29.03.2022 tarihli bozma ilâmı ile bozulduğunun anlaşılması karşısında, 1412 sayılı Kanun'un, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326/4. maddesinde; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklindeki düzenleme gereğince 27.05.2016 tarihli hükümle tayin edilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının sonuç ceza açısından sanık bakımından kazanılmış hak olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama sonucu 2 yıl 11 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2026 tarihinde karar verildi.