Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçuna ilişkin istinaf kararını hukuka uygun bularak savcının temyiz başvurusunu esastan reddetmiştir.
Özet: Yargıtay, hırsızlık suçuyla ilgili olarak bölge adliye mahkemesinin sanık hakkındaki düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını tespit etmiştir. Cumhuriyet savcısının sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediği ve beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğu yönündeki temyiz istemi incelenmiş, ancak yerinde görülmemiştir. Bu nedenle Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin hukuka uygun olan kararına yönelik temyiz istemini esastan reddederek hükmü onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/3033 E.  ,  2026/6763 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/3172 E., 2023/4395 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, "sanıkla aralarında bir husumet bulunduğuna dair iddia ileri sürülmeyen tanık beyanları uyarınca sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediğinin sabit olduğuna, sanığın istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken duruşma da açılmadan sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.