Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında mal bedelinin ödenmemesi iddiasıyla, tarafların ticari defterleri ve bilirkişi raporu ışığında delil değerlendirmesi.
Özet: Ticari mal alım satımından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, tarafların usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporu; davalının eksik iş, gecikme ve birim fiyat farkı iddialarına rağmen, davalı defterlerinde davacıya 682.800 TL borcun mevcut olduğunu ve davacının defterlerine kaydetmediği 10.000 TL nakit ödeme dikkate alındığında, icra takibine konu asıl alacak miktarının davalı defterlerindeki kayıtla uyumlu olduğunu ortaya koymuştur.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında mal alım satımı yapıldığını, faturada belirtilen malların teslim edilmesine rağmen bedelinin ödenmediğini bu nedenle davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işin eksik yapıldığını, 3. Bir firmadan eksik kısımların tedarik edilmek zorunda kaldığını, işin süresinde yapılmamasına ve teslimin gecikmesine davacının sebebiyet verdiğini, ayrıca birim fiyatların başta konuşulandan daha yüksek olduğunu, mahsup definde bulunduklarını, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini savunmuştur.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizin 09/03/2026 tarihli tensip zaptıyla dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Tarafların ticari defterleri yönünden Mahkememize sunulan 18/04/2026 tarihli SMM bilirkişi raporunda özetle; Davacı ... Tic. Limited Şirketi'nin 2025 Yılı Envanter defterleri muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiği TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlendiğini, ticari defterler birbirlerini teyit ettiğini, 2025 Yılı Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğu, 1 Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığını, 2025 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir'in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop'a yüklendiğini, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğunu, Davacı ... Tic. Limited Şirketi'nin 2025 Yılı ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğunu, davacı Ticari Defterlerinde, Davalının 120 ... hesabında izlendiği, 15.09.2025 tarihli davalıdan 500.000,00 TL bedelli Çek alındığını, Davacının davalı adına 30.11.2025 tarihli 1.192.800,00 TL bedelli Fatura düzenlendiğini, 30.11.2025 tarihi itibariyle davalı cari hesabının 692.800,00 TL Borç Bakiyesi verdiğini, BA formunda, Davalının KDV hariç 994.000,00 TL Mal alışı yaptığı, bunun 05.11.2025 tarihli Fatura ile uyumlu olduğunu, Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki Ödeme Emrinde, Alacaklısı davacının olduğu davalı hakkında 682.800,00 TL asıl alacak için takip başlatıldığını, davalı ... Tic. Limited Şirketi'nin 2025 Yılı Envanter defterleri muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiği TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlendiği, ticari defterler birbirlerini teyit ettiği, 2025 Yılı Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğunu, 1 Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığını, 2025 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir'in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop'a yüklendiğini, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğunu, Davalı ... Tic. Limited Şirketi'nin 2025 Yılı ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğunu, davalı Ticari Defterlerinde, Davacı ... nolu hesapta izlendiği, 05.11.2025 tarihi itibariyle Davalının Davacıya borcunun 682.800,00 TL olduğunu, tarafların cari hesap bakiyelerinin arasında 10.000,00 TL fark olduğunu, bunun nedeninin davalının 10.000,00 TL Nakit ödemesinin Davacı defterlerinde kayıtlı olmadığını, Davalı Ticari Defterlerinde Davalının Borcunun 682.800,00 TL olduğunu, Davacı Ticari Defterlerinde Davacının alacağının 692.800,00 TL olduğu tespit edildiğini, davacınında icra takibindeki tutar Davalı defterindeki Alacak tutarı ile örtüştüğünü bildirir rapor sunmuştur.
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin 19/09/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı).
"Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. . HD. ... E. ... K. sayılı ilamı)
Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup her iki taraf usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre ve alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan söz konusu faturadan kaynaklı takip miktarı kadar alacaklı olduğu, davacı kayıtlarında davalı adına 05/11/2025 tarihli 1.192.800,00 TL bedelli faturanın kayıtlı olduğu, 15/09/2025 tarihinde alınan 500.000,00 TL bedelli çekin mahsup edilmesi sonucunda davalı cari hesabının 692.800,00 TL borç bakiyesi verdiği, davalı ticari defterlerinde de aynı faturanın kayıtlı olduğu ve davacı cari hesabının 682.800,00 TL alacak bakiyesi verdiği, taraf kayıtları arasındaki 10.000,00 TL farkın davalının nakit ödeme kaydını ticari defterine işlememesinden kaynaklandığı, ayrıca davalının BA formunda KDV hariç 994.000,00 TL tutarındaki mal alımını vergi dairesine bildirdiği, bu bildirimin dava konusu fatura ile birebir uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalı her ne kadar eksik teslim nedeniyle 3. Kişilerden malzeme temin ettiğini, bu nedenle mahsup/takas hakkının bulunduğunu ve fatura bedelinin yüksek düzenlendiğini ileri sürmüş ise de; davalı şirketin dava konusu faturayı kendi ticari defterlerine kaydettiği, faturaya ilişkin KDV indiriminden faydalandığı, ayrıca BA formu ile vergi dairesine bildirerek ticari alımı muhasebeleştirdiği anlaşılmıştır. Davalının bu kayıtları, dava konusu ticari işlemi kendi ticari ve vergisel kayıtlarında kabul ettiğini göstermektedir. Davalı, gerçekten fatura kapsamındaki malların önemli bir kısmının hiç teslim edilmediği iddiasında ise böyle bir durumda faturayı kayıtlarına almayıp usulüne uygun şekilde itiraz etmesi gerekirdi. Kaldı ki savunmaları bakımından örneğin 3. Kişilerden tedarik yapıldığına yönelik olarak da dosyaya somut deliller sunulmamıştır. Bu nedenlerle davalının savunmasına itibar edilmemiş ve davanın KABULÜ ile; Davalının .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 682.800,00 TL asıl alacak ve 7.183,43 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 689.983,43 TL üzerinden aynı hal ve şartlarda DEVAMINA dair karar verilmiştir.
Asıl alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ ile;
-Davalının Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 682.800,00 TL asıl alacak ve 7.183,43 -TL işlemiş faiz olmak üzere 689.983,43 TL üzerinden aynı hal ve şartlarla DEVAMINA,
2-Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 682.800,00 TL'nin %20'si olan 136.560,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 46.642,07 TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 8.210,60 TL peşin harcın ve 3.449,92TL icra harcının mahsubu ile bakiye 34.801,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 -TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvurma harcı, 8.210,60-TL peşin harç, 3.449,92TL icra harcı, 315,00-TL posta ve tebligat gideri, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri ve 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 22.678,42-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 108.420,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 25/06/2026
Katip Hakim