Kamu görevinden 679 sayılı KHK ile çıkarılan davacının göreve iade talebinin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca reddedilmesi üzerine açtığı davanın reddini onayan Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması isteminin Danıştay 5. Daire tarafından reddedilmesi.
Özet: Kamu görevinden kanun hükmünde kararnameyle (KHK) çıkarılan davacının, savunma hakkının ihlal edildiği, somut delil bulunmadığı, "iltisak" ve "irtibat" gibi kavramların muğlak olduğu, Bank Asya hesap işlemlerinin rutin olduğu iddialarıyla göreve iade ve özlük haklarının iadesi talebiyle yaptığı başvurunun reddi kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle açtığı davanın idare ve istinaf mahkemelerince reddedilmesinin ardından, temyiz incelemesini gerçekleştiren yüksek mahkeme, bu ret kararlarını hukuka uygun bularak davacının temyiz istemini oybirliğiyle kesin olarak reddetmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/7623 E.  ,  2025/7753 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/7623
Karar No : 2025/7753
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, yapılan idari işlemin kanuna ve usule aykırı olduğu, Danıştay'ın savunma hakkı ile ilgili kararlarının yok sayıldığı, suçun unsurlarının oluşmadığı, "iltisak" ve "irtibat" kavramları ile ne kastedildiğinin belli olmadığı, bu kavramların soyut ve muğlak kavramlar olduğu, bu kavramların kapsamını belirtilen yargı kararı dahi bulunmadığı, herhangi bir tanımı yapılmadan KHK metinlerinde geçen bu kavramların esas alınarak mahkeme kararının hükümlerine gerekçe yapılmasının hukuk devleti ilkesine gölge düşürdüğü, somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan haklarının ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin uygulanması gerektiği, söz konusu KHK'nın 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulu'nda onaylanmadığı, bu nedenle kamu görevinden çıkarma işleminin hukuki dayanağı kalmadığı, faizsiz bankacılık kullanmaya önem vermesi ve katılım hesaplarına verdiği kar oranlarının yüksek olması sebebiyle tercih ettiği Bank Asya'daki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu, hakkındaki değerlendirmenin hangi üst amir tarafından, nasıl, hangi somut bilgi ve belgelere dayanarak yapıldığının belirtilmediği, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen verilerin fişleme niteliğinde olduğu, bu verilerin hukuka aykırı nitelik taşıdığı ve delil olarak değerlendirilemeyeceği, verilerin çelişkiler ve yanlışlıklar içerdiği, somut bilgi ve belgelerle desteklenmediği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.