Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen itirazın iptali davası, banka havalesiyle verilen 183.300 TLlik borcun ödenmediği iddiasıyla, borçlu tarafından ödeme ve tehdit savunmalarıyla itiraz edilen icra takibinin akıbetini belirliyor.
Özet: Davacı, davalıya banka havalesiyle gönderdiği ve açıklamasında "borç verme" yazan paranın geri ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesiyle duran sürecin iptalini ve yasal tazminat ödenmesini talep ederken, davalı ise söz konusu borcun kısmen banka havalesiyle "borç iadesi" açıklamasıyla ve kısmen de elden nakit olarak üçüncü şahsa geri ödendiğini, kalan miktarın ise tehdit ve şantaj yoluyla tahsil edildiğini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatı hükmedilmesini istemekte olup, mahkeme itirazın iptali ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirmektedir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/163 Esas
KARAR NO : 2026/109
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/10/2020
KARAR TARİHİ : 13/02/2026
YAZIM TARİH : 11/03/2026
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalıya 29.11.2017 tarihinde ... aracılığıyla 183.300,00 TL tutarında para gönderdiğini, banka havalesi yoluyla yapılan bu gönderimde dekontun açıklama kısmında borç verme yazdığını, gönderilen borç hiçbir şekilde ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip talebinin 29.07.2020 tarihinde borçluya tebliğ edildiğini, davalı borçlu avukatı aracılığıyla 30.07.2020 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, bunun üzerine müvekkil arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalının ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptalini, itirazın haksız olması nedeniyle davalı hakkında takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, teminatsız veya belirlenen teminatı yatırılması suretiyle davalının malvarlığı üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Esas sayılı dosyasında, dosya alacaklısı olarak gözüken alacaklıya karşı müvekkilinin, ödeme emrinde belirtilen şekilde ve/veya sair hiçbir borcu bulunmadığını, ...'nin ... ve dava dışı 3. kişiler tarafından 07.03.2018 tarihli "... Protokol'ü akdedildiğini, ... tarafından ...'ya Protokol'de bahsi geçen 183.000 TL tutarından borç ödemesinin tamamı geri ödendiğini, iki parça halinde ödemenin yapıldığını, ilk ödeme olan 100.000 TL ise 12.06.2018 tarihinde banka aracılığıyla Borç İade açıklaması ile ödendiğini, ikinci ödeme ise 24.07.2018 tarihinde ...'ya ...'da 17.400 USD (onyedibindörtyüz Amerikan Doları) olarak elden, nakden ve defaten ödendiğini, davacı şirket hissedarı ... tarafından bu borç tutarının kalan bakiyesi önce yapılan işlerdeki hizmet ve iş bedelinden mahsup edilmesi talep edildiğini, daha sonra ise tehdit, hakaret ve şantaj yolları ile zor kullanılarak ... ve diğer ... A.ş. hissedarlarından elden, nakden ve defaten alındığını, ... ve diğer ... A.ş. hissedarları aileleri olan mesleklerinde uzman ve ülkenin önde gelen üniversitelerinden mezun mühendisler olduğu, can ve mal güvenlikleri ile ailelerinin güvenliğini sağlamak adına tehdit karşında önce suç duyurusunda bulunulmadığı, ... ve kendisini ...'nın danışmanı olarak tanıtan kişilerden hakaret gördükleri ve korkutuldukları, taraflar arasındaki ticari ilişkinin konusu ... sahibi şirket tarafından ...Esas ve ... ve diğer ... sahibi şirket tarafından ... A.ş.'ye karşı ... Esas sayılı alacak davalarının açıldığı, ... tarafından ... sayılı takip dosyası ile icra işlemleri başlatıldığını, müvekkilinin mal varlığına karşı ihtiyati haciz konulması gerektirecek bir hal söz konusu olmadığını, yasal olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, bu nedenle davacının ihtiyati haciz talebinin ve davanın reddini, ... sayılı icra dosyası üzerinden icra takibinin iptalini, davacı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... Esas sayılı takip dosyası, (... Esas Sayılı dosyası),
... Esas sayılı dosyası,
... Esas sayılı dosyası,
Banka kayıtları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL;
Dosyada çözümü gereken hukuki ihtilafın ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmetme şartlarının yerinde olup olmadığından ibaret olup;
Takip dosyasının incelenmesinde, takibin 17/07/2020 tarihinde harçlandırılmak sureti ile açıldığı, borcun sebebi olarak 29/11/2017 tarihli ...'a ait borç vermeye ilişkin dekont 183.300,00-TL olarak yazılı olduğu, takip dayanağı belge olarak dekont örneğinin sunulduğu, borçlu/davalı vekilince yasal süresinde yapmış olduğu itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz edildiği, tanzim edilen 05/08/2020 tarihli tensip ile takibin borçlu yönünden durdurulmasına karar verildiği, takip dosyası arasında itiraz evrakının alacaklı tarafa tebliğine dair tebliğ mazbatası bulunmadığı, bu halde 13/10/2020 tarihinde açılan işbu davanın İİK'nun 67. maddesinde yazılı yasal süresi içerisinde açılmış olduğu tespit edilmiştir.
Dava öncelikle ... Mahkemesine hitaben açılmakla, 19/10/2021 tarihinde "Somut olayda yukarıda belirtildiği gibi, tarafların ortağı ve temsilcisi oldukları şirketler arasında ticari iş mahiyetindeki güneş enerji santrali yapımı işi konusunda sözleşme aktedildiği ve dolayısıyla anılan kanun maddesinin 1. fıkrasının aradığı şekilde her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili husustan doğan bir hukuk davasının mevcut olduğu, keza her iki tarafın da tacir sıfatını haiz olduğu ve dolayısıyla somut davada mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği değerlendirilmiştir." gerekçesi ile Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, istinaf istemi ... Dairesince reddedilmekle işbu kararın kesinleştiği ve dosyanın mahkememize tevzii edildiği, 19/09/2020 tarihli arabuluculuk son tutanağının tanzim edildiği görülmüştür.
Dava tarafları arasında, davacı tarafından davalıya 29.11.2017 tarihinde, banka havalesi yapılmak sureti ile 183.300,00-TL para gönderilmiş olduğu, açıklama olarak borç verme yazılı olduğu hususu ihtilaf konusu olmamakla, davalı tarafından sunulan yasal süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile 12.06.2018 tarihinde 100.000,00-TL'nin banka kanalı ile borç iade açıklaması ile ödendiği, bakiye kalan kısmın ise 17.400 USD olarak elden ödendiği; taraflar ve dava dışı üçüncü kişi arasında ges işine dair sözleşme bulunduğu, davacının hem ges işini yaptırıp hem de daha önceden davalının ortağı olduğu şirketin alacağını ödemediği, hile ve cebir ile icra takibi başlattığı savunulmuştur.
Taraflarca bildirilen deliller dosya arasına alınmakla yapılan incelemede,
...Esas sayılı dosyasının davacısının ....Aş, davalısının ....Aş olduğu, dava konusunun eser sözleşmesi sebebi ile alacak olduğu;
... Esas sayılı dosyasının davacısının ....Aş, davalısının ....Aş olduğu; işbu dosyaya ... Esas sayılı dosyasının da birleştirilmiş olduğu, her iki dava konusunun eser sözleşmesi sebebi ile alacak olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelenmekle, her ne kadar davalı tarafça sunulan cevap dilekçesi ile takibe konu paranın bir kısmı banka kanalı ile bir kısmı elden ödenildiği savunulmuş ve başkaca hukuki ilişkiler ile işbu borç alma verme ilişkisinin irtibatlandırılmasına çalışılmışsa da, cebir tehdit iddialarına yönelik tensip tutanağı ile beyanda bulunulması hususunda verilen kesin süreye rağmen beyanda bulunulmadığı anlaşıldığından, bu yöndeki savunmaya itibar etmek mümkün olmamış; taraflar arasında 6098 sayılı TBK'nun 386. maddesinde yazılı tüketim ödüncü sözleşmesi kurulduğu kanaati hasıl olmuştur.
Tüketim ödüncü sözleşmesinin TBK'nun 386. maddesinde "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır.
Davalının banka kanalı ile 12/06/2018 tarihinde davacı hesabına 100.000,00-TL ödeme yaptığı, ödemeye herhangi bir açıklama yazılmadığı dekont suretinden tespit edilmiş; işbu ödemenin var olan bir borcun ödenmesi kapsamında yapıldığının kabulü gerektiği, bu halde davacının bakiye 83.300,00-TL alacağı kaldığı kanaati hasıl olmuştur.
Her ne kadar davalı tarafça, bakiye kısmın elden ve USD cinsinden ödendiği savunulmuş ve bu yönde bildirmiş olduğu tanıklar dinlenilmişse de alacak miktarı, senetle ispat sınırı, HMK 202 vd maddesi gereğince bu ödemeye yönelik delil başlangıcı mahiyetinde delil bulunmaması nazara alınarak bu yöndeki savunmaya itibar edilmemiştir.
Kısaca izah edilenler çerçevesinde, davacının davalıdan 83.300,00-TL bakiye alacağı bulunduğu kanaati hasıl olmuş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; alacağın likit olması da nazara alınarak kabul edilen asıl alacak miktarı nazara alınarak davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
Davalının ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının 83.300,00-TL asıl alacak miktarınca iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Kabul edilen asıl alacağın %20'si nispetinde olduğu hesap edilen 16.660,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince,
Alınması gereken 5.690,22-TL harçtan, peşin alınan 2.213,81-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.476,41-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvurma, 2.213,81-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.268,21-TL harcın kabul ve red oranına göre takdir olunan 1.030,67-TL'sini davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerine bırakılmasına,
Davacı tarafından yapılan 490,00-TL tebligat ve posta giderinin kabul ve red oranına göre takdir olunan 222,66-TL'sini davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın kendi üzerine bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 245,00-TL tebligat ve posta giderinin kabul ve red oranına göre takdir olunan 133,66-TL'sini davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan tutarın kendi üzerine bırakılmasına,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin kabul red oranı nazara alınarak 599,86-TL'sinin davalıdan, 720,14-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili Av. ... (e duruşma) ile davalı vekili Av. ... (e duruşma)'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.