Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, gece vakti hırsızlık tespiti tartışması ve sanık müdafiinin itirazları Yargıtayca reddedilerek hüküm onanmıştır.
Özet: Hırsızlık suçundan sanık müdafiinin zorunlu müdafiilik eksikliği, uzlaşma imkanı tanınmaması, eksik inceleme, ceza miktarı ve beraat talepleriyle temyiz ettiği davada, istinaf mahkemesinin suçun gece vakti işlenmesiyle ilgili kamera saati güncelliği şüphesini yeterince araştırmadan gece vakti artırımını uygulamamasını eksik bulan ancak sanık aleyhine temyiz bulunmadığından bunu bozma sebebi yapmayan mahkeme, müdafiinin diğer temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının hukuka uygun olduğunu ve istinaf kararının esas yönünden reddi ile onanmasına karar vermiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/3068 E.  ,  2026/6769 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/3723 E., 2023/4440 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi mahkûmiyet kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adiye Mahkemesince sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "zorunlu müdafiilik kapsamına olan atılı suça ilişkin müdafiisiz yapılan işlem ve tasarrufların geçersiz olduğuna, tarafların uzlaşması için sanığa imkan tanınmadan karar verildiğine, eksik ve hatalı inceleme yapıldığına, suça konu malın değerinin azlığı ve sanığın samimi ikrarı gözetilmeden ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşıldığına, sanığın öncelikle beraatine karar verilmesi aksi hâlde lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya arasında bulunan 12.04.2017 tarihli CD İnceleme Çözüm ve Tespit Tutanağı uyarınca suç saatinin 05:26 olarak görüldüğü, UYAP'tan alınan çizelgeye göre suç tarihinde gece vaktinin yaz saati uygulamasına göre saat 05:43'te sona erdiği, anılan tutanak içeriğinde kamera saatinin güncel olup olmadığına yönelik bir tespit bulunmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirme ile suç saatine yönelik bir şüphe hasıl olduğunun belirtilerek sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığı belirtilmiş ise de, tutanakta belirtilen kamera saatinin güncel olup olmadığının tutanağı düzenleyen kolluk görevlilerinden sorulması ve güvenlik kamerasının ait olduğu yerden araştırılması suretiyle şüphenin bertaraf edilerek buna göre suçun gece vakti işlendiğinin tespiti halinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesi gereğince verilen cezada artırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.