Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin haksız rekabet ve ortaklık uyuşmazlığı iddiasıyla istenen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Bir şirketin ortağı tarafından haksız rekabetle ele geçirilmesi ve gelirlerinin gaspedilmesi iddiasıyla açılan davada, davacı şirket, mevcut durumda telafisi imkansız zararların önlenmesi ve malvarlığının korunması amacıyla teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir; ilk derece mahkemesi, yaklaşık ispat sınırında delil sunulmadığı ve gecikmede sakınca bulunmadığı gerekçesiyle bu talebi reddetmiş; davacı, mahkemenin bu kararının hatalı olduğunu, ticari işletmenin fiilen gasp edildiğini ve nakit akışının davalılarca yönlendirildiğini belirterek istinaf başvurusu yaparken, davalı ise davacı şirketin borca batık olduğunu, davacının şirketi kendi menfaatleri doğrultusunda kullandığını ve tedbir talebinin belediye mührünü kaldırmaya yönelik olduğunu savunmuştur.

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 25/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/04/2026 (Ara Karar)
NUMARASI : ... Esas
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1-...
2-...
VEKİLİ : Av....
DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabetten Kaynaklanan
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ... Gıda Turizm ve Ticaret Limited Şirketi, ...’in en gözde ticari lokasyonlarından biri olan "... Mah. ... Sk. No:....../..." adresinde "... Market" ismiyle ticari faaliyetini sürdüren köklü bir ticari işletmeye sahip olduğunu, söz konusu işletmeye ait işyeri açma ve çalışma ruhsatı, vergi levhası, kira sözleşmesi ve diğer tüm yasal izinler müvekkil şirket adına kayıtlı ve tescilli olduğu, davalılardan ..., müvekkil şirketin %50 oranında ortağı olduğu, ancak davalı ..., ortaklık sıfatının gerektirdiği bağlılık yükümlülüğüne açıkça aykırı hareket ederek, diğer davalı...Toptan Gıda Turizm Ticaret Limited Şirketi'ni kurmuş ve ortaklık sıfatının ona sağladığı kolaylıktan faydalanarak müvekkil şirketin ticari işletmesine, mallarına, müşteri çevresine ve gelirlerine adeta "çökerek" ağır bir haksız rekabet fiili gerçekleştirdiğini, davalının ortak yeni bir şirket kurarak müvekkil şirketin işletmesini fiilen ele geçirdiği, şirketin gelirlerini sistematik olarak gasp ettiği ve ticari faaliyetlerinin durmasına neden olduğu, bu nedenlerle öncelikle telafisi imkânsız zararların önlenmesi amacıyla, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin durdurulması ve müvekkil şirketin malvarlığının korunması için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi 16/09/2024 tarihli ara kararında; somut olayda, 6100 sayılı HMK'nın 389/1. maddesi gereğince mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi durumunun mevcut olmadığı ve davacının iddialarını yaklaşık ispat sınırında destekleyecek herhangi bir delil de ibraz edilmediği gerekçesi ile; "100 sayılı HMK'nın 389/1 ve 390/3 maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE," dair karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, mahkemenin "gecikmesinde sakınca bulunan bir hal olmadığı" yönündeki gerekçesinin hatalı olduğunu, huzurdaki davanın sıradan bir alacak davası değil; bir ticari işletmenin fiilen ve hukuken gasp edilmesi, haksız rekabet yoluyla içinin boşaltılması davası olduğunu, müvekkil şirketin kasasına girmesi gereken nakit akışının, davalıların kontrolündeki hesaba akmakta olduğunu, bu durumun "gecikmesinde sakınca yoktur" şeklinde nitelendirilmesi, ticari hayatın olağan akışına ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dosya kapsamında sundukları delillerin HMK m. 390/3 anlamında "yaklaşık ispat" standardını fazlasıyla karşıladığını, bu nedenlerle .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 14.04.2026 tarihli usul ve yasaya aykırı olarak verilmiş olan ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılmasına ve ivedilikle teminatsız olarak ihtiyati tedbire karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Davacının iddialarının aksine mevcudu demirbaşlarıyla birlikte yaklaşık bir milyon beşyüzbin TL olan davacı şirketin pasifi kendi el yazısıyla çıkardığı bilançoda yaklaşık onbeş milyon görünürken müvekkili ve davacı şirket ortağı ...'ın çıkarttığı son bilançoda pasifler yaklaşık olarak elli milyon TL olduğunu, yani davacı şirketin borca batık olduğunu, borcun sebebinin davacının kendisi olduğunu, davacı başkaca bir geliri yokken geçen süreçte en az elli milyon ile yüz milyon arası mal varlığı edindiğini, şirketin ve işletmesinin tüm kaynaklarını kendisi için kullandığı ve doğru düzgün kar dağıtımı yapmadığını, şirketi sermayesinin satılabilir stokun 50 katı borçlandırarak şirketi ele geçirmeye çalıştığını düşündüklerini, davada istenen tedbir kararının amacının marketi tekrar işletmek olduğunu, marketin 2025 kasım ayından beri ... Belediyesi tarafından mühürlü olduğunu, davacının amacının bu mühürleme işlemini tedbir kararıyla ortadan kaldırmak olduğunu, davacı şirketin kuruluşu baştan itibaren sakat olduğunu, şirket kuruluşlarında geçerli kira kontratı yasal şart olup sahte kontratla kurulan şirketler baştan itibaren kurulmamış sayılacağını, davacının hukuku dolanma çabasına müsaade edilmemesi gerektiğini, davacı taraf alacağı tedbir kararıyla sahte kontratla kurduğu şirket işletmesini işletmeye devam etme amacı güttüğünü, müvekkili şirketin yedi aydır mühürlü işyerinin yasal kiracısı olduğunu, zarar görenin müvekkili şirket olduğunu, mühürlü işyerine yedi aydır düzenli kira ödemesi yaptığını, bu nedenlerle istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf talebine konu uyuşmazlık ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalıların, davacı şirkete ait “... Mah. ... Sk. No:... .../...” adresindeki market işletmesinde;
"Davalı ortağın, davacı şirkette müdür sıfatı ve temsil yetkisi bulunmadığı da gözetilerek müvekkil şirkete ait “... Market” isimli işletmeye doğrudan veya dolaylı şekilde fiilî ya da hukuki müdahalede bulunmasının, işletmeye girişinin ve işletme faaliyetlerini engelleyici her türlü davranışının ihtiyaten yasaklanmasına,
"POS cihazı kullanmalarının ve müşteri ilişkilerine ve ticari faaliyete müdahale etmelerinin tedbiren YASAKLANMASINA,
"Davalılara ait POS cihazının, davacı şirkete ait işyerinde kullanılmasının tedbiren DURDURULMASINA, bu tedbirin etkinliği için ilgili banka ve/veya ödeme kuruluşlarına müzekkere yazılmasına,
"Davalıların, müvekkil şirkete ait işletmede bulunan emtia, demirbaş, makine, yazar kasa, POS cihazı ve sair ticari unsurlar üzerinde tasarrufta bulunmasının, bunları devretmesinin, satmasının, yer değiştirmesinin veya üçüncü kişilere kullandırmasının ihtiyaten önlenmesine,
"Müvekkil şirkete ait işletmenin sevk ve idaresi ile zilyetliğinin, şirketi temsile yetkili organ nezdinde münhasıran müvekkil şirkete (müdüre) bırakılmasına; davalı ortağın işletmenin yönetimine, personeline ve ticari kararlarına müdahalesinin ihtiyaten engellenmesine,
"Davalıların, müvekkil şirkete ait işletme adına veya işletme ile bağlantılı şekilde ticari faaliyette bulunmasının, üçüncü kişilerle sözleşme yapmasının, ödeme almasının, tahsilat gerçekleştirmesinin ve işletme adına işlem tesis etmesinin ihtiyaten yasaklanmasına,
"Davalıların, müvekkil şirkete ait işletmeye ilişkin müşteri çevresine, tedarikçilere ve üçüncü kişilere yönelik yanıltıcı veya şirketi zarara uğratıcı açıklamalarda bulunmasının ve işletmenin ticari itibarını zedeleyici davranışlarının ihtiyaten önlenmesine,
"Tüm bu tedbirlerin, müvekkil şirketin ekonomik faaliyetlerini tamamen durduracak nitelikte olmaksızın, yalnızca şirket malvarlığının ve ticari düzenin korunmasını sağlayacak şekilde ivedilikle ve teminatsız olarak uygulanmasına kararı verilmesini" talep etmiş, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
6100 Sayılı HMK'nun 389/1. fıkrasına göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanunun 390/3. fıkrasına göre; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Dosya içeriği, mevcut deliller ve özellikle talep edilen tedbirlerin dava sonucunu baştan tesis eder nitelikte olduğu, haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilen eylemlerin varlığının yargılamayı gerektirdiği, nitekim dava konusu market işletmesinin ruhsatsız işletilmesi nedeniyle mühürlendiğinin beyan edildiği de gözönüne alındığında gecikmesinde sakınca bulunan hal olduğunun düşünülemeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesi kararının ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen 14/04/2026 tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.25/06/2026
...
Başkan...
Üye...
Üye...
Katip...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.