Kadastro tespiti ile başlayan hazine ve zilyet arasındaki doğal sit alanı içindeki orman vasıflı taşınmazın zeytinli tarla niteliğiyle tescili ve üzerindeki muhdesat (zeytin ağaçları) ihtilafının temyiz incelemesi.
Özet: Dava, başlangıçta hazine adına ham toprak olarak tespit edilmiş, ancak kadastro komisyonu tarafından zeytinli tarla vasfıyla davalı adına tesciline karar verilmiş bir taşınmazın sahipliği üzerine yoğunlaşmış; hazine, taşınmazın orman niteliğinde olduğunu ve kadastro tespitinin iptaliyle kendi adına tescilini talep ederken, davalı uzun süreli zilyetliğe dayanmıştır; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, taşınmazın orman vasfında olup hazine adına zeytinli tarla olarak tesciline karar verirken, bölge adliye mahkemesi ayrıca taşınmazın doğal sit alanı içinde kaldığına dair ve üzerindeki zeytin ağaçlarının davalıya ait olduğuna dair şerhlerin tapuya işlenmesine hükmetmiş, hazine ise bu son hükmün muhdesat (zeytin ağaçları) kısmına itiraz etmektedir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2373 E., 2024/726 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro MahkemesiSAYISI : 2021/49 E., 2022/187 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından duruşma istemiyle temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı ... vekilinin duruşma isteminin değerden reddine, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 3 41... parsel sayılı 1.782,61 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "Bu parsel 1. derece doğal sit sınırı içinde kalmaktadır." şerhi yazılarak, ham toprak ve çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra, ...'ın itirazı üzerine kadastro komisyonunca zeytinli tarla vasfıyla ... adına tespitine karar verilmiştir.2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 41... parsel sayılı taşınmazın zeminin taşlık, kayalık ve çalılıkla kaplı olduğunu, sınırının belli olmadığını, imar ve ihya edilmediğini ve kullanılmadığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın evveliyatında dava dışı parsellerle bir bütün halinde... tarafından 20 yılı aşkın süreyle çekişmesiz ve aralıksız kullanıldığını, taşınmazların içinden yol geçmesi ve ifraz edilmesi üzerine 11 parsele bölündüğünü, adı geçen kişinin 2002 yılında bu taşınmazları çocuklarına hibe ederek zilyetliğini devrettiğini, dava konusu taşınmazın dava dışı ... hibe edildiğini, onun da taşınmazın zilyetliğini 11.12.2009 tarihinde müvekkili olan davalıya satış yoluyla devrettiğini, taşınmaz üzerinde 50 - 60 yaşlarında zeytin ağaçları bulunduğunu, dava konusu taşınmazın davalı ve önceki malikleri tarafından 55 yılı aşkın süredir zeytinli tarla vasfıyla kullanıldığını, 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen şartların davalı lehine oluştuğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 ve 1/j maddeleri kapsamında orman niteliğinde olduğu, 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde aranan imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının davalı yararına oluşmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 3 41... parsel sayılı taşınmazın 19.12.2020 tarihli kadastro komisyon tutanağı tespitinin iptali ile taşınmazın zeytinli tarla vasfıyla davacı Hazine adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "3402 sayılı Kanun'un 30/2 maddesi gereğince resen inceleme şartları bulunmayan davada, istinaf edenin sıfatı ve talep kapsamı da dikkate alındığında; 6831 sayılı Kanun'un 1/j maddesi kapsamı dışında toprak ve su rejimi açısından muhafaza karakteri taşıyan ve orman sayılan makilik yerlerden olduğu tespit edilen ve 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde düzenlenen mülkiyet edinme şartları davalı lehine gerçekleşmeyen dava konusu taşınmazın zeytinli tarla niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesinin isabetli olduğu, ancak taşınmaz üzerinde bulunan ve tespit tarihinden önce davalı tarafından yetiştirilen zeytin ağaçlarının davalıya ait olduğu ve kadastro tutanağının beyanlar hanesinde belirtildiği üzere parselin 1. derecede doğal sit sınırları içinde kaldığı yönünde 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi gereğince beyanlar hanesine söz konusu şerhlerin yazılmamasının doğru görülmediği" gerekçesiyle, kamu düzeni kurallarının da dikkate alınması ile istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, dava konusu 3 41... parsel sayılı taşınmazın 19.12.2020 tarihli kadastro komisyon kararının iptali ile taşınmazın zeytinli tarla vasfıyla Hazine adına tesciline, tutanağın beyanlar hanesine "bu parsel 1. derece doğal sit sınırı içinde kalmaktadır." ve "Taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçları ... oğlu ...'a aittir." şeklindeki şerhlerin yazılmasına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan muhdesatın davalıya ait olduğuna ilişkin şerh yazılmasına karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5. maddesinin son fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca Kanun'un yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden itibaren Hazine taşınmazları üzerinde bulunan her türlü yapının Hazineye ait olduğunu, orman vasfı taşıyan dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan muhdesatın gerçek kişiler adına beyanlar hanesine yazılabilmesinin olanaklı olmadığını, taşınmazın zeytinli tarla vasfında olduğu düşünülse dahi yörede kadastro çalışmalarının 2020 yılında yapıldığını, tespitten önce taşınmaz üzerinde bulunan herhangi bir muhdesatın varlığından söz edilemeyeceğini belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaza komşu, aynı niteliklere sahip müvekkiline ait 3 42... parsel hakkında verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesi dairesinin başka bir heyeti tarafından incelenmekle, kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için Mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini, kararın öncelikle bu yönden bozulması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinde hakimin reddi talebinde bulunduklarını, talebin geri çevrilerek buna ilişkin ara kararın da tebliğ edilmeyerek dosya hakkında karar verildiğini, hükmün reddedilen hakim tarafından verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince davacıya gider avansı yatırması için kesin süre verildiğini, davacı tarafın gider avansını eksik yatırmasına rağmen davanın usulden reddine karar verilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun yüzeysel ve yanlı yorumlar içerdiğini, rapora karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, mahalli bilirkişi beyanlarına ve kadastro komisyon tutanağında belirtilen hususlara tamamen zıt tespitler içeren bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, mahalli bilirkişi beyanları ile iddialarının ispatlandığını, bilirkişilerin 1974 tarihli hava fotoğrafını baz alarak ilk tesis kadastrosuna yakın tarihlerde dahi taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet yapıldığına dair emare bulunmadığı yönündeki tespitlerinin gerçek durumu yansıtmadığını, taşınmaz üzerindeki aşılı zeytin ağaçlarının fotoğraflarının sunulduğunu, ayrıca tanık ve mahalli bilirkişilerin beyanlarında bölgede tarımsal faaliyetinin 1930'lu yıllara kadar gittiğini ifade ettiklerini, orman kadastro tutanaklarında da bölgenin kadim zeytinlik olarak 12 sayılı parsel olarak kaydının yapıldığını, taşınmaz üzerinde yeni zeytin ve delice fidanları dikildiği yönündeki tespitin de doğru olmadığını, zilyetliğin müvekkiline devri sonrasında bakımı yapılan zeytin ağaçlarının mahsul veren 25-30 yaşlarında zeytin ağaçları olduğunu, bilirkişilerce bu durumun izahı gerektiğini, taşınmazın riskli zemin yapısına sahip olmadığını, aksine yıllar içinde zeytinlik vasfı ile kullanıldığının fotoğraflardan anlaşıldığını, kök malikin öncesinde zeytin ağaçlarının bakımını ve hasadını köylülere yaptırdığını, müvekkilinin de 2009 yılından bu yana kuru tarımla ilgilenmediğini, taşınmazın tapu kaydının bulunmaması ve orman olabileceği korkusuyla araziye tam olarak müdahale edemediğini, ancak ağaçların dibini ve kısmen etrafını açarak hasat ettiğini, ekili tarım yapılmayan taşınmaz toprağının kısmi yeşilliklerin etkisiyle mevcut halini almasının kaçınılmaz olduğunu, bilirkişi raporunda taşınmaz içinde en az 15 adet aşılı, 30'u aşkın deliceden hiç bahsedilmediğini, bu ağaçların taşınmazdan 2007 yılında çıkan yangından sonra kendiliğinden yetiştiği ve temizlik faaliyetinde parselden uzaklaştırıldığı şeklindeki değerlendirmenin yanlı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin emsal nitelikteki bazı dosyalarında bilirkişilerce farklı yaklaşımda bulunulduğunu, bu durumun haksızlığa neden olduğunu, müvekkili lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının tespit tarihinden önce davalı tarafından yetiştirildiği gerekçesiyle tutanağın beyanlar hanesine muhdesat şerhi yazılmasına karar verilmiş ise de, 06.06.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, tespit tarihi itibarıyla taşınmaz üzerinde bulunan delicelerin hiçbirinin aşılanmadığının, temizleme ve ağaç dikimi işlemlerinin henüz yapılmadığının, keşif tarihi itibarıyla da zeminde kapsamlı bir temizlik yapıldığının, zeminde mevcut delicelerin yeni dikildiğinin, çok az sayıda delicenin ise parselde teklenerek elde edildiğinin, delicelerin teklendiğinin ve aşıya hazırlandığının, ancak herhangi bir aşılama faaliyetinin gözlenmediğinin, bunlar dışında taşınmazın çeşitli bölgelerinde henüz bir kaç ay önce dikilmiş zeytin ağaçlarının bulunduğunu, yapılan incelemede delice diplerinin araştırıldığının ve hiçbirinin geçmişte taşınmazda bulunma ihtimali olan yaşlı örneklerine ve kalıntılarına rastlanmadığının açıklandığı ve hava fotoğraflarının da bu tespitleri doğrular nitelikte olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının tespit tarihinden sonra dikildikleri ve taşınmazda mevcut delicelerin ise tespit tarihi itibarıyla aşılı olmadıkları gözden kaçırılarak, Bölge Adliye Mahkemesince kadastro tutanağının beyanlar hanesine davalı lehine muhdesat şerhi yazılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARYukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "Taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçları ... oğlu ...'a aittir" ifadesinin hüküm yerinden çıkartılmasına ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL nin temyiz eden davacı ...'tan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.