Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari satımdan kaynaklanan ödenmeyen faturalar nedeniyle icra takibine itirazın iptali davasında bilirkişi raporuna dayanarak verdiği gerekçeli kararı.
Özet: Bu ticari itirazın iptali davasında, davacı şirket tarafından davalıya satılan ürün bedellerinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesiyle ortaya çıkan uyuşmazlıkta, davalı zamanaşımı ve ürünlerin teslim edilmediği savunmasını ileri sürerken, davacı borcun kesinleştiğini ve davalının temerrüde düştüğünü iddia etmiştir; bilirkişi incelemesi sonucunda ise davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, alacağın faturalara dayandığı ve davalının belirli bir miktar borçlu olduğu, ayrıca işlenmiş faiz bulunduğu tespit edilerek, davacının taleplerini destekleyen bulgular ortaya konmuştur.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/711 Esas - 2026/60

TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/711 Esas
KARAR NO : 2026/60
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/10/2023
KARAR TARİHİ : 30/01/2026
YAZIM TARİH : 27/02/2026
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, global ölçekte faaliyet gösteren ... şirketler grubunun ...’deki iştiraklerinden biri olduğu, davalı borçlu şirket davacı şirketin sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında kurulan ticari ilişki çerçevesinde, sunulan faturalar içeriğinde belirtilen ürünler davalı/borçlu şirkete satıp teslim edildiğini, takibe ve alacağa dayanak fatura içeriklerindeki ürünlerin tamamı davalı borçluya teslim edildiğini, davalı şirket kayıtlarında yer alan fatura ve içeriklerine davalı borçlu şirket tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalı borçlu tarafından itiraz edilmeyen fatura ve içerikleri kesinleştiğini, davalı borçlu şirketin fatura ve ürün bedellerini ödemeden imtina etmesi üzerine ilk olarak .... Noterliğinin ... yevmiye nolu, 08.10.2019 tarihli ihtarnamesi ile davalı borçluya ödeme ihtarında bulunulduğunu, söz konusu ödeme ihtarı 11.10.2019 tarihinde davalı borçluya tebliğ edilmiş ve noter kanalıyla yapılan yazılı ihtara rağmen ihtara konu borcu ödemeyen davalı şirket yedi günlük ödeme süresinin sona erdiği 18.11.2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü, davalı borçlunun icra takibi öncesinde 18.10.2019 tarihi itibariyle temerrüde düşürülmüş olması sebebiyle, takibe konu edilen işlemiş faiz (6.885,41-TL) talebinin usul ve yasaya uygun olduğunu, yazılı ödeme ihtarına rağmen borcunu ödemekten imtina eden davalı borçlu aleyhine bu kez ...Esas Sayılı dosyasıyla icra takibine başlanıldığını, davalı borçlunun takibe yapmış olduğu haksız itirazlar sebebiyle icra takibinin durdurulduğu, takip konusu alacağın ticari nitelikte olması sebebiyle, işbu davanın ikamesi öncesinde ... başvuru numaralı dosyası ile dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, davalı borçlu ile arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığı ve süreç 20.06.2023 tarihinde anlaşmama ile neticelendiği, ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamını, takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkâr tazminatının davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği faturalara yönelik zamanaşımı itirazının söz konusu olduğunu, bu sebeple davanın zamanaşımından reddine karar verilmesini, davacı taraf her ne kadar davaya konu ürünlerin müvekkili şirkete teslim edildiğini belirtmişse de iddialarının aksine müvekkile teslim edilmediği gibi dosya kapsamında teslim edildiğine dair bir belgede bulunmadığını, davacı vekili ihtarname gönderdiğini ve temerrüt tarihinin ihtar tarihinden itibaren hesap edilmesini talep ettiğini, ancak bu talebi de haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafının ihtarı müvekkile tebliğ edilmediğini, davacı taraf oldukça eski faturalara yönelik olarak takip başladığını, müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulunduğu yerde su baskını meydana geldiğini, büyük oranda belgeleri zayi olduğunu, buna rağmen yapılacak araştırmalar sonucunda davacının alacaklı olmadığı, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
...Esas (...) sayılı dosyası,
Ticari defter ve kayıtlar,
... kayıtları,
.... Noterliğinin 08/10/2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi,
Bilirkişi İncelemesi.
24.05.2024
tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Dava dosyasında bulunan belge ve bilgiler, ile tarafların ticari defterlerinin
incelenmesi, nihayetinde tarafıma verilen görev ile sınırlı olmak üzere;
A-Davacı Alacağı:
Tacir olan tarafların ticari defterleri incelenmiş olup, davacı şirketin 2018 yılına
ilişkin ticari defterlerinin açılış-kapanış tasdiklerinin, TTK hükümlerine göre
zamanında yapıldığı, davacı şirketin 2018 yılı ticari defterlerinin TTK ve VUK
hükümlerine uygun tutulduğu, takip konusu cari hesap alacağını oluşturan faturaların
şirketin defterlerinde de kayıtlı olduğu, davacının takip tarihi itibarıyla 13.155,41 TL
alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir.
B-Faiz :
Taraflar arasında alacağın 18.10.2019 tarihinde muaccel olduğu, davacının faiz
talebinin icra takibinin başladığı tarih olan 24.04.2023 tarihinden itibaren talep
edildiğinden, lehine hüküm kurulması halinde taleple bağlılık gereği 4.222,89 TL.
işlemiş faiz hesabının tesbitinin yapıldığı, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da
tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş
olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle,
takip sonrasında asıl alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında yasal faiz talebinin
yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Yukarıda yapmış bulunduğum açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin
değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki
takdirin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
03.01.2025
tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
Dava dosyasında bulunan belge ve bilgiler, ile tarafların ticari defterlerinin
incelenmesi, nihayetinde tarafıma verilen görev ile sınırlı olmak üzere;
A-Davacı alacağı :
(kök raporda yer alan)
Tacir olan tarafların ticari defterleri incelenmiş olup, davacı şirketin 2018 yılına
ilişkin ticari defterlerinin açılış-kapanış tasdiklerinin, TTK hükümlerine göre
zamanında yapıldığı, davacı şirketin 2018 yılı ticari defterlerinin TTK ve VUK
hükümlerine uygun tutulduğu, takip konusu cari hesap alacağını oluşturan faturaların
şirketin defterlerinde de kayıtlı olduğu, davacının takip tarihi itibarıyla 13.155,41 TL
alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir.
B- Faiz:
Taraflar arasında alacağın 18.10.2019 tarihinde muaccel olduğu, davacının faiz
talebinin icra takibinin başladığı tarih olan 24.04.2023 tarihinden itibaren talep
edildiğinden, lehine hüküm kurulması halinde taleple bağlılık gereği 6.852,96 TL
işlemiş faiz hesabının tesbitinin yapıldığı, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da
tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş
olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle,
takip sonrasında asıl alacağı için 3095 s.k m.kapsamında avans faiz talebinin
yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Yukarıda yapmış bulunduğum açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin
değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki
takdirin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
01.10.2025
tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
Dava dosyasında bulunan belge ve bilgiler, ile tarafların ticari defterlerinin
incelenmesi, nihayetinde tarafıma verilen görev ile sınırlı olmak üzere;
A-Davacı alacağı : (kök raporda yer alan)
Tacir olan tarafların ticari defterleri incelenmiş olup, davacı şirketin 2018 yılına
ilişkin ticari defterlerinin açılış-kapanış tasdiklerinin, TTK hükümlerine göre
zamanında yapıldığı, davacı şirketin 2018 yılı ticari defterlerinin TTK ve VUK
hükümlerine uygun tutulduğu, takip konusu cari hesap alacağını oluşturan faturaların
şirketin defterlerinde de kayıtlı olduğu, davacının takip tarihi itibarıyla 13.155,41 TL
alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir.
B- FAİZ :
Taraflar arasında alacağın 18.10.2019 tarihinde muaccel olduğu, davacının faiz
talebinin icra takibinin başladığı tarih olan 24.04.2023 tarihinden itibaren talep
edildiğinden, lehine hüküm kurulması halinde taleple bağlılık gereği her bir fatura
için hesaplanan 6.683,96 TL işlemiş faiz hesabının tesbitinin yapıldığı, Sayın
Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde;
tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden
kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında asıl alacağı için 3095 s.k
m.kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Yukarıda yapmış bulunduğum açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin
değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki
takdir ve tavsif sadece mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE, KABUL;
Dava, ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve davalının icra inkar tazminatına mahkumiyeti isteminden ibaret olmakla yapılan incelemede,
Davaya konu takip ... Dairesinde açılmakla yetki itirazı üzerine ... Esas sayısına kayıt edildiği,... devredilmekle ...Esas numarasına kayıt edildiği, takibin 24/04/2023 tarihinde açıldığı, borçlu vekilince yasal süresi içerisinde sunulduğu anlaşılan itiraz dilekçesinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, zaman aşımı defi ileri sürüldüğü, itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğine dair takip dosyası içerisinde kayıt bulunmadığı, 26/10/2023 tarihinde açılan işbu davanın İİK'nun 67. maddesinde yazılı yasal süresinde açıldığı, takip dosyasına yatırılan harcın mahsubu ile peşin harcın tamam olduğu; dava dilekçesine ekli olarak dava şartı arabuluculuk son tutanağının sunulmuş olduğu anlaşılmakla işin esasına girilmiştir.
Davalı vekilince, yasal süresi içerisinde sunulduğu anlaşılan cevap dilekçesinde, zaman aşımı defi ileri sürdüğü, faturalara konu ürünlerin kendilerine teslim edilmediğini savunduğu, faiz istemine dayanak ihtarnamenin tebliğ edilmediğini savunduğu görülmüştür.
Eksikliklerin ikmali ile dosya rapor tanzimi için bilirkişiye teslim edilmekle 24/05/2024 tarihli kök, 03/01/2025 ve 01/10/2025 tarihli ek raporlar alınmıştır.
Raporlarda, taraflar arasında 05/12/2014-09/05/2017 tarihleri arasında tanzim edilen tüm faturaların ödenmiş olduğu, 09/05/2017 tarihinde davacının davalıdan 324,44-TL alacak olduğu, bu tarihten sonra tanzim edilen 6 adet faturanın ödemesinin yapılmadığı, davacının davalıdan 13.155,41-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalının zaman aşımı defi nazara alınarak inceleme yapıldığında, faturaya dayalı işbu alacağın 5 yıllık zaman aşımına tabi olmakla ihtarname keşide edilmesi sureti ile zaman aşımının durmasının ya da kesilmesinin söz konusu olmadığı, ancak takip tarihi olan 24/04/2023 tarihi nazara alınarak hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmış ve bu kabul üzerine yapılan incelemede, davacının takibe konu ettiği ve dava dilekçesi ekinde sunulan faturalardan 30/06/2016 tarihli ve 1.034,46-TL bedelli faturaya konu alacağın zaman aşımına uğradığı tespit edilmiş, bilirkişi tarafından tespit edilen alacaktan işbu alacak mahsup edilmiştir.
Temerrüt ihtarına dair keşide edilen .... Noterliğinin 08/10/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya tebliğ tarihi de nazara alınarak tespit edilen 18/10/2019 temerrüt tarihi de nazara alınarak her bir fatura alacağı açısından ayrı ayrı faiz hesabı yapılmasına dair ek rapor alınmıştır.
Her ne kadar davalı tarafça faturaya konu ürünlerin teslim edilmemiş olduğu savunulmuşsa da faturaların her iki tarafın kayıtlarına işlenmiş olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan faturaların irsaliye kaydı içerdiği, davalı tarafından faturaların iadesine ya da faturalara itiraza dair soyut beyan dışında delil de sunulmadığından savunmaya itibar edilmemiştir.
Kısaca izah edilenler çerçevesinde, davacının davalıdan 13.155,41-TL alacaklı olduğu, bu alacaktan 1.034,46-TL'sinin zaman aşımına uğramakla bakiye alacağın 12.120,95-TL olduğu; bu alacağa temerrüt tarihi de nazara alındığında 6.683,96-TL faiz talep edilmesinin mümkün bulunduğu dosya kapsamı ve bilirkişi raporundan tespit edilmiş ve davanın kısmen kabulü ile alacağın likit olması da nazara alınarak davalının kabul edilen asıl alacağın %20'si nispetinde icra inkar tazminatına mahkumiyetine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulü ile, davalının ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının 12.120,95-TL asıl alacak ile işbu alacağa işlemiş 6.683,96-TL takip öncesi faiz olmak üzere toplamda 18.804,91-TL üzerinden iptaline,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Kabul edilen asıl alacak miktarının %20'si nispetinde olduğu hesap edilen 2.424,19-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince,
Alınması gereken 1.284,56-TL harçtan, peşin alınan 342,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 942,31-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma, 342,25-TL peşin harç olmak üzere toplam 612,10-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 695,00-TL tebligat ve posta gideri ile 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.695,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdir olunan 4.405,46-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerine bırakılmasına,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 18.804,91-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 1.235,91-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin kabul ve red oranına göre takdir olunan 2.927,59-TL'nin davalıdan, 192,41-TL'sini davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili Av. ... (e duruşma)'ne yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.