Yargıtay 6. Ceza Dairesi, yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde, çocuk kaydına dayalı mükerrirlik infaz rejimi uygulamasını hukuka aykırı bularak düzeltti ve kararı onadı.
Özet: İlk derece mahkemesinin hırsızlık hükmünü bozarak eylemi yağma olarak nitelendirip sanığı 7 yıl hapse mahkum eden istinaf kararı temyiz edildi. Sanık müdafiinin yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı ve beraat gerektiği yönündeki itirazları, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygunluğu ile delillerin eylemi doğruladığı gerekçesiyle reddedildi. Ancak, istinaf mahkemesinin sanık hakkında Türk Ceza Kanununun 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına yönelik kararı, tekerrüre esas alınan kaydın çocuk kaydı olması ve başkaca tekerrüre esas suç kaydı bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı bulunarak hükümden çıkarıldı; diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan karar, bu düzeltmeyle onandı.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/870 E., 2024/426 K.SUÇ : YağmaHÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Her ne kadar olayın gece vakti işlendiği ve sanığın Türk Ceza Kanun'un 148/1 yerine Türk Ceza Kanun'un 149/1-h maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği görülse de aleyhe temyiz olmadığından eleştiri konusu edilmekle yetinilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk dereceBursa 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 02.12.2019 tarihli ve 1019/191 E., 2019/381 K. sayılı kararıyla sanık hakkında Hırsızlık suçundan Türk Ceza Kanun'un 141/1, 143, 62, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 28.02.2024 tarihli ve 2020/870 Esas, 2024/426 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme gereğince; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varılmakla Ceza Muhakemesi Kanun'un 280//ek-2. maddesi gereğinc kaldırılmasına, sanığın eylemine uyan Türk Ceza Kanun'un 148/1., 58, 53, 63, maddesi gereğince suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın kastının yoğunluğu, suç konusunun değeri gözetilerek taktiren alt sınırdan uzaklaşılmak sureti ile 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi, müştekilerin beyanlarında görüldüğü üzere sanığın yağma suçunu işlemediğine ve müştekilerin sanıktan şikayetçi olmadığına, sanık ...'un yağma suçunun temel unsuru olan ekonomik bir fayda elde etme amacının bulunmadığına, kendisine herhangi bir maddi yarar sağlamadığına, yağma suçunun temel unsuru olan zorlama veya tehditin söz konusu olmadığına, suçun gerçekleşmediğine, sanığın yağma suçundan ceza almasının kanuna ve hukuka aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı yağma suçunu işlediğine ilişkin dosyada hiçbir somut, şüpheden uzak kesin delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraati gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni ve eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak,Sanık hakkında verilen hapis cezasının Türk Ceza Kanun'un 58. madde gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmişse de hükümde belirtilen kaydın çocuk kaydı olduğu anlaşılmış olup, sanığın kaydında başkaca tekerrüre esas suçu kaydı bulunmaması sebebiyle bu karar hukuka aykırı görülmüş, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 28.02.2024 tarihli Karar sayılı hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği ve aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 5271 sayılı Kanun'un maddesi gereğince hüküm fıkrasından, 4. maddedeki " Sanığın adli sicil kaydında görünen Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/207 Esas, 2017/244 Karar sayılı ilamından ötürü sanık hakkında Türk Ceza Kanun'un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, 5275 sayılı Yasa'nın 108/2-4-6. maddeleri gereğince sanık hapis cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," ibaresi çıkarılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi gereğince Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,16.04.2026 tarihinde karar verildi.