Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet Kapsamında Sahte Belge Düzenleme Suçundan Hazırlanan İddianamenin Eksik Araştırma Gerekçesiyle İadesine ve İtirazın Reddine İlişkin Karara Kanun Yararına Bozma Talebi
Özet: Vergi Usul Kanununa muhalefet suçlamasıyla hazırlanan iddianamenin, eksik soruşturma gerekçeleriyle (ticari işletmeyi fiilen idare eden kişinin tespiti, el yazısı incelemesi, banka hareketleri ve fatura düzenleyenin belirlenmemesi gibi) iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi üzerine, Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma talebinde bulunmuştur; bu talep, iddianame iadesine ilişkin gerekçelerin suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte olmayıp, kamu davası açılması için yeterli şüphe mevcutken eksikliklerin yargılama aşamasında giderilmesi gerektiği, dolayısıyla iddianame iadesinin usul ve yasalara aykırı olduğu esasına dayanmaktadır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/353 Değişik iş SUÇ : Sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizlemeİNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddiKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 22.02.2024 tarihli ve 2023/302272 Soruşturma, 2024/15272 Esas sayılı iddianamesinin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2024 tarihli ve 2024/284 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2024 tarihli ve 2024/353 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 22.03.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve ...Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11118 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMA. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11118 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22/02/2024 tarihli ve 2023/302272 soruşturma, 2024/15272 esas, 2024/11655 sayılı iddianamenin iadesine dair İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/03/2024 tarihli ve 2024/284 sayılı iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/03/2024 tarihli ve 2024/353 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/03/2024 tarihli kararı ile "....Anılan ticari işletmeyi gerçekte fiilen idare eden veya idare ettiği iddia edilen ... isminde bir kişinin gerçekte olup olmadığının tespiti hususunda eksik araştırma ve soruşturma işlemlerinin yapıldığı,Dosyada ve olaya konu faturaların şüphelinin el ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesinin yapılmadığı,Mükellef şirketin 2023 takvim yılına ait banka hesap hareketlerinin ilgili banka şubesinden getirtilmesi ve para çekme, yatırma, EFT ve havale gibi işlemlerin kimin tarafından yapıldığının, şüphelinin eyleme iştirakının olup olmadığı hususunda hiçbir incelemenin yapılmadığı,Mükellef şirketten 2023 takvim yılında mal ve hizmet satın aldığını beyan eden ve karşıt tespit tutanaklarında yer alan ilgili şirket ve bu şirketlerin yetkilillerin sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaları sanık mı yoksa ... isimli kişinin mi düzenlediği hususunun ortaya konulmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/5. maddesinin" İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür" şeklinde olduğu, bu nedenle lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak ve açıklanan nedenlerle suçun sübutuna mutlak suretle etkileyen deliller tam olarak toplanmadığından..." bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmakla;Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında yer alan, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nın 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklindeki,Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında;Şüpheli hakkında sahte belge düzenlemek ve defter ve belgeleri yasal süresi içinde ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan düzenlenen iddianameye ilişkin soruşturma dosyasında, .... Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca tanzim edilen 07/11/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile 04/12/2023 tarihli mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir."Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2024 tarihli ve 2024/284 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminde belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesi gereğince iddianamenin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli ... hakkında 2023 takvim yıllında sahte belge düzenleme ve defteri kayıt ve belgeleri gizleme suçları yönünden vergi tekniği raporu ve vergi suçu raporu düzenlendiği, dosya içerisinde dava şartı olan olan mütalaanın yer aldığı, şüpheli ... ... kolluk ifadesinde; ... isimli kişiye vekalet verdiğini, haberi olmadan kendi üzerine şirketi onun açtığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş ise de; 07.11.2023 tarihli ve 2023-(2018-1-98)/28 sayılı vergi tekniği raporu ve eklerinin incelenmesinde; ... ...... Ltd. Şti nezdinde tanzim olunan karşıt tespit tutanağında, şirketin yetkililerinden ...'ı tanıdıklarını, ... destek konusunda onunla muhatap olduklarını beyan etmeleri karşısında; dosya içeriğine göre kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin 5271 sayılı Kanun‘un 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2024 tarihli ve 2024/353 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.