Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde özel sigorta sözleşmesinden kaynaklı trafik kazası sonrası araç değer kaybı ve mahrumiyet bedeli tazminatı ile temerrüt faizi talepli dava.
Özet: Bu hukuki belge, park halindeki aracına davalı sürücünün kusurlu eylemiyle çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası geçiren davacının, aracında oluşan değer kaybı ve onarım sürecinde aracı kullanamamaktan kaynaklanan mahrumiyet bedeli zararlarının tazmini talebiyle açtığı davayı özetlemektedir. Davacı, davalı sigorta şirketinin yasal başvuru sonrası temerrüde düştüğünü, sürücünün ise kaza tarihinden itibaren temerrüde düştüğünü iddia ederek, tespit edilecek zararların sigorta poliçe limiti dahilinde sigorta şirketinden ve bakiye zararlar ile mahrumiyet bedelinin sürücüden, ilgili temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek faizleriyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; 09.06.2025 tarihinde müvekkilinin adına kayıtlı ... plakalı araç ... Mahallesi ... Sokak da park halinde bulunduğunu, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracının park halinde bulunan müvekkilinin aracına geri geri gelerek çarpması üzerine maddi hasarlı bir trafik kazasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen bu kazanın davalı sürücünün trafik kurallarını ihlal etmesi neticesinde vuku bulduğunu, davalı sürücünün trafik kurallarını ihlal ettiği aşikar olduğunu, somut olayda da kazanın tüm sorumluluğu davalı sürücü'ye ait olduğunu ve müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı sürücünün tam kusurlu eylemi neticesinde, müvekkilinin özenle kullandığı ... plakalı aracında ciddi boyutlarda maddi hasar meydana geldiğini, aracın kaporta, mekanik ve elektronik aksamlarında önemli zararlar oluştuğunu, bu durumun aracın hem estetik görünümünü hem de teknik bütünlüğünü olumsuz etkilediğini, kazanın ardından aracın, yetkili servise çekilerek onarım sürecine alındığını, ancak, yapılan kapsamlı onarımlara rağmen, aracın kaza öncesindeki orijinal durumu ve piyasa değeri geri getirilemediğini, kaza geçirmemiş emsallerine göre aracın ikinci el piyasa değeri belirgin bir şekilde düştüğünü, bu durumun aracın tramer kayıtlarına işlenen hasar kaydı ile daha da pekiştiğini, araçta meydana gelen bu reel değer kaybı, müvekkili açısından telafisi gereken önemli bir maddi zarar olduğunu, Yargıtay içtihatları ve yerleşik mahkeme kararları da bu yönde olduğunu, müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı zararı, yapılacak bilirkişi incelemesi ile net olarak tespit edileceğini, müvekkilinin davalının kusurlu eylemi sonucu meydana gelen kaza nedeniyle aracını uzun bir süre kullanamadığını, aracın hasarın boyutuna bağlı olarak makul bir süre boyunca serviste onarımda kaldığını, bu süre zarfında müvekkilinin günlük ulaşım ihtiyaçlarını karşılamak, işine gidip gelmek ve sosyal yaşantısını sürdürmek için alternatif ulaşım yöntemlerine başvurmak zorunda kaldığını veya bu imkanlardan mahrum kaldığını, aracın yokluğu, müvekkilinin yaşam düzenini aksattığını ve ek külfetlere yol açtığını, müvekkilinin KTK'nın 97. maddesi gereğince, zararının tazmini amacıyla davalı ... Sigorta Anonim Şirketine 08.10.2025 tarihinde usulüne uygun olarak başvuruda bulunduğunu, ancak davalı sigorta şirketinin yasal süre içerisinde müvekkilinin zararını tam ve eksiksiz olarak karşılamadığını, bu nedenle, davalı sigorta şirketi açısından KTK'nın 99. maddesi uyarınca başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüt durumu oluştuğunu, kullanıcı tarafından belirtilen 21.10.2025 tarihi, sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarih olarak kabul edilerek faiz talebinde bulunulduğunu, davalı araç maliki ile araç işleteni ise haksız fiilin gerçekleştiği kaza tarihi olan 09.06.2025 tarihinden itibaren temerrüde düştüğünü, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK 107 gereği dava değerinin tam olarak belirlenmesinden itibaren ileride arttırılmak üzere davanın kabulüne, 100,00TL araç değer kaybı tazminatının davalı ... Sigorta A.ş. Yönünden 21.10.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 09.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsili ile müvekkile ödenmesine, 100,00TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının, kaza tarihi olan 09.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanununun 91.maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası uyarınca sigortalısının kusuru ile 3.şahıslara verdiği zararı, poliçe teminat limite ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespitinin zaruri nitelikte olduğunu, hem adli tıp trafik ihtisas dairesinden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, km kullanılmışlık değeri, hasar büyüklüğü tablosu ve rayiç değer grubu gibi teknik veriler kullanılarak değer kaybı hesaplanması gerektiğini, aracın geçmiş hasar kaydı sorgulanarak değer kaybı oluşup oluşmadığı incelenmesi gerektiğini, davaya konu aracın geçmiş tramer kaydı göz önüne alındığında daha önce hasar alan kısımlar için değer kaybı değerlendirilmesi yapılamayacağının açık olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretine ilişkin masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 09/06/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin davalılardan tazminine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
UYAP üzerinden 09/06/2025 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Şirketine dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 19/12//2025 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisi ve sigorta uzmanı bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 02/04/2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle; 1-Dava konusu trafik kazasında; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 (Yüzde Yüz)kusurlu olduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'nin kusurunun bulunmadığı, dava konusu ... Plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 5.000,00 TL olarak hesaplandığı, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, :... numaralı ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, davalı ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğu, dava konusu ... Plakalı aracın onarımdan kaynaklanan araç mahrumiyeti süresinin 6 gün, günlük araç kirasının 900,00 TL olup toplam araç mahrumiyeti tutarının 5.400,00 TL olarak tespit edildiği, 1.028,21 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 4.371,79 TL olacağı, bu tutardan da poliçe teminatlarında olmadığından davalı ...'ın sorumluluğu bulunduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 25/04/2026 tarihli dava değer artırım dilekçesinden özetle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, araç mahrumiyet bedeli olan 4.371,79 TL'nin kaza tarihi (temerrüt tarihi) olan 09.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, değer kaybı tazminatı olan 5.000 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden 21.10.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 09.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tazminine ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı ve sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan (değer kaybı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... - ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerekir.
Davacı davalıdan araç mahrumiyet zararını istemiştir. Talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı tarafın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu değerlendirilerek yapılan hesaplama uyarınca değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının aşağıdaki hüküm uyarınca tazminine dair karar vermek gerekmiştir. Davalı sigorta şirketi yönünden limit dahilinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı ZMMS sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 21/10/2025 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ İLE;
(a)- Davacının 09/06/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 5.000,00- TL değer kaybı maddi zararının; DAVALI ... SİGORTA ŞİRKETİ'nden (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 21/10/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) ile DAVALI ...'dan kaza tarihi olan 09/06/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
(b)- Davacının 09/06/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 4.371,79 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının, DAVALI ...'dan kaza tarihi olan 09/06/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40-TL peşin harç ve 156,63 TL tamamlama harcından mahsubu ile fazla alınan 40,03-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvuru harcı, 732,00-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.347,40-‬TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (5.000,00/9.371,79) oranına isabet eden 718,86-TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalının tamamından sorumlu olduğuna,)
5-Davacı tarafından karşılanan 1.328,70-TL posta ve tebligat gideri, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 9.416,20-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (5.000,00/9.371,79) oranına isabet eden 5.023,69-TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalının tamamından sorumlu olduğuna,)
6-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 9.371,79-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (5.000,00/9.371,79) oranına isabet eden 5.000,00-TL'den diğer davalı ile müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalının tamamından sorumlu olduğuna,)
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 04/06/2026
Katip Hakim