Yargıtay, bilinen son adrese tebligat yapılmadan doğrudan MERNİS adresine yapılan tebligatın usulsüzlüğünü tespit ederek dosyanın iadesine hükmetti.
Özet: Bu hukuki karar, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarına ilişkin istinaf başvurularının temyizi sürecinde, gerekçeli karar ve temyiz dilekçelerinin katılana tebligatında 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. maddesindeki bilinen en son adres ve ardından adres kayıt sistemi adresine tebligat yöntemine uyulmaması nedeniyle usulsüzlük tespit etmiş; bu sebeple katılana usulüne uygun yeniden tebligat yapılmasını, temyiz etmesi halinde yeni temyiz dilekçesinin dosyaya eklenerek ek tebliğname düzenlenmesini ve dosyanın mahkemesine geri gönderilmesini hükmetmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/964 E.  ,  2026/6784 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1004 E., 2023/1342 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 13.10.2023 tarihli ve 2023/1004 Esas, 2023/1342 Karar sayılı kararın sanık ... ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, yokluğunda verilen kararın, katılanın MERNIS adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca muhtara yapılmasına ilişkin tebliğ işleminin usulüne uygun olmaması karşısında; gerekçeli kararın ve temyiz dilekçelerinin katılana usulüne uygun olarak (Öncelikle bilinen en son adresine tebliğ yapılması, bu adreste tebligat yapılamaması hâlinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliği ile buna ilişkin belge ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemi hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.