Kira sözleşmesi sona eren tarlada haksız işgal iddiasıyla açılan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında vekalet ücreti ile dahili davacı sıfatına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Mirasçılar tarafından açılan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında, ürün kirası sözleşmesinin süresi dolmasına rağmen taşınmazı boşaltmayan davalının haksız işgalci olduğu, bu nedenle müdahalesinin önlenmesi ve ecrimisil ödemesi gerektiği yönündeki ilk derece mahkemesi kararı, kira sözleşmesinin yenilenmediği tespitiyle esasen onanmıştır; ancak bölge adliye mahkemesi, vekalet ücretinin el atmanın önlenmesi ve ecrimisil bedelleri toplamı üzerinden tek nispi olarak hesaplanması gerekirken ayrı ayrı belirlenmesinin hatalı olduğuna hükmederek kararı bu yönüyle düzeltmiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/331 E., 2025/693 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/413 E., 2024/581 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ...... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ... ... ile davalı ... arasında 1 38... parsel sayılı tarla hakkında 01.03.2018 başlangıç, 01.03.2023 bitiş tarihli beş yıl süre ile ürün kirası sözleşmesi akdedildiğini, kira sözleşmesinin 01.03.2023 tarihinde sona ereceği ve sözleşmenin yenilenmeyeceği, 02.03.2023 tarihinde tarlayı boş vaziyette teslim etmesi aksi takdirde haksız işgalci konusuna düşeceğinin davalıya ihtar edildiğini, davalı hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan Karaman Cumhuriyet Başsavcılığına 2023/5922 Soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açılmış olması nedeni ile usulden reddi gerektiğini, muris ... ... ile müvekkili arasında devam eden ürün kira sözleşmesi bulunduğunu, yasal süreler içerisinde bildirimde bulunulmaması sebebiyle 01.03.2024 tarihine kadar olmak üzere 1 yıl süreli şekilde uzadığını, davacılar tarafından 6 aylık yasal süreye uyularak müvekkiline de bir bildirimde de bulunulmadığını, müvekkili ile murisin mirasçıları arasından kira sözleşmesinin geçerliğinin devam ettiğini, murisin vefatının kira sözleşmesinin sona ermesine bir etkisinin olmayacağını ve elbirliği mülkiyet hükümlerine tâbi taşınmazın kiraya verilmesi ve kira sözleşmesinin feshi işlemlerinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun gereğince oy birliği ile yapılması gerektiğini, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 1 38... parsel sayılı davalının taşınmaza müdahalesinin önlenmesine, davacı ... için 22.166,25 TL, davacı ... için 22.166,25 TL ecrimisil tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar murisi ile davalı arasında davacılar murisi adına kayıtlı dava konusu taşınmaz için akdedilen ürün kirası sözleşmesinin başlangıç tarihinin 01.03.2018, bitim tarihinin 01.03.2023 tarihi olarak belirlendiği, sözleşmenin belirsiz süreli olmadığı, sözleşmenin bitim tarihinden sonra taraflarca zımnen yenilendiğini kabul etmeyi gerektirecek bir hususun söz konusu olmadığı, sözleşme bitmeden 27.02.2023 tarihinde davacılar tarafından keşide edilen ihtarın davalıya sözleşmenin bitiminden sonraki kısa süre içinde (06.03.2023 tarihinde) tebliğ edildiği, dinlenen tanık beyanlarından taşınmazı sürüldükten sonra kullanan olmadığı belirtilmiş ise de, davalının taşınmazı, yenilendiğini belirttiği kira sözleşmesine istinaden kullanım hakkı bulunduğunu savunduğu ve taşınmazın kullanımı konusunda hak iddiasında bulunduğu, Mahkemece davanın kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında dava değeri el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamı olduğu, vekâlet ücreti hesaplanırken keşfen belirlenen ve harcı yatırılmış olan dava değerinin esas alınması gerektiği, somut olayda; Mahkemece el atılan yerin değeri ve kabul edilen ecrimisil miktarının toplamı üzerinden davacılar lehine tarife gereğince tek nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken el atmanın önlenmesi için ayrı, kabul edilen ecrimisil miktarı için ayrı vekâlet ücreti takdiri suretiyle davalı aleyhine toplamda bir miktar fazla olacak şekilde vekâlet ücreti takdirinin hatalı olduğu, yargılama sırasında davaya el atmanın önlenmesi istemi ile ilgili olarak muvafakat ettiğini belirten paydaş ...’ın beyanı, davacıların açtığı el atmanın önlenmesi davasına muvafakat etmek niteliğinde olduğu, bu paydaş tarafından usulünce açılmış bir dava da bulunmadığından ...’ın usulde karşılığı olmayan “Dâhili davacı” sıfatıyla karar başlığında belirtilmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine aykırı olduğu gibi, bu kişinin asli müdâhil olduğunun kabulü ile bu kişi lehine vekâlet ücreti takdirinin de hatalı olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 1 38... parsel sayılı davalının taşınmaza müdahalesinin men'ine, davacı ... için 22.166,25 TL, davacı ... için 22.166,25 TL ecrimisil tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1 maddesi uyarınca takdir edilen 596.003,68 TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılar ... ve ...'a verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinin içeriğini tekrarla, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacıların tek başına dava açamayacağını, davacılar tarafından muris ile yapılan kira sözleşmesinin sona ereceğine ilişkin bir bildirimde bulunulmadığı gibi kira bedellerini almak sureti ile rıza gösterdiklerini, müvekkil ile muris arasındaki kira sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda özel olarak düzenlenmiş ürün kirası sözleşmesi olup taraflar arasında feshe ilişkin özel bir düzenleme belirlenmediğini, bu sebepten kiraya veren kanunun öngördüğü sürelere tâbi olduğunu, davacıların kira sözleşmesinin uzamayacağına ilişkin olarak 6 aylık süre ile bağlı olduğunu, müvekkiline öngörülen yasal süre içerisinde bir bildirimde bulunulmadığını, dolayısıyla kira sözleşmesi 01.03.2023/01.03.2024 kira yılı için geçerli olmak üzere 1 yıl uzamış sayılacağını, herhangi bir şekilde haksız işgal söz konusu olamayacağını, müvekkil tarafından 01.03.2023 tarihinden sonra tarla üzerinde herhangi bir yeni ekim söz konusu olmadığını, sadece 2022 güz dönemi ektiği mahsulünü hasat etmek istediğini, onu bile tam olarak yapamadığını, 2024 yılına ilişkin yapılan ödeme dikkate alınmadan eksik incelemeyle karar verildiğini, davacıların taşınmazın tümüne malik olmadığı hâlde taşınmazın tüm değeri üzerinden vekâlet ücretine hükmedildiğini, taşınmaz değerinin ve ecrimisil bedelinin fahiş hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Bilindiği gibi gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı) 25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tâbi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. Ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hâkimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmî veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hâl müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.Somut olaya gelince; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yukarıda belirtilen ilke ve usuller dikkate alınmaksızın soyut birtakım belirlemeler ile 2023 yılı yıllık gelir belirlendikten sonra günlük gelir hesaplanmış, sonrasında talep edilen gün sayısıyla çarpılarak ecrimisil hesabı yapılmış, Mahkemece bu rapor esas alınarak sonuca gidilmiştir. Bilirkişi raporu, somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermeli ve Yargıtay denetimini sağlayacak bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Bu nedenle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 40.000,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.