Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin, mirasçının ticari şirket paylarının usulsüz devri ve sahtecilik iddialarıyla açtığı ihtiyati tedbir ile kayyım atanması taleplerinin reddine dair ilk derece mahkemesi kararını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Davacı taraf, vefat eden mirasçının şirket paylarının intikali sürecinde davalılarca sistemli usulsüzlük, sahte belgelerle miras payından mahrum bırakılma ve şirket yönetiminden dışlanma iddialarıyla, şirket mal varlığının korunması, usulsüz pay devirlerinin iptali, gerçek hisse oranlarının tescili, şirket kayıtlarının incelenmesi ve tarafsız yönetim kayyımı atanması talepleriyle ihtiyati tedbir ve delil tespiti istemiş; ilk derece mahkemesinin bu talepleri reddetmesi üzerine, eksik inceleme ve kamu düzenine aykırılık gerekçeleriyle istinaf başvurusunda bulunmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesi, ihtiyati tedbirin hukuki şartları çerçevesinde kararı incelemeye başlamıştır.

T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/770
KARAR NO : 2026/837
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/03/2026
NUMARASI : 2026/376 Esas
DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALILAR : ...
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
...
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket / İhtiyati tedbir
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
İhtiyati Tedbir isteyen vekilinin 25/02/2026 dava dilekçesinde özetle; müvekkil ...'in murisi ....'in vefatı sonrasında, terekeye dahil olan .... isimli limited şirketlerdeki payların intikali sürecinde davalılar tarafından sistematik bir usulsüzlükler silsilesi işletildiğini, veraset ve intikal beyannamelerinin tanzimi aşamasında, müvekkilin yasal miras payını bertaraf etmeye yönelik, gerçeğe aykırı beyanlar ve sahte olduğu kuvvetle muhtemel belgeler kullanıldığını, muris ....'in vefatından önce içinde bulunduğu ağır depresyon ve bilişsel zayıflıktan faydalanılarak oluşturulan 50.000.000 TL bedelli sahte bono ile veraset işlemlerine dayanak teşkil eden beyannamelerdeki imzalar arasında benzer bir sahtecilik olgusu mevcut olduğunu, davalılar, resmi makamlara sunulan bu beyannamelerle müvekkilin şirket üzerindeki denetim ve ortaklık haklarını kağıt üzerinde yok sayıldığını, davalıların, müvekkili şirket yönetiminden tamamen dışlamak amacıyla, murisin terekesini haksız şekilde ele geçirme gayesiyle hareket ettiklerini, davalıların muris ....'in vefatı sonrasında şirket karar defterlerinde yaptıkları tek taraflı ve usulsüz kayıtlarla müvekkilinin bilgi alma ve inceleme haklarını da sistematik olarak engellediklerini, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının kasten engellendiğini, ortaklık ilişkisinin çekilmez hale gediğini ve güven temelinin çöktüğünü, müvekkilinin davalıların muvazaalı ve sahteciliğe dayalı işlemleri neticesinde hem miras palından mahrum bırakıldığını hem de ortak olduğu şirketlerin yönetiminden hukuka aykırı şekilde uzaklaştırıldığını 50.000.000,00 TL tutarındaki sahte bononun icra takibine konulması da bu muvazaalı sürecin en somut ve an ağır halkasını oluştuğunu, bu nedenle öncelikle usulsüz veraset beyannamelerine dayalı pay devirlerinin iptali müvekkilinin gerçek hisse oranlarının tescili ve şirket mal varlığının korunması amacıyla davalı şirket adına kayıtlı tüm taşınmazlar, araçlar iş makinaları, pompalar akaryakıt tankları ve banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, şirketin ticari defterleri, mali kayıtları akaryakıt otomasyon sistemleri, veresiye defterleri ve stok durumları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak mevcut durumunun tespit edilmesini, şirket yönetimindeki boşluk temsil krizi ve ortaklar arasındaki ağır husumet nedeniyle şirket işlerini sevk ve idare etmek ve malvarlığını korumak üzere tarafsız yönetim kayyımı atanmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan değerlendirme neticesinde davacı vekilinin ihtiyati tedbir/delil tespiti ve kayyım taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin dilekçesinde özetle; yaklaşık ispat koşullarının oluştuğunu ancak yerel mahkemece eksik inceleme ile kamu düzenine aykırı bir şekilde karar verildiği beyanla, verilen kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı HMK’nın 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyatin tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir.
HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.
Somut olayda; davacı vekili, müvekkilinin murisi ....in vefatı sonrasında terekeye dahil olan .... isimli limited şirketlerdeki payların intikali sürecinde davalılar tarafından usulsüzlükler yapıldığını, muris ....'in vefatından önce içinde bulunduğu ağır depresyon ve bilişsel zayıflıktan faydalanılarak borçlandırıldığını, davalılar tarafından müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının kasten engellendiğini, ortaklık ilişkisinin çekilmez hale gediğini ve güven temelinin çöktüğünü, müvekkilinin davalıların muvazaalı ve sahteciliğe dayalı işlemleri neticesinde hem miras palından mahrum bırakıldığını hem de ortak olduğu şirketlerin yönetiminden hukuka aykırı şekilde uzaklaştırıldığını ileri sürerek, öncelikle usulsüz veraset beyannamelerine dayalı pay devirlerinin iptali müvekkilinin gerçek hisse oranlarının tescili ve şirket mal varlığının korunması amacıyla davalı şirket adına kayıtlı tüm taşınmazlar, araçlar iş makinaları, pompalar akaryakıt tankları ve banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, şirketin ticari defterleri, mali kayıtları akaryakıt otomasyon sistemleri, veresiye defterleri ve stok durumları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak mevcut durumunun tespit edilmesini, şirket yönetimindeki boşluk temsil krizi ve ortaklar arasındaki ağır husumet nedeniyle şirket işlerini sevk ve idare etmek ve malvarlığını korumak üzere tarafsız yönetim kayyımı atanmasını talep etmiştir.
Yerel Mahkemece 05/03/2026 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup iş bu hüküm ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafça istinaf edilmiştir.
Bu itibarla, davalı şirketlerde yönetim boşluğu bulunduğuna dair dosyada delil bulunmadığından davacının yönetim kayyımı atanması talebinin yerinde olmadığı, davalı şirketin mal varlıklarının uyuşmazlık konusu olmadığı, yerel mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan REDDİNE,
2.Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürünce taraflara tebliğine,
Dair, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/05/2026
...
Başkan
...
¸e-imza
...
Üye
...
¸e-imza
...
Üye
...
¸e-imza
...
Katip
...
¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 11/05/2026
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!