Ticaret Mahkemesinde görülen, eser sözleşmesinden kaynaklanan, ayıplı dorse imalatı ve montajı nedeniyle oluşan tazminat ve maddi zararların giderilmesi davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, davalıdan sipariş ettiği ve teslim aldığı 25 adet kamyon dorsesinin fenni muayenelerde teknik standartlara ve ilgili mevzuata uygun olmadığının, kalitesiz malzeme kullanımı, çatlaklar ve hatalı montaj gibi ayıplı imalatlar nedeniyle trafiğe çıkamadığının ve ekonomik zarara uğradığının iddia edilerek, eser sözleşmesinden kaynaklanan tamirat masrafları, değer kaybı ve iş kaybı bedeli olarak toplamda 80.000,00 TLnin ticari faiziyle tahsili talebiyle açtığı tazminat davasına ilişkin olup, davalının ise imalat hatası olmadığını, garanti süresinin dolduğunu, davacının isteği üzerine daha düşük kaliteli malzeme kullanıldığını ve haksız zenginleşme yaşanacağını savunarak davanın reddini talep ettiği, mahkemenin ise yargılama sürecinde farklı zamanlarda birden fazla bilirkişi raporu alarak durumu değerlendirdiği bir yargılama sürecini özetlemektedir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/107 Esas - 2025/463
T. C.A N K A R AASLİYE 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2024/107 EsasKARAR NO : 2025/463DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 13/07/2012KARAR TARİHİ : 03/07/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 08/07/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin çıplak halde aldığı 25 adet nakliye/ kamyon araçlarına dorse imal ve montajı için farklı tarihlerde, farklı fiyatlarla davalı ile anlaşma yapıldığını ve dorse bedellerinin davalıya ödendiğini, araçlar üzerine dorse imal ve montajı yapılarak davacı şirkete teslim edildiğini, teslim alınan araçların amacına uygun olarak kullanılması ve trafiğe çıkarılması için dorselerin fenni muayenelerinin yapılması gerektiğini, fenni muayenelerinde KTK ve ilgili mevzuat gereğince standartlara uygun olmadığının tespit edildiğini ve trafiğe çıkmalarına izin verilmediğini, şaselere ST 52 kalite saclarının konulması gerektiği halde buna uyulmadığını, bu hususlarda ...laboratuvarlarında da inceleme yapıldığını, araçların bazı kısımlarında da çatlama meydana geldiğini, araç şaselerinin lastiklere çok yakın yapıldığını, makas pimlerinin ucunda somonların çıkmaması için rondela konulmadığını, arka lamba boynuz lambalarının yanlış yere takıldığını, bunun gibi ayıplı ve standart dışı imalatların söz konusu olduğunu, müvekkilinin bu nedenle bazı araçlarını kullanamadığını ve ekonomik zarara uğradığını, davalı tarafa ihtarname gönderilerek ayıp ve noksanların giderilmesinin, iyi cinsten olmayan malzemelerin değiştirilmesinin, imalat ve montajın standartlara ve teknik kurallarına uygun hale getirilmesinin talep edildiğini ancak davalının eksik ve ayıpları gidermediğini, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/9 D.İş, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/7 D. İş ve Kazan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/62 D. İş sayılı dosyaları ile delil tespiti yapıldığını, bu dosyalara sunulan bilirkişi raporlarında dorselerin standartlara uygun olarak imal ve montajının yapılmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin bazı araçların çalışmalarına izin alabilmek için ayıpların giderilmesi yönünde tamiratlarını yaptırdığını ancak bir kısım araçların henüz tamiratlarının yapılmaması ve ayıplarının giderilmemesi nedeniyle kullanılmaz durumda parklara çekildiğini ileri sürerek, dorselerin amacına uygun kullanılmasına engel olan ayıpların giderilmesi için gerekli tamirat masrafları ve sair zarar- ziyanın ve ayıplar nedeniyle oluşan değer ve nefaset bedeli için 70.000.00 TL alacağın ve dorselerin ayıp ve noksanlar nedeniyle iş ve güçten kalması nedeniyle 10.000,00 TL’nin 25.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İmalat ve montaj hatası bulunmadığını, araçların garanti süresinin 1 yıl olduğunu ve bu sürelerin dolduğunu, dorseler üzerinde tadilat yapılmış olması nedeniyle araçların muayeneden geçemediğini, davacının maliyetlerin düşürülmesi talebi üzerine şaselerin ST52 kalite sac yerine ST 37 kalite saçtan imal edilmesinin kararlaştırıldığını, ileri sürülen ayıplar konusunda kendilerine atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını, hem ayıplı mal nedeniyle oluşan farkların hem de ayıpların giderilmesi için yapılan giderlerin istenmesinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.... (Kapatılan) 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/167 esas sayılı dosyasında Söğüt Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazısı yazılarak, Bilirkişi Ahmet Karakocalı, Bilirkişi Mustafa Özesen ve Bilirkişi Mustafa Arı'dan oluşan heyetten 28/05/2014 ve17/07/2014 tarihlerinde bilirkişi raporu aldırılmıştır.Kazan Asliye Hukuk Mahkemesi'ne, Bilecik Asliye Hukuk Mahkemesi'ne, TÜVTÜRK Müdürlüğü'ne, Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazıldığı görülmüştür.... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/7 D.iş sayılı dosyasında Bilirkişi Erhan Kutlu'dan 19/10/2011 tarihinde bilirkişi raporu aldırılmıştır.Kazan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/62 D.iş sayılı dosyasında Bilirkişi Veli Bülent Oğuz'dan 19/08/2011 tarihinde bilirkişi raporu aldırılmıştır. Mahkememizce.... ..... ..... bilirkişi heyeti raporu aldırılmıştır.İstinaf ilamı sonrası mahkememizce Bilirkişi .... ..... ..... den oluşan heyetten bilirkişi raporları aldırılmıştır.Davanın ... (Kapatılan) 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/167 esas sayılı dosyası ile açıldığı, ... (Kapatılan) 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin HSYK 'nın 28/08/2014 tarih ve 1876 nolu kararı ile faaliyetinin durdurulması ve bir kısım dosyaların devrinin mahkememize yapılması nedeniyle dosyanın mahkememizin 2014/432 esasına kaydedildiği, bu dosya üzerinden yapılan yargılama sonucu Mahkememizce verilen 19/01/2023 tarihli, 2014/432 esas ve 2023/25 karar sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 18/01/2024 tarih ve 2023/421 esas, 2024/15 karar sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği, sonrasında dosyanın mahkememizin 2024/107 esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı maddi tazminat davasıdır. ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/7 D. iş sayılı dosyası, Kazan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/62 D. iş sayılı dosyası, TüvTürk Araç Muayene raporları, Trafik tescil evrakları, keşif tutanakları, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporları, ödeme belgeleri, taraf vekillerinin beyan dilekçeleri ve celbi gerekli tüm deliller toplanmıştır.Yukarıda belirtilen ... Bölge Adliye Mahkemesinin 27. Hukuk Dairesinin 18/01/2024 tarih ve 2023/421 Esas, 2024/15 karar sayılı ilamında; "...Davalı tarafça sözlü eser sözleşmesi kapsamında imal edilerek, dorseleri sözleşme ile amaçlanan hedefe, fen ve sanat kurallarına, Karayolları Trafik Yönetmeliğinde dorselerin genişliğine ilişkin yasal düzenleme kapsamında değerlendirme yapılarak ve Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere dorse genişliğinin yasaya aykırı olarak yapılmasının gizli ayıp nitelikliğinde olacağı (Yargıtay 15.HD'nin 12/02/2014 gün ve 2013/831 E- 2014/896 K), bu nedenle gizli ayıp ihbarının yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde zamanında yapılıp yapılmadığı ve yine rondelanın yapılan imalatta kullanılmasının imalatın yapıldığı yıl itibariyle zorunlu olup olmadığı hususu da dikkate alınarak, zorunlu ise eksik iş olarak değerlendirilerek, eksik iş yönünden de ayrıca ihbara gerek olmadığı hususu da gözetilerek, davadaki her bir talep kalemi yönünden kuruşlandırma yapılarak her bir talebe ilişkin eksik ve kusurlu işler belirlenerek, konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden tespit raporları ve önceki bilirkişi kök ve ek raporları ile itirazlar değerlendirilerek, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde denetlenebilir nitelikte bilirkişi raporu alınması gerekirken, belirtilen ilkelere aykırı olarak eksik inceleme ve hatalı değerlendirme içeren bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece kararının HMK'nun 353/1-a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, Daire kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." şeklinde gerekçeye yer verilerek mahkememiz kararının kaldırılmasına hükmolunmuştur.... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/7 D.iş sayılı dosyasında; davacı tarafından davalı aleyhine delil tespiti talebinde bulunularak araç dorseleri üzerinde gerekli incelemelerin yapılarak araç dorselerinin fenni standartlara uygun imal edilip edilmediği, oluşmuş ise ayıp ve noksanlıklar ile standart dışılıkların tespitine, araç dorselerinin ayıplarının giderilebilecek vasıf ve mahiyette olup olmadığı, ayıplar giderilebilecekse bunların maliyetleri, bu araçların söz konusu dönemde çalışamaması sebebiyle ortaya çıkacak zararın tespiti isteminde bulunduğu, hakim huzurunda yapılan keşif sonrası bilirkişi Erhan Kutlu'dan 19/10/2011 tarihinde aldırılan bilirkişi raporunda özetle; tespiti yapılan römorkların arka kapak kasa menteşelerinin kasanın dış kısmına gelecek şekilde montajlarının yapıldığını, hali hazır kasaların tümünün dıştan dışa genişliklerinin 2.55m'yi aştığını, bu durumda KTK bağlı KTY'ne göre uygun olmadığını, bu menteşelerin tekniğine uygun olarak kasaların iç kısmına gelecek şekilde tadilatlarının yapılabileceğini, ... Laboratuvarları Çekne Deneyi Raporunda elde edilen çekme dayanımı ve kopma değerlerinin Rm: 440.615N/mm2, Rt2:299.463N/mm2, A:25.913% olduğunu, St 52 çelikte olması gereken çekme ve kopma değerlinde olmadığının görüldüğünü bu durumda numunenin St 52 çeliği olmadığını bu römorkların tekliğine uygun olarak imal edilmediğini ve ayıplı olduğunu, .... .... .... plakalı) treylerlerin dorse genişliklerinin TÜV standartlarına uygun olmadığını, şase üzerinde yanlış kaynak uygulamaları bulunduğunu, bazı yerlerin kaynak yapılmadığını, bazı yerlerinde esnek olması gerekirken kaynak yapıldığını, ana şasede deve boynu civarında kırılmalara yol açabilecek çatlaklar olduğunu, imalatçı firma ...Treyler Ltd. Şti'nin teklifinde kullanılacak malzemelerin ST 52-3 olacağı belirtilmesine rağmen analiz sonuçlarında ST 37 malzeme kullanıldığının tespit edildiğini, 7 adet açık kasa dorsenin hepsinde bu hataların olduğunu, tespite konu 2 adet ( 06 DD 9972 ve 06 DD 9963 plakalı) kapaklı damper treylerlerin damper genişliklerinin TÜV standartlarına uygun olmadığını, ön baba ve arka kapak ölçülerinin birbirini tutmadığını, arka kapakların değişmesinin ve kapak yaylarının iptal edilmesinin , sol orta kapakların değişmesinin ve arka tamponun ileri alınmasının gerekli olduğunun tespit edildiğini, söz konusu araçlardaki kusurların giderilmesinin mümkün olduğunu ana şasedeki çatlakların takviye yapılarak tamir edilmesinin sağlıklı olmadığını, kullanılan şase malzemesinin ST 52 normuna uymadığından dolayı ana şasenin değiştirilmesi gerektiğini, 7 adet açık kasa treylerin şase değişimi dahil düzeltme maliyetinin 112.000,00TL +KDV olduğunu, 2 adet kapaklı damper treylerin onarım maliyetinin 10.000,00TL+ KDV olduğunu, toplam 9 adet aracın bu hatalar ve sorunlar nedeniyle çalışamamasından dolayı ortaya çıkan iş gücü kaybı, masrafların düşülmesinden sonra vergi hariç net kazancının takribi günlük 400,00TL, aylık 12.000,00TL olarak hesaplandığını rapor etmiştir..... .... ..... D.iş sayılı dosyasında;davacı tarafından davalı aleyhine delil tespiti talebinde bulunularak araç dorseleri üzerinde gerekli incelemelerin yapılarak araç dorselerinin fenni standartlara uygun imal edilip edilmediği, oluşmuş ise ayıp ve noksanlıklar ile standart dışılıkların tespitine, araç dorselerinin ayıplarının giderilebilecek vasıf ve mahiyette olup olmadığı, ayıplar giderilebilecekse bunların maliyetleri, bu araçların söz konusu dönemde çalışamaması sebebiyle ortaya çıkacak zararın tespiti isteminde bulunduğu, hakim huzurunda yapılan keşif sonrası bilirkişi.... ..... ..... plakalı römorkların bir kısmının arka kapak kasa menteşelerinin kasanın dış kısmına gelecek şekilde montajlarının yapıldığını, şaselerinde çatlama, kırılma ve bel verdiğini, halihazır kasaların tümünün dıştan dışa genişliklerinin 2.55m'yi aştığını, bu durumda KTK bağlı KTY ne göre uygun olmadığını, bu menteşelerin tekniğine uygun olarak kasaların iç kısmına gelecek şekilde tadilatların yapılabileceğini, ... Laboratuvarı Çekme Deneyi raporunda elde edilen çekme dayanımı ve kopma değerlerinin Rm:440.615N/mm2,Rt2:299.463N/mm2,A:25.913% olduğunu, St52 Çelikte olması gereken Rm:490-630N/mm2, Rt2:355N/mm2,A:22% çekme ve kopma değerlerinde olmadığının görüldüğünü, bu durumda numunenin St52 çeliği olmadığını, ...Treyler Mak. İnş. Nakl. San. ... Ltd. Şti' nin 3S Nak.Mad...A.Ş'ye verdiği teklif mektubunda damper treyler özelliklerinde damper ölçüleri olarak 8.200mm komple iş uzunluğu, 2433mm içten içe genişliği, toplam d.d genişliği 2550mm, ana şasi ST52 kalite saçtan I kesitli olarak taban sacı 4mm ST52 saçtan yan ve arka kapakların 2.5mm ST37 saçtan imal edileceği değerlendirdiklerinde, bu römorkların ST52 çeliğinden tekniğine ve sözleşme şartlarına uygun olarak imalatının yapılmadığını rapor etmiştir. Mahkememizce gerek dosya üzerinden gerek mahallindeki römorkları yerinde incelenip keşif yapılarak birden fazla bilirkişi raporu aldırılması yoluna gidilmiştir.... BAM 27. HD.'nin kaldırma kararı uyarınca mahkememizce bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar aldırılmış olup, bilirkişi heyetinden alınan 07/05/2024 tarihli rapor BAM ilamı dikkate alınarak hazırlanmadığından mahkememizin 28/05/2024 tarihli ara kararı uyarınca Mahkememizce B.... .... .... 'den oluşan heyetten 16/10/2024 tarihinde aldırılan ek bilirkişi raporunda özetle; Davacı tarafından dorseler üzerinde yapılan tamir/tadilat ve kaynak işleri giderlerine ait fatura tutarlarının toplamının KDV dâhil 15.839,80 TL olduğu, davacının üçüncü şahsa sözleşme karşılığı düşük fiyata satmış olduğu 8 adet dorse karşılığında uğramış olduğu zararın toplam tutarın 155.000,00 TL olduğu, dorselerin kullanılmamasından kaynaklı zararın varsayımlara dayalı olarak hesaplanmasının söz konusu olamayacağı, yay ucundaki pimlerde rondela olmamasının bir eksiklik olmadığı ve kontrasomun kullanıldığı, rondela olmaması bir eksiklik ise davalı tarafın bu eksikliği giderdiğine yönelik dosyaya sunduğu bir belge olmadığı, dolayısıyla bu sebeple bir talepte bulunamayacağı, üretilen dorse şase imalatında 6 mm kalınlıkta ve St-37 kalite çelik malzeme kullanımının davalı tarafından verilen teklif mektupları ve birim maliyetleri gösterir kesilen faturalara bakıldığında taraflar arası mutabakata uygun olarak seçildiği ve kullanıldığı, dorse kasa genişliklerinin ilgili mevzuatta belirtilen 2,55 metreyi geçmeyecek şekilde tadilatının yapılması ve karayolları araç muayenesinden geçecek şekle gelebilmesi için davacı yanın yaptırmış ilat giderlerinin davalı taraftan karşılanması gerektiği, bakım ve tadilat giderlerinin davalı taraftan karşılanması gerektiği, bir kısım araçların ilk defa karayolları araç muayenesinden geçmesine engel olan ayıpların davacı tarafından tadilat işlemleri kısa süre içerisinde yaptırılarak ortadan kaldırılabilecek ve araçların atıl durumda kalmalarının önüne geçilebilecek mahiyette ayıplar olduğu rapor edilmiştir.Mahkememizce verilen 29/11/2024 tarihli ara karar uyarınca Bilirkişi Prof. Dr..... .... .... 'den oluşan heyetten 28/02/2025 tarihinde aldırılan 2. ek bilirkişi raporunda özetle; Satılan araçlar hakkında detaylı bilgi verilmiş, referans olarak belirtilen araç plakaları eldeki verilere göre düzeltilerek derlenmiş, satış ile ilgili herhangi bir eksik tutar hesaplamasının mümkün olmadığı açıklanmış, rondela ile ilgili önceki Ek Raporda verilen açıklamalara ek bazı kısa bilgiler eklenmiş, davacı ve davalı tarafın itirazlarına uygun yeterli yanıtlar verildiği rapor edilmiştir.Deliller değerlendirilmiştir.... BAM 27. HD.'nin ilamı uyarınca davacı tarafa dava dilekçesinde talep edilen 70.000,00 TL içerisinde hangi kalemden ne miktar talep edildiğini belirtir açık talep sonucunu mahkememize izah etmesi için süre verilmiş olup, verilen süre içinde davacı tarafça sunulan beyan dilekçesinde ayıplı malların ayıplarının giderilmesi için 50.000.00 TL onarım ve düzeltme bedeli (tamirat bedeli), değer ve nesafet kaybı için 10.000,00-TL, ayrıca araçların bir kısmı her ne kadar onarılmış ise de çok düşük bedellerle satılmak durumunda kalındığından işbu zarar-ziyanlara karşılık 10.000,00-TL, iş ve güçten kalma, kazanç kaybı - araç mahrumiyet tazminatı için 10.000.00 TL istenildiği belirtilmiştir. Somut olayda, davacı tarafın davalı taraflar yaptıkları anlaşma doğrultusunda davalı tarafından imalatı ve montajı yapılarak alındığını bildirdiği dorse/römorkları standartlara uygun olmadığı, trafiğe çıkmalarına resmi mercilerce izin verilmediği, ayıplı ve standart dışı imalatları nedeniyle onarım bedelleri ve iş gücü kaybından kaynaklı zararın tahsili istemiyle eldeki davanın açıldığı, buna karşın davalı tarafça zamanaşımı defi ileri sürülerek römorkların sözlü anlaşmaya göre imal edildiği, araçların davacı tarafından uzun zamandır kullanıldığı, araçların tescillerinin yapıldığı, araçlardaki ayıpların gizli ayıp niteliğinde olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.Dava sırasında davacı vekilinin 25/06/2013 havale tarihli dilekçesinde dava konusu satışı yapılan 8 adet römork sebebiyle bunların ayıpları sebebiyle değerlerinin altında değerler satılması sebebiyle TBK'nın 228/3 maddesi uyarınca alım bedeli ile satış bedeli arasındaki fark talep edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı tarafından imalatı ve montajı yapılan römorkların taraflar arasında yapılan anlaşmaya uygun olarak yapılıp yapılmadığı, ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, ayıpların süresi içinde davalıya bildirilip bildirilmediği, bahse konu makinaların tacir olan davacının fayda görmesi için istenilen ve olması gereken standart özelliklere sahip olup olmadığı ve buna göre üretilip üretilmediği, römorkların istenilen özellikle olmaması ve ayıplı olması halinde onarım bedellerinin ne kadar olduğu, davacının bu nedenle yoksun kaldığı karının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Taraflar arasında anlaşma konusu edilen römorklar davalı tarafından imalatı ve montajı yapıldığı sabit olduğundan yapılan anlaşmanın hukuki niteliğinin eser sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Zaman itibariyle sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre uyuşmazlığı çözmek gerekir. Eser sözleşmesinde ayıba ilişkin hükümler, 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 359-363 maddeleri arasında düzenlenmiştir. BK'nın 360. maddesi ayıbı işin kusurlu olması veya sözleşmeye aykırı bulunması olarak tanımlamıştır. Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen neviden olan ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilmektedir. Ayıplı iş ile eksik iş farklı olup, ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. BK'nın 359-363 maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Eksik işler bu maddelerin kapsamında olmadığından bu hükümler eksik işlere uygulanamaz.818 Sayılı BK'nın 359/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. Aynı Kanunun 362/II. maddesi gereğince iş sahibi kanunen tayin olunan muayene ve ihbarı ihmal ederse eseri zımnen kabul etmiş sayılır. 362/I. maddeye göre de eserin sarahaten veya zımmen kabulünü müteakip yüklenici her türlü mesuliyetten kurtulur. Eserin kabulü ile yüklenici açık ayıplara ilişkin sorumluluktan kurtulur. Eserin kabulü, kasten saklanıldığı usulünce yapılan muayenede görülemeyecek olan açık ve gizli ayıplar ile sonradan kullanılmakla ortaya çıkan gizli ayıplar yönünden ise yükleniciyi sorumluluktan kurtarmaz. Kasten saklanılan ayıplar ile gizli ayıplar yönünden yüklenicinin sorumluluğu eserin kabulünden sonra da devam eder. İş sahibinin ayıba karşı tekeffülden doğan haklarını kullanabilmesi için eserdeki ayıbı yükleniciye bildirmesi zorunludur. BK'nın 359/I. maddesine göre açık ayıplarda bildirimin “işlerin mutad cereyanına göre imkanını bulur bulmaz” diğer bir ifadeyle işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde, BK'nın 362/III. maddesine göre gizli ayıplarda ise gizli ayıba vakıf olur olmaz (öğrenir öğrenmez) yapılması gerekir. Süresinde ayıp ihbarında bulunulmamışsa yüklenici sorumluluktan kurtulur, ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanılarak yükleniciden bir talepte bulunulamaz. BAM ilamında da belirtildiği üzere dorse genişliğinin yasaya aykırı olarak yapılmasının gizli ayıp niteliğinde olacağından hareketle davacı vekilinin mahkememize sunduğu 05/03/2013 havale tarihli dilekçesinde dava konusu ...Marka Yarı römorkların teslim tarihleri olarak 26/05/2010 ile 02/02/2011 tarihleri arasının gösterildiği, kullanıma bağlı olarak ortaya çıkan gizli ayıplar nedeniyle davacının gizli ayıpların giderilmesi için 2011 yılının 6. ayı ve sonrasında davalıya Noter marifetiyle ihtarname gönderdiği, ... ve Kazan Mahkemelerinde delil tespiti talebinde bulunduğu, bu suretle davacının gizli ayıpları farketmesinden sonra römork sayısının da 25 olduğu gözetilerek makul süresi içinde ayıp bildiriminde bulunduğunun kabul edileceği, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere bu ayıba ve davacı tarafından sunulan faturalardaki dorse tamirine bağlı olarak davacının yapmış olduğu ödeme tutarının 15.839,80-TL olarak belirlendiği, davacının davalıdan bu tutarı tahsil talebinin yerinde olduğu, dava öncesi davalı taraf temerrüde düşürülmediğinden ve taraflar tacir olduğundan kabul olunan tutara dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.BAM ilamında belirtildiği üzere dosya kapsamından, davaya konu dorselerin imal edildiği saca ilişkin taraflar arasında ihtilaf bulunmakla birlikte, davalının 15 adet dorse sacının ST 52, 10 adet dorse sacının ST 37 çelikten yapıldığını belirttiği ve mahkemece kabul edildiği üzere bir kısım dorselerin ST 52 çelik, bir kısmının da ST 37 çelik kullanılarak imal edildiğinin anlaşıldığı belirtilmiştir. Davaya konu araçların sahip olması gereken nitelikleri/kaliteyi belirten bir sözleşmenin de dosyada mevcut olmadığı, farklı tarihli teklif formlarında farklı ana şaşi niteliklerinin yer aldığı, özellikle faturalar ve bedelleri dikkate alındığında bu durumun davaya konu mallar bakımından farklı nitelikte ana şaşe kararlaştırılmış olduğu kanaatini uyandırdığı, dolayısıyla malların tamamının St52 niteliğindeki çelikten imal edileceğine dair bir anlaşma bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda bilirkişi raporuna göre kullanılan dorse imalatındaki malzemelerin davalı tarafından verilen teklif mektupları ve birim maliyetleri gösterir kesilen faturalara bakıldığında taraflar arası anlaşmaya uygun olarak seçildiği ve kullanıldığı, bu suretle eksik yahut ayıplı bir imalattan bahsedilmeyeceği anlaşılmıştır. BAM ilamında rondelanın (cıvata üzerinde somun sıkıldığında, somunun dönmesini ve gevşemesini önlemek üzere kullanılan bir pul türüdür) yapılan imalatta kullanılmasının imalatın yapıldığı yıl itibariyle zorunlu olup olmadığı hususunun da araştırılması istenilmiş olup, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yeni nesil somunların kullanıldığı durumlarda yaylı veya yaysız rondela kullanılması gerekmemekte hatta üreticiler tarafından ayrıca rondela kullanılmaması tavsiye edilebilmekte olup bu bakımdan üretilen römorklarda yaylı rondela kullanılmamasından kaynaklı eksik bir iş olduğunun söylenemeyeceği ve kullanımının zorunlu olmadığı tespit edilmiştir. Dava sırasında davacı vekilinin 25/06/2013 havale tarihli dilekçesinde dava konusu satışı yapılan 8 adet römork sebebiyle bunların ayıpları sebebiyle değerlerinin altında değerler satılması sebebiyle TBK'nın 228/3 maddesi uyarınca alım bedeli ile satış bedeli arasındaki fark talep edilmiş ise de satışı yapılan... .... .... plaka sayılı römorkların yaklaşık alış fiyatının yarısına hangi ayıplı ve eksik işe bağlı olarak değerinin altında satıldığına ilişkin ispata elverişli davacı yanca belge sunulmadığı, dorse tamiri yapılan araç plakalarının bu sayılan araçlardan olmadığı anlaşılmış olup davacının ispatlanamadığından bu yöndeki talebi reddedilmiştir.Davacı taraf araçları kullanamamaktan kaynaklı iş ve güçten kalma, kazanç kaybı-araç mahrumiyet tazminatı için 10.000.00 TL maddi tazminat talep etmişse de, bir kısım römorkların tamir edilerek davacı yanca kullanılması, bir kısım römorkların satılması ile davacı yanca bu araçların kullanılmaması sebebiyle somut varsa zararını hesaplamaya elverişli bilgi-belge sunulmadığı, bu nedenle varsayıma dayalı farazi hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından bu yöndeki maddi tazminat talebinin reddi gerekmiş, yukarıda belirtilen sebeplerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;1-15.839,80 TL onarım bedelinin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Davacının değer ve nesafet kaybı, araçların düşük bedelle satılmasından kaynaklı zarar-ziyan ve kazanç kaybından kaynaklı maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine,3-Kabul edilen 15.839,80 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.082,02 TL karar ve ilam harcının, 1.188,00 TL peşin harç, 3,30 TL ıslah harcı toplamı olan 1.191,30 TL harçtan düşümü ile artan 109,28 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,4-Davacı tarafından yatırılan 21,15 TL başvuru harcı, 1.188,00 TL peşin harç, 3,30 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.212,45 TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 109,28 TL harcın düşümü ile kalan 1.103,17 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacının karşıladığı 7.669,80 TL tebligat gideri, 80.288,65 TL bilirkişi ücreti, 300,00 TL keşif araç gideri olmak üzere toplam 88.258,45 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 17.474,95 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 70.783,50 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 15.839,80 TL üzerinden takdir edilen 15.839,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 64.160,20 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.08/07/2025