İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen markaya tecavüzün tespiti ve durdurulması davasında, delillerin yok edilme riskine karşı davalıya tebligatsız keşif ve bilirkişi incelemesiyle taklit ürün satışının tespit edilmesi.
Özet: Davacı, davalının işyerinde tescilli markasına tecavüz eden taklit ürünler, özellikle çoraplar, sattığı iddiasıyla, delillerin yok edilmesini engellemek amacıyla karşı tarafa tebligat yapılmaksızın hukukçu marka vekili eşliğinde yapılan keşifle tecavüzün tespitini, ihlalin durdurulmasını ve taklit ürünlere el konulmasını talep etmiş; bilirkişi raporunda ise davalıya ait işletmede davacı markasına benzer, iltibas yaratacak düzeyde taklit çorapların satışa sunulduğu belirlenmiştir.

T.C.
İSTANBUL3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO:2025/172 KARAR NO :2026/146DAVA:MARKAYA TECAVÜZÜN TESPİTİ, DURDURULMASIDAVA TARİHİ;23/09/2025KARAR TARİHİ:09/07/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüzün Tespiti, Durdurulması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalıya ait "... Mah. ... Sk. No:4/1 ... Bu karşısı .../İSTANBUL" adresinde yer alan "... - ... ...” ticaret unvanlı ve tabelalı işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını, davalıya ait işletmede yapılacak keşifte müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitini, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; bu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitini, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin keşif sonrasında düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesini, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasını, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasını, açıkladıkları nedenlerle davalı taraf müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden ürünleri satışa sunmakta ve ticari amaçla elde bulundurduğunu, davalı tarafa ait işletmeden satın alınan ve dava dilekçesi ekinde sunulan bir adet ürün dışında; müvekkilinin marka haklarını ihlal eden çok sayıda ürün davalıya ait işletmede satışa sunulmakta ve ticari amaçla elde bulundurulduğunu, bilirkişi eşliğinde yapılacak keşif öncesinde çıkarılacak bir tebligat ile davalı tarafın işbu davadan haberdar olması durumunda; bahse konu deliller kuvvetle muhtemel ortadan kaldırılacak veya yok edileceğini, 6100 sayılı HMK madde 403 uyarınca; “Talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hâllerde, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın da delil tespiti yapılabilir.” dolayısıyla işin mahiyeti gereği, tespiti talep edilen delillerin değiştirilmesi ve/veya yok edilmesi ihtimali bulunduğundan, aleyhine delil tespiti istenen davalıya tebligat gönderilmeksizin davalıya ait işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını ve delillerin tespitini, davanın kabulünü, davanın mahiyeti gereği davalıya tebligat gönderilmeksizin; davalıya ait "... Mah. ... Sk. No:4/1 ... Bu karşısı .../İSTANBUL" adresinde yer alan "... - ... ...” ticaret unvanlı ve tabelalı işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde; müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitini, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, satış otomasyon ve barkod sistemlerinin incelenmesine, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesini, müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasını, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca müvekkilinin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasını, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasını, vekâlet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak cevap vermediği anlaşılmıştır. TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 18/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Dosya kapsamında iddia, delil, davalı adresi ve TÜRKPATENT nezdinde yapılan incelemeler sonucunda: Davacıya ait ve marka sicil inceleme kısmında verilen ... asli ibareli markalarının, dava konusu nice ... “çoraplar” emtiasında tescilli olduğu, koruma sürelerinin devam ettiği, davalıya ait “... Mh. ... Sk. No:4/1 .../İSTANBUL” adresindeki ... ... tabelalı işyeri sahibini ... olduğu, ... Vergi Dairesine ... Vergi Kimlik Numarasıyla bağlı mükellef olduğu, dava konusu adreste yapılan incelemelerde, davacı tarafa ait ve marka sicil inceleme kısmında verilen ... asli ibareli marka iltibas yaratacak düzeyde benzer, ... şeklinde satışa arz 2 çift çorap tespit edildiği, tüm incelemeler sonucunda; davacı ve davalı marka kullanımlarının yüksek derecede benzer olduğu, aynı ürünlerde kullanıldıkları, aynı alıcı kitlesine hitap ettikleri, aynı ihtiyaçları karşıladıkları, davalı markasının, davacının tescilli markalarının kapsamında nice ... “çoraplar” olduğu, bu haliyle markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu, nihai tüketiciler nezdinde gerek malların, gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve malların aynı işletmeden verildiği yönünde çağrışım yapabileceği veya malları sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri(üretim veya satış lisansı) bunun da karıştırılma ihtimali yaratacağı nedenleriyle, davalı tarafından gerçekleştirilen fiillerin, davacı taraf markalarının tescilinden doğan haklarına ihlal niteliği taşıdığı sonucuna ulaşıldığı, nihai takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava: Davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK'nın 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 149/1-c hükmü uyarınca marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, 149/1-d hükmü uyarınca marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına ilişkindir.Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanımamacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." Marka: Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır. Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur. SMK, TPMK kayıtları ile bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde mahkememizce itibar edilen 18/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; dosya kapsamında iddia, delil, davalı adresi ve TÜRKPATENT nezdinde yapılan incelemeler sonucunda: davacıya ait ve marka sicil inceleme kısmında verilen ... asli ibareli markaların, dava konusu nice ... “çoraplar” emtiasında tescilli olduğu, koruma sürelerinin devam ettiği, davalıya ait “... Mh. ... Sk. No:4/1 .../İSTANBUL” adresindeki ... ... tabelalı işyeri sahibinin ... olduğu, ... Vergi Dairesine ... Vergi Kimlik Numarasıyla bağlı mükellef olduğu, dava konusu adreste yapılan incelemelerde, davacı tarafa ait ve marka sicil inceleme kısmında verilen ... asli ibareli marka iltibas yaratacak düzeyde benzer, ... şeklinde satışa arz 2 çift çorap tespit edildiği, tüm incelemeler sonucunda; davacı ve davalı marka kullanımlarının yüksek derecede benzer olduğu, aynı ürünlerde kullanıldıkları, aynı alıcı kitlesine hitap ettikleri, aynı ihtiyaçları karşıladıkları, davalı markasının, davacının tescilli markalarının kapsamında nice ... “çoraplar” olduğu, bu haliyle markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu, nihai tüketiciler nezdinde gerek malların, gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve malların aynı işletmeden verildiği yönünde çağrışım yapabileceği veya malları sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri(üretim veya satış lisansı) bunun da karıştırılma ihtimali yaratacağı nedenleriyle, davalı tarafından gerçekleştirilen fiillerin, davacı taraf markalarının tescilinden doğan haklarına ihlal niteliği taşıdığı kanaatine varılarak davanın kabulüne dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-DAVANIN KABULÜ İLE; -Davalının, davacıya ait ... markası yönünden marka hakkına tecavüzde bulunduğunun tespitine, ihlalin durdurulmasına, -Marka hakkına tecavüzün mevcudiyetini ve tecavüz konusu ürünlerin tespitini ihtiva eden 18/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen ürünlere masrafı davalıya ait olmak üzere el konulmasına, 18/11/2025 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına,2-Alınması gereken 732,00 TL ilam harcından 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile eksik 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazine irad kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan; 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 355,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 9.585,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,Dair davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır