Sınır Mayınlı Bölgede Tel Örgüsü Deforme Alanda Yaralanan 14 Yaşındaki Çobanın Tazminat Davasında İdarenin Hizmet Kusuru ve Sorumluluğu
Özet: Türkiye-Suriye sınırındaki mayınlı alana giren 14 yaşındaki çobanın, eline aldığı cismin patlaması sonucu körlük, duyma kaybı ve uzuv kayıpları gibi ağır yaralar alması üzerine, ilk derece mahkemesi, idarenin askeri yasak bölgedeki güvenlik tedbirlerinin yetersizliği, tel örgünün deforme oluşu ve çocuk yaştaki mağdurun korunmasındaki ihmali nedeniyle hizmet kusuru bulunduğuna karar vererek, %100 iş gücü kaybına uğrayan çocuğa ve ailesine 15.733.176 TL maddi ve manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2025/2072 E.  ,  2025/6207 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/2072
Karar No : 2025/6207
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
DİĞER DAVALI : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ..., ... ve
...'a velayeten,
kendilerine asaleten ... ve
...
2- ...
3- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılardan ...'ın 03/09/2019 tarihinde Mardin ili, ... ilçesi'nde otlatmakta olduğu koyunlarının peşinden girdiği Türkiye - Suriye arasında yer alan mayınlı alanda eline aldığı yabancı cismin patlaması sonucu yaralandığından bahisle uğranılan zararların tazmini istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Valiliği Hukuk İşleri Şube Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali ile ...'ın yaralanmasında idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 15.733.176,00 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, baba ..., anne ..., kardeşler ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olaya ilişkin ... İlçe Jandarma Komutanlığı görevlilerince düzenlenen 03/09/2019 tarihli olay yeri inceleme raporunda mayınlı alanı mısır ekili tarım arazisinden ayıran tel örgülü fiziki engelin bulunduğu, ancak tel örgülü fiziki engelin birçok yerinden deformasyona uğradığı, istenildiği zaman tel örgülü engelin rahatlıkla geçilebileceği, deforme edilmiş tel örgülü fiziki engelin hat boyunca birçok noktasında 'mayın' ibaresi yazılı ikaz levhalarının bulunduğu, bölgenin askeri yasak alan içerisinde bulunduğu, mısır gibi yüksek boylu bitkilerinin tarımının yapılmasının yasak olmasına rağmen bölgenin tarım maksatlı kullanıldığı (mısır ekili olduğu) tespitlerine yer verildiği, davalı idarece her ne kadar olayın meydana geldiği yerin askeri yasak bölge olduğu, davacının bu alana girdiği ve ilgililere gereken tebligat ve duyuruların yapıldığı ileri sürülmüş ise de, askeri yasak bölgeler kapsamında bulunan olay mahalline girişlerin engellenmesi amacıyla gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasının devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında yer aldığı dikkate alındığında, yetkililer tarafından alındığı belirtilen önlemlerin, askeri yetkililerce yapılan tebligatların ve duyuruların sorumlu yetişkinler gibi davranması beklenemeyecek olan çocuk yaştaki (olay tarihinde 14 yaşında bulunan) ...'ın mayınlı bölgeye girmesini engelleyemediği, tel örgünün yanında yüksek boylu mısır bitkisi ekili olduğu, tel örgünün deforme olduğu, rahatlıkla geçilebildiği ve koyun sürüsünün dahi tel örgüleri rahatlıkla aşabildiği göz önüne alındığında, ...'ın yaralanmasına neden olan mayınlı alandaki patlamanın meydana gelmemesi için alınması gerekli güvenlik tedbirlerinin yeterli düzeyde olmadığından davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas Kurulu'nca yapılan inceleme sonucu düzenlenen ... tarih ve ... karar sayılı raporda; ...’ın 03/09/2019 tarihinde maruz kaldığı mayın patlaması nedeniyle E cetveline (yaşına) göre %100 (yüzdeyüz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu şeklinde görüş bildirildiği, dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda ...'ın efor/iş gücü kaybı zararı 7.824.063,00 TL, kazanç kaybı/ekonomik geleceğin sarsılması zararının 7.611.245,00 TL ve bakıcı gideri zararının 297.868,00 TL olduğunun belirlendiği, davacılar tarafından bilirkişi raporu doğrultusunda ...'ın maddi tazminat istemi miktar artırım dilekçesiyle 15.733.176,00 TL'ye çıkarıldığı, uyuşmazlıkta davacı ...'ın olay tarihi itibariyle 14 yaşlarında olması, yaşanan patlama nedeniyle her iki gözde de tam görme kaybı ve sağ kulakta belirgin olmak üzere her iki kulakta da işitme kaybı oluşması, sol el bileğinden ampute ve sağ el 1. ve 2. parmaklardan dip eklemlerinden ampute olması nedeniyle, Adli Tıp Raporu'nda %100 oranında kazanma gücü kaybına uğradığı tespiti birlikte değerlendirildiğinde, görme yetisinin tamamen kaybeden davacının 18 yaşından itibaren herhangi bir iş icra edemeyeceği sonucuna varılmakla, ekonomik getiri sağlayacak çalışma imkanı tamamen ortadan kalkarak ekonomik geleceği sarsılan (tamamen biten) davacı ...'a 18 yaşından itibaren asgari ücret uygulanmak suretiyle hesaplanan kazanç kaybı tazminatı ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zarar olarak değerlendirilerek, davacıya kazanç kaybı/ekonomik geleceğin sarsılması tazminatının ödenmesi gerektiği, mayınlı alanda patlayıcı cisim patlaması sonucu yaralanan ...'ın olay tarihi itibarıyla 14 yaşında olduğu dikkate alındığında, her ne kadar kendisinden yetişkin gibi davranması beklenerek kusur izafe edilmesi mümkün bulunmamakta ise de, yaşı itibariyle ailesi tarafından hayvanların bakım ve korunması görevi verilen ve 'mayın' uyarıları ile tel örgü ile girişe kapatılan alanın tehlikesini anlayabilecek durumda olduğu, anne ve babasının gözetim ve denetimi altında olması gereken bir yaşta olduğu, ancak anne ve babasının da olayın meydana gelmesinde gözetim ve denetim sorumluluğunu gereğince yerine getirmedikleri görülmekle, davacıların %50 oranında müterafik kusurlu bulundukları, ...'ın %100 oranındaki efor/iş gücü kaybı, kazanç kaybı/ekonomik geleceğin sarsılması ve bakıcı gideri nedeniyle %50 oranında müterafik kusur mahsup edilerek (15.733.178,00 TL - 7.866.589,00-TL: 7.866.589,00-TL) maddi zararının karşılığı olarak 7.866.589,00 TL maddi tazminatın, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacı ...'ın olay tarihi itibariyle 14 yaşında olduğu, olay sonrasındaki tedavi süreci, görme yetisini kaybettiği, işitme kaybı yaşadığı ve sol kol el bileğinden ve sağ el 1 ve 2. parmaklarının ampute olduğu ve %100 oranındaki maluliyet oranı hususları göz önüne alınarak ... ile anne, baba ve kardeşlerinin duydukları elem ve ızdırabın bir nebze dindirilmesi amacıyla davacıların manevi tazminat isteminin kabulü ile davacılar için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 350.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden alınarak davacılara ödenmesine tazminat isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemi kısmı yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı tarafından, dava dilekçesinde bakıcı giderine ilişkin zararın tazmini talebinde bulunulmadığından taleple bağlılık ve davayı genişletme yasağı ilkeleri gereğince dava dilekçesindeki talepler arasında yer almayan bakıcı giderine ilişkin hüküm kurulması mümkün olamayacağı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile bakıcı gideri yönünden davanın reddine, uyuşmazlık konusu olayda, davacı ...'ın, dava konusu olay sonucunda % 100 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, davacının maluliyetinin sürekli tam iş göremezlik derecesinde olduğu, dolayısıyla kazanç kaybı zararının oluştuğu, çalışma gücü kaybı tazminatı ödenebilecek hallerde davacıya ayrıca efor kaybı tazminatı verilemeyeceği İdare Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu dava dosyasına sunulan aktüerya bilirkişi raporunda, davacının kazanç kaybı zararının 7.611.245,00 TL olduğunun belirlendiği, olayda davacıların %50 müterafik kusuru dikkate alındığında 3.805.622,50 TL maddi zararın, 18 yaşını doldurması tarihine kadar efor kaybı, 18 yaşından içtihadi emeklilik yaşı olan 60 yaşına kadarki aktif dönem yönünden kazanç kaybı, içtihadi emeklilik yaşı olan 60 yaşından sonrası pasif dönemde efor kaybı olarak idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareler tarafından ödenmesine, fazlaya ilişkin efor ve kazanç kaybına ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, İdare Mahkemesinin kararının davacıların manevi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmı yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacılar tarafından, Bölge İdare Mahkemesince bakıcı gideri ile efor tazminatının aynı anda ödenemeyeceği gerekçesiyle ... için hükmedilen hem bakıcı gideri hem de efor tazminatı yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, keza ...'ın bakıma muhtaç olduğunun Adli Tıp raporu ile de sabit olduğu, davacıların yaşadığı bölge ve ...'ın olay tarihinde henüz 14 yaşında olduğu gözetildiğinde %50 müterafik kusur indiriminin hakkaniyete aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerden İçişleri Bakanlığı tarafından, dava konusu olayın 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek davanın reddi gerektiği, idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu, idarelerinin harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacılar ve davalı idarelerden Mardin Valiliği tarafından savunma verilmemiş olup; davalı idarelerden İçişleri Bakanlığı tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılardan ...'ın 03/09/2019 tarihinde Mardin ili, ... ilçesi'nde otlatmakta olduğu koyunlarının peşinden girdiği Türkiye - Suriye arasında yer alan mayınlı alanda eline aldığı yabancı cismin patlaması sonucu yaralandığından bahisle davacılar tarafından uğranılan zararların tazmini istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Mardin Valiliği Hukuk İşleri Şube Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali ile ...'ın yaralanmasında idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 15.733,176,00 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, baba ..., anne ..., kardeşler ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
... İlçe Jandarma Komutanlığı görevlilerince düzenlenen 03/09/2019 tarihli olay yeri inceleme raporunda mayınlı alanı mısır ekili tarım arazisinden ayıran tel örgülü fiziki engelin bulunduğu, ancak tel örgülü fiziki engelin birçok yerinden deformasyona uğradığı, istenildiği zaman tel örgülü engelin rahatlıkla geçilebileceği, deforme edilmiş tel örgülü fiziki engelin hat boyunca birçok noktasında 'mayın' ibaresi yazılı ikaz levhalarının bulunduğu, bölgenin askeri yasak alan içerisinde bulunduğu, mısır gibi yüksek boylu bitkilerinin tarımının yapılmasının yasak olmasına rağmen bölgenin tarım maksatlı kullanıldığı (mısır ekili olduğu) tespitlerine yer verilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu'nca yapılan inceleme sonucu düzenlenen ... tarih ve ... karar sayılı raporda; ".... 30.05.2005 doğumlu ...’ın 03/09/2019 tarihinde maruz kaldığı mayın patlaması olayına bağlı olayla illiyetli; 1-) Her iki gözde tam görme kaybı arızası nedeniyle olay tarihinde yürürlükte olan 03/08/2013 tarih 28727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve bu yönetmelikte yer almayan Ek-2, Ek-3 bölümleri için 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve ileride ihraz edeceği meslek ve mevki bilinmediğinden meslek grup numarası Grup 1 kabul olunarak değerlendirildiğinde; Gr1 II (66……….65) A %100, kaza tarihi olan 03.09.2019 tarihinden itibaren E cetveline (yaşına) göre %100 (yüzdeyüz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2-) 28727 sayılı yönetmeliğin 12-c maddesi kapsamında başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu" şeklinde görüş bildirilmiştir.
... İdare Mahkemesince dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda, ...'ın efor/iş gücü kaybı zararı 7.824.063,00 TL, kazanç kaybı/ekonomik geleceğin sarsılması zararı 7.611.245,00 TL ve bakıcı gideri zararı 297.868,00 TL olduğu belirlenmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten doğan nedenlerle kişilerin uğradığı zararların hizmetin sahibi idarece karşılanması esas olmakla birlikte, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir. Müterafik kusur, zarara uğrayanın, zararın doğumuna veya zararın artmasına yardım / etki etmesidir. Böyle bir durumda, zarara uğrayana ve yakınlarına ödenecek tazminat miktarları müterafik kusur oranında orantısal olarak azaltılmalıdır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davanın Manevi Tazminat İsteminin Kabulü ile Kazanç Kaybı Zararının Kısmen Kabulü, Kısmen Reddi ve Bakıcı Gideri İsteminin Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi:
Bölge İdare Mahkemesinin İdare ve Vergi Dairelerince verilen nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Davanın manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı ile kazanç kaybı zararının kısmen kabulü kısmen reddi ve bakıcı gideri isteminin reddine ilişkin temyizen incelenen kararın bu kısımları, usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.
B- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacının Efor Kaybı Zararının Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Davacının miktar artırım dilekçesiyle bakıcı gideri isteminde bulunduğu görülmekte ise de; dava dilekçesinde yer almayan bu istem davanın genişletilmesi yasağı kapsamında olduğu değerlendirildiğinden, anılan maddi zarar kaleminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte davacını iş gücü kaybı zararının reddine ilişkin hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.
10/02/2025 tarihli Dairemizin başkan ve bütün üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen büyük heyette; "Efor" tazminatı ve "bakıcı" tazminatının ayrı tazminat kalemleri olduğu, bir başka ifadeyle geçici ve/veya kalıcı sakatlığın neden ve tesiri neticesinde meydana gelen efor/güç kaybına bağlı olarak uğranılan geçici ve/veya kalıcı işgöremezlik zararının ayrı, kalıcı sakatlık nedeniyle zarar görenin bakıcı yardımına ihtiyacı olduğunun tespit edilmesi halinde bakıcıya ödeyeceği ücret gideri karşılığı uğranılan zararın ise ayrı bir zarar kalemi olduğu, her iki zarar kaleminin amaç ve kapsamının farklılık arz ettiği yolunda karar verilmiştir.
Dava konusu olayda mayınlı alanda patlayıcı cisim patlaması sonucu yaralanan ...'ın olay tarihi itibarıyla 14 yaşında olduğu dikkate alındığında, her ne kadar kendisinden yetişkin gibi davranması beklenerek kusur izafe edilmesi mümkün bulunmamakta ise de, yaşı itibariyle ailesi tarafından hayvanların bakım ve korunması görevi verilen ve 'mayın' uyarıları ile tel örgü ile girişe kapatılan alanın tehlikesini anlayabilecek durumda olduğu, anne ve babasının gözetim ve denetimi altında olması gereken bir yaşta olduğu, ancak anne ve babasının da olayın meydana gelmesinde gözetim ve denetim sorumluluğunu gereğince yerine getirmedikleri görülmekle, davacıların %50 oranında müterafik kusurlu bulundukları, ...'ın %100 oranıdaki efor/iş gücü kaybı nedeniyle dosya kapsamında yer alan ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunan bilirkişi raporunda belirlenen 7.824.063,00 TL efor tazminatına %50 oranında müterafik kusur mahsup edilerek 3.912.031,50 TL efor tazminatının idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacı ...'a ödenmesine karar verilmesi gerekirken ...'ın efor tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın kısmen incelenmeksizin reddine, kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının manevi tazminat isteminin kabulüne, bakıcı gideri isteminin reddine, kazanç kaybı tazminatının kısmen kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA, efor kaybı tazminatının reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine 18/12/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)- KARŞI OY :
Dosya kapsamında yer alan ... İlçe Jandarma Komutanlığı görevlilerince dava konusu olaya ilişkin düzenlenen 03/09/2019 tarihli olay yeri inceleme raporunda mayınlı alanı mısır ekili tarım arazisinden ayıran tel örgülü fiziki engelin bulunduğu, ancak tel örgülü fiziki engelin birçok yerinden deformasyona uğradığı, istenildiği zaman tel örgülü engelin rahatlıkla geçilebileceği, deforme edilmiş tel örgülü fiziki engelin hat boyunca birçok noktasında 'mayın' ibaresi yazılı ikaz levhalarının bulunduğu, bölgenin askeri yasak alan içerisinde olduğu, mısır gibi yüksek boylu bitkilerin tarımının yapılmasının yasak olmasına rağmen bölgenin tarım maksatlı kullanıldığı (mısır ekili olduğu) tespitlerine yer verildiği, askeri yasak bölgeler kapsamında bulunan olay mahalline girişlerin engellenmesi amacıyla gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasının devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında yer aldığı dikkate alındığında, olay tarihinde 14 yaşında bulunan davacı ...'ın bir yetişkin gibi değerlendirilemeyeceğinden kusur izafe edilemeyeceği, tel örgünün deforme olduğu, rahatlıkla geçilebildiği ve koyun sürüsünün dahi tel örgüleri rahatlıkla aşabildiği göz önüne alındığında, ...'ın yaralanmasına neden olan mayınlı alandaki patlamanın meydana gelmemesi için alınması gerekli güvenlik tedbirlerinin yeterli düzeyde olmadığından davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu'nca yapılan inceleme sonucu düzenlenen ... tarih ve ... karar sayılı raporda; ...’ın 03/09/2019 tarihinde maruz kaldığı mayın patlaması nedeniyle E cetveline (yaşına) göre %100 (yüzdeyüz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu şeklinde görüş bildirildiği göz önünde bulundurularak ...'ın kazanç kaybı ve efor kaybı zararının karşılanması gerektiği oyuyla aksi yönde oluşan Daire kararına katılmıyorum.
(XX) - KARŞI OY
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu olayın askeri yasak bölgede yaşandığı, alanın çevresinin çitlerle çevrili olduğu ve bölgenin mayınlı arazi olduğuna ilişkin uyarı levhalarının bulunduğu, davacılar yakını 14 yaşındaki ...'ın çobanlık yapmakta olması nedeniyle bölgedeki çitler ve mayınlı alan yazıları nedeniyle çitle çevrili sahaya girilmesinin tehlikeli ve yasak olduğunu algılayacak akli olgunluğa sahip olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu itibarla, olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu ve kusur oranının takdiren %75 nispetinde olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle zarar görenin %75 müterafik kusurunun kabulü ile maddi tazminat ödenmesi gerektiği ve hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğunun kabulüne karar verilmesi gerekmekte olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.