Vasiyetnamenin iptali davasında murisin hukuki ehliyeti iddiaları reddedilerek yerel mahkeme kararının temyizde onanması.
Özet: Davacılar tarafından murisin vasiyetname düzenlediği tarihte hukuki ehliyete sahip olmadığı, Parkinson hastalığı, üzüntü ve unutkanlık gibi sağlık sorunları nedeniyle irade fesadına uğradığı iddiasıyla açılan vasiyetnamenin iptali davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, Adli Tıp Kurumu raporuna dayanarak murisin işlem tarihinde telkinlere mukavim olup kendi hür iradesiyle işlem yapabilecek fiil ehliyetine sahip olduğuna ve davacıların iddialarını ispatlayamadığına hükmederek davayı reddetmiş; temyiz incelemesinde de davacı vekilinin hukuki ehliyet değerlendirmesinin yetersiz olduğu, çelişkili raporlar bulunduğu ve tam teşekküllü bir kuruldan rapor alınması gerektiği yönündeki itirazları yerinde görülmeyerek kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle temyiz talebi reddedilmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/4990 E.  ,  2026/2817 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2800 E., 2025/1546 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/350 E., 2023/182 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; murisleri ...'nın ... Noterliğinde 06.05.2009 tarihinde düzenlettirdiği vasiyetnamesinden Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/645 Esas sayılı davasının 25.06.2019 tarihli duruşmasına katılmaları sonucunda haberdar olduklarını, söz konusu vasiyetnameye göre murisin; ...'ya bir daire, ...'ın oğlu ...'a bir daire, ...'ın oğlu ...'a iki daire, ... 'ın kız kardeşinin kocası ...'ye bir dükkan, ayrıca .... Vakfına da bir dükkan bıraktığını, söz konusu vasiyetnamenin düzenlendiği tarih olan 06.05.2009 tarihinde murisin hukuki işlem yapma ehliyetine sahip olmadığını, o tarihlerde 76 yaşında olduğunu ve parkinson hastası olduğunu, ayrıca 2008 yılında kanser hastası ...'nun ölümünden sonra büyük üzüntü ve bunalıma girdiğini ve unutkanlık yaşamaya başladığını, murisin sağlık ve ruhsal durumu nedeniyle kandırılmış olabileceğini ileri sürerek 06.05.2009 tarihli vasiyetnamenin iptalini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar ve vekilleri cevap dilekçelerinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların duruşmada hazır bulunarak 25.06.2019 tarihinde vasiyetnamenin varlığından haberdar oldukları ve eldeki davanın Kanunun aramış olduğu 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, yine ... veraset ilamının incelenmesinden davacıların murisin mirasçısı oldukları ve davayı açmakta hukuki yararları ve aktif husumetlerinin bulunduğu, 16.01.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporundan murisin işlem tarihinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre; ...’nın 06.05.2009 tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğu, her ne kadar davacılar murisin psikolojik durumu nedeniyle aldatılmaya, kandırılmaya musait olduğunu iddia etmiş ise de bu iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle tüm davacıların davalarının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve davacı ... vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdiği itirazların yerinde olmaması, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmaması, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olması nedeniyle davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; murisin hukuki ehliyetine ilişkin değerlendirmenin yetersiz olduğunu, murisin irade fesadına yol açabilecek sağlık sorunlarının kronik ve ilerleyici olduğu, tüm belgelerin, murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte hem nörolojik hem psikiyatrik sorunlar nedeniyle irade ve muhakeme gücünün zayıf olduğunu gösterdiğini, parkinson ve demans tanısı konmuş kişilerin vasiyet ehliyetinin bulunmadığını, murisin aynı gün içerisinde hem genel vekaletname hem de vasiyetname düzenlettirmesinin iradesinin özgür olmadığına dair güçlü bir emare olduğunu, dosyada çelişkili bilirkişi raporları mevcut olduğundan Adli Tıp Genel Kurulundan veya tam teşekküllü bir özel ihtisas kurulundan yeni, ayrıntılı ve kapsayıcı bir rapor alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ...'ya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.