Davacıya ait taşınmaz üzerine izinsiz ve taşkın inşa edilen yapının kali, müdahalenin meni ve bedel karşılığı aidiyetine hükmeden içtihat.
Özet: Davacıların taşınmazları üzerine davalı tarafından izinsiz olarak inşa edilen bir yapı nedeniyle açılan müdahalenin meni ve yıkım (kal) davasında, davalı yapının Kaymakamlıkça sosyal yardım amacıyla yapıldığını savunsa da, ilk derece mahkemesi ve istinaf, yapının haksız ve davalının kötü niyetli olduğuna hükmederek, yapının bir kısmı için bedel karşılığı üst yapı aidiyetinin davacıya geçirilmesine, diğer kısmı için ise taşkın kısmın yıkımına karar vermiş olup, davalı bu kararı temyiz etmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/4712 E.  ,  2026/2792 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/349 E., 2025/1115 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ardahan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/43 E., 2025/13 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; Ardahan ili, .... ilçesi, ... Köyü 1 07... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalı ile davacı arasında daha önce de söz konusu taşınmaz hakkında ihtilaf olduğunu, davalının davacı aleyhine Çıldır Kadastro Mahkemesine hitaben yazmış olduğu dilekçe ile 1 07... , 87... No.lu parsellerin davacıya ait olduğunu kabul ettiğini ve neticede Çıldır Kadastro Mahkemesinin 07.06.2007 tarihli ve 2007/172 Esas, 2007/26 Karar sayılı ilâmıyla davalı ... tarafından açılan davanın reddine ve 1 07... parsel sayılı taşınmazın davacı adına tespit gibi tesciline karar verildiğini, ancak davalınının davacıya ait 130 parsel sayılı taşınmaza yapı inşa ederek haksız el attığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesi gereğince davacının mülkiyet hakkını ihlal etmek suretiyle maliki olduğu 1 07... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapı inşa eden davalının müdahalesinin men'i ile inşa edilen yapının yıkılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davanın davacı Kooperatife ihbar edildiğini, sözü edilen dosya kapsamında alınan gerek fen bilirkişisi raporu gerekse istinaf ilâmının incelenmesi neticesinde Ardahan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/43 Esas sayılı dosyasına konu yapının 9,05 metrekarelik kısmının davacı Kooperatife ait 1 07... parselde tapuya kayıtlı bulunan taşınmaza taşkın şekilde inşa edildiğini ve dolayısıyla davacıya ait taşınmazın da davalının haksız ve hukuka aykırı müdahalesine maruz kaldığını, yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile davacının mülkiyet hakkı ihlal edilerek davacıya ait taşınmaza yapı inşa etmek suretiyle müdahalede bulunan davalının müdahalesinin men'ine ve söz konusu yapının kâl'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı asil cevap dilekçesinde; evin bir kısmının 130 parselin içerisinde kaldığını, evin nereye yapıldığını bilmediğini ve evi kendisinin yapmadığını, kaymakamlığın yaptırdığını, ne inşaat yaptıracak parasının olduğunu ne de evi yaptıracak parasının olduğunu, kaymakamlığın ve müteahhidin evi yaptırdığını, bu nedenle evi kullanarak oturmaya başladığını, evin yapımı ile ilgili hiçbir sorumluluğunun olmadığını, sorumluluğun evi yaptırana ait olduğunu, bu yerin kadastroda yanlışlıkla davacıya yazıldığını, kendisinin hiçbir sorumluluğun olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapının 1 30... parseller üzerinde bulunduğu, bu parsellerin davacılara ait olduğu, davalının yapının bulunduğu taşınmazlarla herhangi bir bağının bulunmadığı, bu durumda dava konusu yapı haksız yapı olarak kabul edilmiş, yapının kadastro çalışmalarından sonra yapılmış olduğunun tespit edilmesi ve herhangi bir araştırma yahut proje yapılmaksızın keyfiyete mahâl verecek şekilde inşa edilmiş olduğu dikkate alındığında davalının iyiniyetli olduğunun kabulünün mümkün olamayacağı, dolayısıyla iyiniyetli olamayan davalıya 1 07... parsel yönünden davacının da taşınmazın kendisi adına tescilini talep etmiş olması göz önünde bulundurularak asıl dava yönünden en az levazım bedelini ödenmesi ile üst yapının davacı adına aidiyetine, birleştirilen davada 1 07... parsel yönünden ise taşınmazın taşkın kısmının kâl'i hâlinde ana yapının zarar görmeyeceği tespit edildiğinden taşkın kısma ilişkin olarak müdahalenin men'i ve kâl'e karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı asil tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davalı asil temyiz dilekçesinde; dava konusu yapının muhtaç olduğu için ... Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından 2016 yılında bu taşınmaz üzerine yaptırıldığını, inşaat sırasında herhangi bir müdahale ile karşılaşılmadığını, yapının taşkın yapı olduğunu, taşkın yapıyı yapan kişinin taşınmazı lehine, taşırılan arazi üzerinde bir irtifak hakkı yoksa durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde taşkın yapıyı yapan kimsenin taşan kısım için uygun bir bedel karşılığında irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteyebileceğini, inşa edilen yapının haksız yapı olmayıp taşkın yapı olduğunu, bu nedenle taşan kısmın kendi adına tescil edilmesi gerektiğini, ayrıca depo edilen levazım bedelinin ekonomik durumlar gözönüne alındığında çok düşük olduğunu ve bu bedelin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada el atmanın önlenmesi ve kâl istemlerine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.