İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, taşıt kredisi borcu ödenmesine rağmen kaldırılmayan araç rehninin fekki davasında, bankanın müteselsil kefalet ve genel kredi sözleşmesi hükmüne dayalı istinaf başvurusunu değerlendiriyor.
Özet: Bir şirket, taşıt kredisi borcunu ödemesine rağmen bankanın araç üzerindeki rehin şerhini kaldırmaması üzerine açtığı davada, bankanın şirketin bir grup kredi sözleşmesi kapsamında müteselsil kefil olduğunu ve gruptaki başka bir şirketin bankaya borcu bulunduğunu bu nedenle rehnin kaldırılamayacağını savunmasına rağmen, ilk derece mahkemesi ödenen kredi borcu ve bankanın iddialarını ispatlayamaması gerekçeleriyle rehnin kaldırılmasına hükmetmiş olup, davalı banka bu kararı grup sözleşmesinin ilgili maddesi ve borçlu grubun mevcudiyetini ileri sürerek istinaf etmiştir.

T.C.İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2023/1756 KARAR NO : 2026/1006T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 28/12/2020 (Dava) - 09/03/2023 (Karar) NUMARASI : 2020/728 Esas - 2023/143 KararDAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))BAM KARAR TARİHİ : 04/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 04/06/2026 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2023 tarih ve 2020/728 Esas - 2023/143 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil .... Şti.'nin ... A.Ş. ...Şubesinden taşıt kredisi kullanarak .... marka, ... model ... plakalı aracı satın aldığı, davalı banka tarafından kredi borcu için araç üzerinde rehin tesis edildiği, kredi borcunun geri ödemesi 2017 Mart ayında sona erdiği, araç kaydı üzerinde tesis edilen rehnin kaldırılması işlemleri için gereğinin yapılmasını talep etmelerine karşın, bankanın rehnin kaldırılması için gerekli işlemleri yapmadığı, taleplerinin 18/03/2019 tarihli yazıyla tekrar iletildiği, banka tarafından cevap verilmediği ve halen rehin kaldırma yazısının Trafik Tescil Müdürlüğü'ne iletilmediği, bu hususta uzlaşma sağlanması maksadıyla arabuluculuk bürosuna başvurulduğu ancak davalı banka ile uzlaşma sağlanamadığı, taşıt kredisi borcu ödendiği halde araç üzerindeki rehnin kaldırılmamış olması nedeniyle müvekkil şirketin zararının olduğunu ileri sürerek, müvekkili şirkete ait .... plaka sayılı aracın trafik sicil kaydı üzerindeki rehin şerhinin kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 27/03/2012 tarihinde dava dışı .....A.Ş.,.....Şti., ....A.Ş., ve davacı şirket olan ..... Şti. şirketler grubu olarak birlikte hareket ederek "müşterek borçlu, müteselsil kefil" sıfatıyla "genel kredi sözleşmesi" imzaladıkları, birbirlerine, "genel kredi sözleşmesi" ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan şirketlerden birinin borçlu olması durumunda, diğer kefil şirketin teminatının bulunması halinde bu teminatın iadesinin veya kaldırılmasının (iş davada rehin) mümkün olamayacağının açık olduğu, Genel Kredi Sözleşmesine, müteselsil kefil sıfatıyla birlikte imza atan şirketlerden .... A.Ş.'nin, müvekkil bankaya 88.247,04-TL nakdi ve gayrinakdi borcu bulunduğu, bu sebeple, ...nin bu borcu ödenmediğinden, müteselsil kefil davacının bankaya vermiş olduğu rehin teminatının fekkinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İlk derece mahkemesince; "... grup genel kredi sözleşmesinin tüm sayfalarının ibraz edilmediği, kredi tahsilat planı 376237-147 proje numarası ile 28.03.2014 tarihinde kullandırılan 48.850 TL tutarındaki 36 ay vadeli kredi ile ilgili ödeme planına göre taksitli kredinin taksitlerinin tamamının tahsil edildiği, davalı bankaca herhangi bir başka alacağı bulunduğuna dair belge ibraz edilmediği, kredi kapsamında ayrı bir taşıt kredisi sözleşmesi olmadığı, kredi tahsilat planında taşıt kredisi ibaresinin de yer almadığı, imzalanan araç rehin sözleşmesinde rehin süresinin süresiz olarak belirlendiği ve sözleşmenin maddeleri dikkate alındığında araç rehin işleminin sadece 376237-147 proje kapsamında alınmadığı, 376237-147 proje kapsamında borç bilgisinin de bulunmadığı, tüm kredinin tahsil edildiği, başka delil de sunulmadığı, borcun hukuken son bulduğu..." gerekçesiyle davanın KABULÜ ile, davacı şirkete ait .... plaka sayılı araç trafik sicil kaydı üzerindeki rehin şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirket ile dava dışı ....A.Ş..... Şti.,... A.Ş. ile birlikte 27/03/2012 tarihinde müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla grup genel kredi sözleşmesi imzaladıklarını, birbirlerine, "grup genel kredi sözleşmesi" ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan şirketlerden birinin borçlu olması durumunda, diğer kefil şirketin teminatının bulunması halinde bu teminatın iadesinin veya kaldırılmasının (iş davada rehin) mümkün olamayacağı işbu sözleşmenin 17. maddesinde açıkça belirtildiğini, Genel Kredi Sözleşmesine, müteselsil kefil sıfatıyla birlikte imza atan şirketlerden ....A.Ş.'nin, müvekkili bankaya 88.247,04-TL nakdi ve gayrinakdi borcu bulunduğunu, bu sebeple,...inin bu borcu ödenmediğinden, müteselsil kefil davacının bankaya vermiş olduğu rehin teminatının fekki yasa ve sözleşme gereği mümkün olmadığını, 26/11/2021 tarihli bilirkişi kök raporunda, davacı ....Şti'nin 27/03/2012 tarihli grup genel kredi sözleşmesi dayanak yapılarak 28/03/2014 de kredi kullandığı, araç üzerine rehin tesis edildiğini, ancak ayrı bir taşıt kredi sözleşmesi olmadığı ve kredinin niteliğinin taşıt kredisi olduğu belirtilmedi gözönüne alındığında, araç rehninin kaldırılmamasının usul ve yasaya uygun olduğunun belirtildiğini, bilirkişinin, ek raporunda da aynı beyanları tekrarladığını, ilaveten rehin işleminin 376237-147 proje kapsamında alınmadığı ve kredi tahsilat planında taşıt kredisi ibaresinin bulunmadığı hususunu belirtildiğini, yerel mahkemece, davacı taraf itirazları üzerine tekrar ek rapor istemiş, bilirkişi 26/01/2023 tarihli 2.Ek Raporunda da aynı beyanları tekrarlamış, müvekkil bankanın taraflar arasına imzalanan sözleşme maddelerine atıflar yaparak bankacılık usul ve uygulamaları çerçevesinde rehnin kaldırılmamasının doğru olduğu beyanlarını yinelediğini, mahkemece bu 3 rapora, sözleşmeye ve kanuna rağmen, grup genel kredi sözleşmesini hiçe sayarak rehnin kaldırılmasına karar verdiğini, ancak alınan kredinin taşıt kredisi olmadığı, ayrı bir taşıt kredi sözleşmesinin bulunmadığını, kredinin grup genel kredi sözleşmesi gereği verildiğini, sözleşme imzacısı bir şirketin borcunun bulunması halinde bu borcun tüm imzacı şirketleri bağladığı hususları apaçık ortadayken verilen kararın hem sözleşmeye hem de kanuna aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacının davalı banka nezdinde kullandığı taşıt kredisinin ödendiği gerekçesiyle araç üzerindeki rehnin kaldırılması istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup; hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan asıl ve ek bilirkişi raporlarının somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacı şirket her ne kadar grup sözleşmesi uyarınca diğer şirketlerinin borçlarından kefil sıfatıyla sorumlu olsa da davalı tarafça sadece diğer şirketlere ait 102..702,52 TL grup riskinin devam ettiğinin belirtildiği ancak bu alacağa yönelik mahkemece de talep edilmesine karşın herhangi bir belge ibraz etmediği, bu hususun alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği, davaya konu rehnin kurulmasına esas taşıt kredisine ilişkin borcun tamamının ise ödendiği, bu durumda mahkemece rehnin kaldıırlmasına yönelik verilen kararın doğru olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/728 Esas - 2023/143 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 3.531,76 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 882,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.648,82 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/06/2026