Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir talebine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki belge, davacının, ticari ilişkide avans olarak verdiği ancak mal teslimi yapılmadığı için bedelsiz kaldığını iddia ettiği 2.000.000 TLlik bir çekle ilgili menfi tespit davasında, çekin devredildiği şirketler arasındaki organik bağ ve faktoring mevzuatına aykırılık nedeniyle davalıların kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, çekin ödenmesinin durdurulması ve icra takibine konu edilmemesi için ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu ve ilk derece mahkemesinin bu talebi kısmen kabul ederek söz konusu çek hakkında ödeme yasağı koyduğu bir ara kararın incelenmesidir.

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 09/07/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/04/2026 (Ara Karar)
NUMARASI : ... Esas
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR :1- ...
VEKİLİ : Av. ...
:2-...
2-...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı ... Faktoring A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, diğer davalı ... Maden İşletmeleri San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında dava konusu ile birlikte birçok avans çek vermiş olup aralarındaki ticari ilişkinin gerektirdiği edimin davalı ... Şirketi tarafından yerine getirilmemiş olması ve buna karşın ilgili çekin diğer davalılara teslim edilmesi nedenleriyle dava konusu çekin bedelsiz kaldığını, müvekkili tarafından önden nakit- çek ile avans olarak ödeme yapıldığını, avans ödeme sonrasında mal teslimi ile birlikte ... şirketince fatura kesildiğini, teslim edilen mallar öncelikle eski tarihli yapılan ödemelere ilişkin olarak kayıt edildiğini, ön ödemeli olarak ticaret yapıldığını, dava konusu ... Bankasına ait ... ... çek seri nolu, 21/02/2026 tarihli, 2.000.000,00-TL bedelli çekin de bu şekilde sipariş bağlantısı oluşturulabilmesi için ... Şirketine avans olarak verilmiş ancak karşı tarafça mal teslimi edimi yerine getirilmemesi ve herhangi bir fatura da düzenlenmemesi nedeniyle avans olarak verilen çekin bedelsiz kaldığını, dava konusu çekin avans olarak verildiğinin karşı taraf ... Maden Şirketinin de kabulünde olduğunu, ... Madencilik Firması ile ... Firması arasında organik bağ bulunduğunu, Ticaret Sicil Gazetesinde ve davalıların konkordato projesinde yer alan bilgi ve belgelerden görüleceği üzere ..., ... Maden ve ... Madencilik Şirketlerini temsile tek yetkili kişi olup her iki şirketin %100 hisseye sahip tek ortağı olduğunu, bedelsiz kalan dava konusu çekten kaynaklı müvekkilinin borçlu olmadığını bilebilecek durumda olan ... Madencilik şirketinin ilgili çeki ciro etmesi karşılığında iyi niyetinden söz edilemeyeceğini, müvekkili şirket tarafından verilen talebe konu çek, diğer taraf faktoring şirketine teslim edilmiş olup Faktoring Şirketinin ilgili çeki almasının usule-hukuka, 6331 Sayılı Kanun Düzenlemelerine uygun olmadığını, dava konusu çekin ... Madencilik firması / yahut onun ciro ettiği kişi/şirket tarafından diğer davalı Faktoring firmasına ciro edildiği bilgisinin öğrenildiğini, mal veya hizmet satışından doğmuş ve fatura ile tevsik edilen bir alacağın ancak Faktoring'e devredilebileceğini, Faktoring şirketinin bu iki şirket arasındaki organik bağı bilmeme ihtimali bulunmadığını, telafisi imkansız zararların doğmaması için müvekkili şirketin karşı taraf ... Maden şirketine vermiş olduğu davaya konu çek hakkında haksız, yasadan kaynaklanan yükümlülüklerine yerine getirmeden çeki elinde iyiniyetli olmaksızın bulunduran ... Faktoring ve diğer davalı ... Firması yönü ile ... Bank AŞ, ... çek seri nolu, 28/01/2026 tarihli, 2.000.000,00-TL bedelli bedelli talebe konu çekin ödenmesinin durdurulması ve icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilerek .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.iş sayılı karar ile verilen ihtiyati tedbir kararının dava süresince (dava kesinleşene karar) devamına, diğer davalı ... Madencilik firması yönünden de ayrıca ihtiyati tedbire karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasında verdiği 23/02/2026 tarihli ara kararında özetle; "Davacı vekilinin taleplerinin KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Davacı vekilinin talebe konu olan çek yönünden davalılar ... Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Madencilik Nakliye Gıda Ve Orman Ürünleri İnşaat Malzemeleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Faktoring Anonim Şirketi'ne ödeme yapılmaması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, ... ... Bankası ... Şubesine ait, ... ... çek seri nolu, 21/02/2026 tarihli, 2.000.000,00 TL bedelli çek bakımından karşı taraf olan ... Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Madencilik Nakliye Gıda Ve Orman Ürünleri İnşaat Malzemeleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... Faktoring Anonim Şirketi'ne, Mahkemememizin ...D.iş sayılı kararı ile alınan teminat mukabilinde İHTİYATİ TEDBİREN ÖDEME YASAĞI KONULMASINA, Ancak talep dışı üçüncü kişiler tarafından çeklerin tahsil amacıyla bankaya sunulması halinde iyi niyetli üçüncü kişilerin korunması ve değişik iş esas dosyasında verilen kararın davalılar dışındaki taraf olmayan kişileri bağlamayacağına, Mahkememizin 2026/106 D.iş sayılı kararı ile teminat alındığından yeniden teminat alınmasına yer olmadığına, 2026/106 D.iş sayılı kararın aynen devamına, Talep eden vekilinin çek hakkında icra takibine konu yapılmaması yönünden talebinin REDDİNE, ancak çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince çek bakımından açılan icra takiplerinin durdurulması talebinin KABULÜNE, 07/02/2026 tarihinden sonra talebe konu ... Katılım Bankası ... Şubesine ait, ... ... çek seri nolu, 21/02/2026 tarihli, 2.000.000,00 TL bedelli çek kapsamında davalılar tarafından yapılacak olan icra takiplerinin durdurulmasına, tedbir kararının D.İş sayılı dosyasında yatırılan teminat mukabilinde DEVAMINA, Davacı vekilinin davaya konu çeke karşılıksızdır şerhi vurulmasının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.
Davalı ... Faktoring A.Ş. vekili 03/03/2026 tarihli itiraz başvuru dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının bulunduğunu, diğer davalı ... Maden ile müvekkili ... Faktoring A.Ş. aleyhindeki huzurdaki davaların ayrılmasına karar verilmesinin yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlamak için isabetli olacağını, davalılar arasında mecburi ve zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi ihtiyari dava arkadaşlığı dahi bulunmadığını, bir an için davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının varlığı kabul edilse dahi her bir davalı yönünden dava konusu ayrı olduğu, davanın ayrılması halinde yargılamanın daha iyi bir şekilde görüleceğinden davaların ayrılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, HMK' nun 390/3 maddesine göre tedbir talep eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak yasal delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, burada sözü edilen ispatın ölçüsünün ise, "yaklaşık ispat" kuralına göre belirleneceğini, yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunun kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmesi gerektiğini, nitekim ihtiyati tedbir kararlarına ilişkin uyuşmazlıkları incelemekte olan Bölge Adliye Mahkemelerinin de ispatı benzer hususlara temas ettiğini, ayrıca geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir kararı verirken asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmemesi gerektiğini, Kanun koyucunun, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir taktir alanı bırakmış ise de, hakimin her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati tedbir kararı verdiğinin kararında belirtilmesi gerektiğini, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının ticari ilişkisi olduğu ... Maden ile faktoring işlemi yapmamış çeki bizzat ... Maden'den almayan dolayısıyla aralarında ilişki bulunmayan müvekkili ... Faktoring A.Ş.'ne husumet yöneltilmesinin mümkün olamayacağını, bu haliyle yaklaşık ispat şartının da gerçekleşmesi mümkün olmayan müvekkili hakkında verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı ... Maden arasında 6361 Sayılı Yasadan veya Sözleşmeden kaynaklanan temlik ilişkisi bulunmadığını, dilekçeleri ekinde sunulan çek suretinden, sözleşmelerden, faturalardan görüleceği üzere davalı ... Maden ile müvekkili arasında faktoring işlemi bulunmadığı gibi bu davalı tarafından müvekkiline herhangi bir alacak temlik edilmediğini, bu bağlamda davacının, davalı ... Maden ile olan ticari ilişki sebebi ile avans olarak verildiğini iddia ettiği 21/02/2026 keşide tarihli 2.000.000,00 TL tutarlı çekte müvekkilinin temlik alacaklısı olmadığını, üstelik tedbire konu çekin avans çeki olup olmadığı incelemeyi gerektirdiğini, müvekkili ... Faktoring A.Ş. ile diğer davalı ... Maden arasında alacakların müvekkili ...'a temlik edildiğine dair herhangi bir delil de bulunmamakla davacı tarafından aksine delil sunulmasının da mümkün olmadığını, davacının aralarında ticari ilişki bulunan ... Maden ile müvekkili ... arasında doğrudan bir ilişki varmışçasına hatalı ve mesnetsiz beyanlarının delili bulunmadığını, davacı ile davalı ... Maden arasındaki hukuki ilişkide müvekkilinin 6361 Sayılı yasa uyarınca temlik alacaklısı olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, yasanın 9/2 fıkrasında belirlendiği şekilde müvekkilinin devir aldığı alacağın varlığını tevsik eden faturayı almış, fatura tutarından fazla işlem yapmadığı dilekçeleri ekinde sunulan faturalar ile sabit olduğunu, alacağın varlığını tevsik eden fatura olmasına karşılık; davacının yapılan faktoring işlemini sanki davalı ... Maden ile yapılmış gibi yanıltıcı beyanlarının kabul edilemeyeceğini, davacının davalı ... Maden ile aralarındaki ticari ilişkiye istinaden bu ticaretten kaynaklı def'ileri müvekkili ...'a karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını, 6361 Sayılı Yasanın 9/3 madde düzenlemesi ile çekin ciro yoluyla faktoring şirketine devri halinde kambiyo senedinden dolayı kendisine başvuran kişi düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle arasında doğrudan doğruya var olan temel ilişkiden kaynaklı def'ileri faktoring şirketine karşı ileri süremeyeceğini, müvekkili açısından usul ve yasaya aykırı ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, ancak ihtiyati tedbir için takdir olunan %15 oranında teminatın da somut olaya uygun düşmediğini, zira HMK m.392 uyarınca teminatın amacının, ihtiyati tedbir nedeniyle karşı tarafın uğrayabileceği muhtemel zararları güvence altına almak olduğunu, somut olayda uygulanan ihtiyati tedbir nedeniyle müvekkilinin ticari işlerinin aksadığını, dava sürecinin uzunluğu ve tedbirin etkileri dikkate alındığında %15 oranındaki teminatın, müvekkilinin uğraması muhtemel zararları karşılamaktan açıkça uzak olduğunu, bu haliyle mevcut teminat miktarının ihtiyati tedbirin müvekkili aleyhine ölçüsüz sonuçlar doğurmasına ve fiilen korumasız kalmasına yol açtığını, müvekkili ... 6361 Sayılı Yasa ve ilgili yönetmelikten kaynaklı şartlar kapsamında, faktoing sözleşmesi imzaladığı, dava dışı ... ile davalı ... Maden arasındaki {Davacı ile davalı ... Maden arasındaki ticari ilişki ve bu ilişki sebebi ile verilmiş çekin müvekkili tarafından temlik alınmadığı} ticari ilişkiyi tevsik eden faturaları almak suretiyle faktoring işlemi yaptığını, çek lehtarı ... Maden ilk ciro ile dava dışı ...'e ciro ettiği bu şirkette ikinci ciro ile çeki müvekkili ... Faktoring'e ciro ettiğini, bu kapsamda 6361 Sayılı yasanın 9.3 maddesi uyarınca davacının sözleşmeden kaynaklanan def'ileri müvekkiline karşı ileri sürmesine yasal olanak bulunmadığından, dava dilekçesi ile kararın tebliği halinde ek beyanda bulunmak haklarını saklı tutarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İlk derece mahkemesince 08/04/2026 tarihli duruşma ile itirazın reddine karar verilmiş ve akabinde verilen 08/04/2026 tarihli ara kararında özetle; "İlgili yasa hükümleri, emsal nitelikteki yüksek Mahkeme kararları ve Mahkememiz dosyası bir bütün olarak değerlendirildiğinde, çekin kambiyo vasfında bulunduğu, sebepten mücerret ilkesine sahip olduğu, yine bu kapsamda da karşı taraf ... Faktoring A.Ş.'nin talep edenin talep dilekçesi ve ekleri kapsamındaki mal satış sözleşmesine taraf olmadığı, ancak şirketin faktoring şirketi olması nedeniyle bu hususunun değerlendirilmesi gerektiği, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 687. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; faktoring işleminin taraflarından olan kambiyo borçluları hakkında alacağın temliki hükümlerinin uygulanacağı, bu suretle de faktoring işleminin tarafına karşı ileri sürülebilen şahsi defilerin faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceğinden ve talep dilekçesi ve ekindeki belgeler kapsamında davalı ... Faktoring A.Ş. yönünden ihtiyati tedbir için yaklaşık koşulun bulunduğu, bu aşamada kesin bir ispatın aranmayacağı anlaşılmakla mahkememizce verilen tedbir kararının yerinde olduğu kanaatine varıldığından itiraz edenin ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle mahkemenin 23/02/2026 tarihli ara kararına karşı davalı ... Faktoring A.Ş. tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
Davalı ... Faktoring A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin, 08.04.2026 tarihli ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya bakmakla yetkili mahkemenin müvekkilinin ikametine göre İstanbul/ Çağlayan Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bunun yanında, davacının ticari ilişkisi bulunan lehine çek keşide ettiği ... Maden ise ... / ... ilinde ikamet ettiğinden ... Asliye Ticaret Mahkemesi yerine yetkisiz ... Asliye Ticaret Mahkemesinden istenilen talebin reddi yerine kabulüne karar verilmesi nedeniyle mezkur kararın kaldırılması gerektiğini, davalılar arasında mecburi ve zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi ihtiyari dava arkadaşlığı dahi bulunmadığını, davalar ayrılmadan ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesi nedeniyle de mezkur kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı ... Maden arasında 6361 sayılı yasadan veya sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir temlik ilişkisi bulunmadığını, davacının, davalı ... Maden ile arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklı müvekkilinin 6361 Sayılı yasa uyarınca temlik alacaklısı olduğu yönünde değerlendirme yapılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve itirazlarının reddinin hatalı olduğunu, 6361 sayılı yasanın 9/2 fıkrasında belirlendiği şekilde müvekkilinin devir aldığı alacağın varlığını tevsik eden faturayı aldığını, fatura tutarından fazla işlem yapmadığı dosyaya sunulan faturalar ile sabit olduğunu, davacının davalı ... Maden ile aralarındaki ticari ilişkiye istinaden bu ticaretten kaynaklı def'ileri müvekkili ...'a karşı ileri sürmesi ve böylece ihtiyati tedbir talebi ile buna muvafık karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6361 Sayılı Yasanın 9/3 madde düzenlemesi ile çekin ciro yoluyla faktoring şirketine devri halinde kambiyo senedinden dolayı kendisine başvuran kişi düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle arasında doğrudan doğruya var olan temel ilişkiden kaynaklı def'ileri faktoring şirketine karşı ileri süremeyeceğini, ihtiyati tedbire konu çekin müvekkili ...' a davacının ticari ilişkide bulunduğu şirket tarafından değil ayrı bir tüzel kişiliğe sahip şirket ( ... Maden) tarafından geçtiğini, hal böyle olunca davacının diğer davalı ile aralarındaki şahsi defileri müvekkiline karşı ileri sürmesine ve buna dayanarak ihtiyati tedbir istenmesine olanak bulunmadığını, yaklaşık ispatın oluşmadığını, ayrıca geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir kararı verirken asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmemesi gerektiğini, müvekkili faktoring şirketinin, senedi iktisap ederken borçlunun zararına bilerek hareket ettiği (TTK m. 683/1) yönünde dosyada hiçbir yaklaşık ispat delili (HMK m. 390/3) bulunmadığını, tedbir kararında %15 teminat yatırılmasının, faktoring işleminin doğasına aykırı şekilde kambiyo senedinin tedavül kabiliyetini durdurduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının geçici hukukî koruma talebinin (kısmen) kabulüne dair karara karşı yapılan itirazın reddine yönelik ara kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı, somut olayda ihtiyatî tedbirin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacının, davayı kazanması halinde, dava konusu mal ve hakka kavuşmasını daha dava sırasında (hatta davadan önce) güvence altına almaya yarayan tedbirlere ihtiyatî tedbir denir (Baki Kuru, Medenî Usûl Hukuku El Kitabı, C. II, Ankara 2020, s. 1263).
Geçici hukuki koruma türlerinin başında gelen İhtiyati Tedbir genel olarak 6100 sayılı HMK’nın 389. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. HMK'nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 390. maddesinde ihtiyati tedbir talebi, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir.
HMK'nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklanmıştır. Ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. Yine aynı Yasa'nın 390/3. maddesinde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu koşulu aranmıştır.
İhtiyati tedbirler, geçici hukuki koruma niteliğinde olup esasın varlığına karine oluşturmazlar. Bu nedenle mevcut durumda bir değişiklik olduğu takdirde hakim edindiği kanaate göre kararı da değiştirebilir. Kural olarak bir davada tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların ispatı için tahkikat yapılması ve delillerin toplanması gerekir. Hakim tüm delilleri inceleyip değerlendikten ve tam bir karara ulaştıktan sonra nihai kararını verir. Bu husus asıl davanın kabulü için geçerli olup, bu nedenle tam ispat aranır. İhtiyati tedbirlerde ise tam değil yaklaşık ispatın yeterli olacağı HMK'nın 390/3. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre ihtiyati tedbire karar verebilmek için iddia olunan vakıanın subutu yönünde gerçeğe yakın bir ispatın başarılması yeterlidir.
Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri, ispat ölçüsüdür. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Oysa, 6100 sayılı HMK m. 390(3) hükmünde, ihtiyati tedbire karar verebilmek için yaklaşık ispat gerekli ve yeterli görülmüştür. Madde gerekçesinde ise, HMK m. 390(3) hükmündeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.
Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
Öncelikle davalı ... Faktoring vekili yetki yönünden de tedbire itiraz etmiş ise de; tedbire konu çek incelendiğinde, çekte muhatap bankanın ... ... Bankası A.Ş. ... şubesi olduğu ve dolayısıyla da ilk derece mahkemesinin eldeki talep yönünden yetkili olduğu (Bknz. Yargıtay (Kapatılan)19. H.D.'nin 24.05.2012 Tarih ve 2012/2760 Esas-2012/8741 Karar sayılı ilamı) anlaşıldığından, davalı yanın yetkiye ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Tedbire konu çekin dosyada mevcut ön sureti incelendiğinde; ... ... seri nolu, 2.000.000,00TL bedelli, tanzim tarihinin 21/02/2026, keşidecinin davacı ...Maden Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve de lehdarın da davalı ... Mad.İşl.San.Tic.Ltd.Şti. olduğu anlaşılmaktadır.
Yine dosya ve taraf beyanlarından anlaşıldığı üzere çekin lehdar tarafından davalı ... Madencilik ...Tic.Ltd.Şti' ye ciro edildiği ve de mezkur şirketçe de davalı ... Faktoring A.Ş.' ye temlik edildiği değerlendirilmiştir.
Davaya konu çekin, faktoring ve alacağın temlik sözleşmesi ile temlik alındığı iddia edilmiş olup, faktoring sözleşmesi alacağın temliki hükümlerini de bünyesinde barındıran karma nitelikli atipik bir sözleşme türüdür. Bu sebeple faktoring ilişkilerinde borçlu alacaklıya karşı ileri sürülebileceği def'ileri TBK.'nın 188/1 maddesi hükmü uyarınca temlik alan durumundaki faktoring şirketine karşı da ileri sürülebilir. (bkz.Yargıtay 19. HD. 18/02/2019 tarihli 2017/3650 E. ve 2019/908 K sayılı kararı, Yargıtay 11. HD 01/10/2020 tarihli 2020/4686 E. 3742 K. sayılı kararı )
Dava konusu olayda; davalı şirketler ... Mad.İşl.San.Tic.Ltd.Şti. ve davalı ... Madencilik ...Tic.Ltd.Şti' nin organik bağ içerisinde bulundukları, çekin bedelsiz olduğu hususlarının ileri sürüldüğü, davalı faktoring şirketi bakımından da varsa fatura konusu malın fiktif olup olmadığı hususlarının yargılama neticesinde anlaşılacak olmakla birlikte, davacı keşidecinin lehtara ve dosya kapsamına göre cirantaya karşı ileri sürebileceği bedelsizlik def'ini davalı faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği, değişik iş dosyası ve tüm dosya kapsamı itibari ile yaklaşık ispatın ve bu kapsamda ihtiyati tedbir şartlarının sağlandığı, davacının telafisi güç zararlara uğrama ihtimalinin bulunduğu gözetildiğinde; istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... Faktoring vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında verilen 08/04/2026 tarihli ara karara karşı davalı ... Faktoring A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı ... Faktoring A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.09/07/2026
...
Başkan...
Üye...
Üye...
Katip...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.