Haksız gözaltı ve tutukluluk sonrası koruma tedbirleri tazminatı davasında maaş kaybı ve telif haklarına ilişkin maddi zararın hesaplanmasındaki hataların düzeltilmesi.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, alt mahkemelerin kısmen kabul ettiği maddi ve manevi tazminat kararları, davacının kamu görevinden ihraç edilmesi sebebiyle maddi tazminatın asgari ücret üzerinden ihraç tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği ve hükmedilen maddi tazminat miktarının fazla olduğu, ayrıca telif haklarına ilişkin taleplerin değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle Yargıtay tarafından kısmen bozulmuştur.
12. Ceza Dairesi         2022/7881 E.  ,  2026/4063 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/3153 E., 2022/590 K.
DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve adli kontrol nedeniyle ve ayrıca alacağı telif ücretinden yoksun kalması nedeniyle 750.000,00 TL maddi ve 2.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 238.995,84 TL maddi ve 155.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarına ilişkin "238.995,84 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine, "28.985,56 TL" ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil hakkında verilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, telif haklarına ilişkin maddi zararlarının değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/252 Esas – 2019/279 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 10.09.2016-27.06.2018 tarihleri arasında 655 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 12.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının tazminat talebine konu dava dosyasında, 10.09.2016 tarihinde gözaltına alınıp, 22.09.2016 tarihinde tutuklandığı, 27.06.2018 tarihinde tahliye edildiği, davacının 29.10.2016 tarihinde KHK ile ihraç edildiği, aynı tarihe kadar maaşını aldığı, telif haklarına ilişkin zararını ... A.Ş.'den faizi ile talep edebileceği ve telif haklarından kaynaklı zararın maddi zarar kapsamına dahil edilemeyeceği gözetilerek maddi tazminat miktarına ilişkin "238.995,84 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine, "28.985,56 TL" ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1- Kamu görevinden 29.10.2016 tarihinde tutuklu iken ihraç edilen davacının, son maaşını Ekim 2016 tarihinde aldığı, maaşını iade ettiğine dair bilgi bulunmadığı, meslekten ihraç edilen davacının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü olan 15.11.2016 tarihinden başlayacağı gözetilerek, bu tarihten tahliye tarihi olan 27.06.2018 tarihine kadar geçen süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanan "28.248,54 TL" maddi tazminatın davacıya ödenmesine hükmedilmesi gerekirken, bu miktarın üzerinde kalacak şekilde davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi ve maddi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin 15.11.2016 olarak belirlenmesi gerekirken faiz başlangıç tarihinin gözaltı tarihi olarak hatalı belirlenmesi,
2-a-Davacı vekilinin dava dilekçesinde davacının telif ödemelerinden mahrum kaldığına dair taleplerinin, banka ödemelerinden görüldüğü ancak dosya kapsamında banka hesap hareketlerinde davacıya ... A.Ş. Şirketi tarafından 2017 yılında düzenli telif ödemelerinin yapıldığı ancak davacının gözaltı ve tutuklanmasından 2 ay önce son bulduğu, ... A.Ş. Şirketi ile davacı arasında açıkça telif sözleşmesi imzalanıp imzalanmadığı, imzalanmış ise süreli mi süresiz mi olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ile karar verildiği,
2-b-Davacı vekilinin dava dilekçesinde davacının telif ödemelerinden mahrum kaldığına dair taleplerinin, banka ödemelerinden görüldüğü, davacıya ... ... ... Derneğinden 2016 yılında ve 2017 yılının sonuna kadar telif ödemelerin düzenli yapıldığı en son ödemenin 02.01.2018 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında, davacı ile ... ... ... Derneği ile davacı arasında açıkça telif sözleşmesi imzalanıp imzalanmadığı, imzalanmış ise süreli mi süresiz mi olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ile karar verildiği,
İş hukukunun görev alanına giren Yargıtay dairesi uygulamalarında ''davacı ile davalı arasında telif sözleşmesi ile kendisinden istenileni yerine getirmesi karşılığı davacıya belli bir bedel ödenmesi kararlaştırıldığı, bu sözleşmede eserin konusunun açıkça belirtilmediği, davacı tarafından sunulan kayıtlara göre davacıya her ay belli bir miktarda ödeme yapıldığı, ve aralarında iş ilişkisinin olduğu'' belirtilmiş olup davacı ile şirket arasında imzalanan telif sözleşmesinin süreli mi yoksa süresiz mi olduğunun tereddüde yer vermeyecek şekilde tespiti ile sözleşmenin süresiz yapılması halinde tutuklandığı sıradaki bordroda belirtilen net olarak ödenen tutarın, sözleşmenin süreli yapılması halinde ise tutuklandığı tarih ile sözleşmenin süresinin bitim tarihi arasında tutuklandığı sıradaki bordroda belirtilen net olarak ödenen miktar üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminata dahil edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2026 tarihinde karar verildi.