Konya Ticaret Mahkemesi: Bilirkişi Raporu Destekli Baharat Ticareti Kaynaklı Ödenmeyen Fatura Alacağı İtirazın İptali Kararı
Özet: Ticari bir satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı baharat toptancısı, davalıdan faturalar karşılığı teslim ettiği malların bedelini alamadığını iddia ederek icra takibi başlatmış, davalı ise tüm ödemeleri yaptığını, eksik veya yanlış teslimatlar olduğunu ve davacının defterlerinin tek başına delil olamayacağını savunmuştur; yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 200.347,50 TL alacağı bulunduğu tespit edilmiştir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı ... mahallesi .... Sokak No:38 Karatay Konya adresinde "... " isimli işyeri ile uzun yıllardan beri toptan baharat ticareti ile meşgul olduğunu, davalı uzun süredir davacı ile ticaret yapmakta davacıdan baharat ürünleri aldığını, davalı gerek peşin gerekse vadeli senet karşılığı veya faturalı alımlar yapmakta taraflar arasında cari bir ticari ilişki devam edegeldiğini, bir süre önce davalının ticari durumlarını yakınen bilen tarafların müşterek tanıdığı bir şahıs davalının ticaretinin bozulduğunu, yakında işletmeyi devredeceği ticaretini ona göre yapması gerektiği şeklinde davacıya uyarıda bulunduğunu, ancak davacı davalı ile olan uzun süreli ticari ilişkisinin vermiş olduğu güven neticesi bu uyarıya itibar etmediğini, davalının iyi niyetli olduğunu kabul ederek ticari ilişkisini sürdürmeye devam ettiğini, bir süre sonra yukarıda zikredilen şahsın uyarılarının gerçek olduğu ortaya çıktığını, şöyle ki; davalı ekte sunulan faturalar karşılığı aldığı malların bedellerini davacıya ödemediğini, bir çok şifahi görüşme gerçekleşmiş ise de davalının ödemekten imtina ettiğini, davalının işyeri değişikliği yaptığı alacaklılardan mal kaçırmaya teşebbüs ettiğinin anlaşıldığını, bunun üzerine davalı aleyhinde Konya .İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalının itirazı neticesi takibin durduğunu, dava şartı zorunlu arabuluculuk süreci ... Sayılı dosya ile anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı bu süreçte de borcunu ödemekten imtina etmesinden kaynaklı Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptal edilerek takibin devamına, davalı açıkça kötü niyetli olduğu için davalının % 20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davacıdan alımı gerçekleştirilen ürünlere ilişkin tüm ödemelerin yapıldığını, davacı taraf, müvekkili şirkete toplam 210.079,33 TL tutarında ürün teslim ettiğini ve bu bedelin ödenmediği ileri sürdüğünü, ancak, müvekkili şirketin ticari kayıtlarında ve iç yazışmalarında, fatura edilen ürünlerin teslim edilmediği, bazı teslimatlarda eksik veya yanlış ürün gönderimi yapıldığı, bazı teslimatlarında ise sevk belgelerinin bulunmadığı açıkça tespit edildiğini, davacı taraf, yalnızca kendi ticari defterleri ve fatura düzenlenmesi tek başına borcun doğdunun ispatı değildir. TTK m.21 ve HMK m.222 uyarınca bu belgeler, karşı tarafın açık ve zımni kabulü olmadıkça bağlayıcı olmadığını, davacının sunduğu ticari defterler tek taraflı olarak tutulmuş ve noter tasdikli olsalar dahi karşılıklı mutabakata dayanmadığını, bu nedenlerle HMK m.222 kapsamında delil değeri taşımadığını, müvekkilinin davacı tarafa borcunun bulunmadığını, bedenlerle; davacının açtığı itirazın iptali davasının reddine, aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının davacıya borçlu olup olmadığı, buna dayalı davacı tarafından davalı hakkında Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yapılan faturaya dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin olduğu görülmüştür.Mahkememizin 19/12/2025 tarihli dava tensip zaptı ile dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.Mahkememize sunulan tarafların ticari defteri yönünden incelenen 02/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tarafların Ticari Defterlerinin Muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğunu, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığını, davacının düzenlediği Faturaların ve Davalı ödemelerinin, tarafların Ticari Defterlerinde kayıtlı olduğunu, tarafların 2024 yılı Borç/Alacak Bakiyelerinin birbirini doğruladığını, Davacının 2024 yılı alacağının 119.158,00 TL olduğu ve 2025 yılına devrettiğini, tarafların 2025 yılı Borç Alacak Bakiyelerinin de birbirini doğruladığı, 685,88 TL davalı aleyhine küçük bir fark olduğunu, takip tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 200.347,50 TL alacağının bulunduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Dava, faturalara dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin 19/09/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı)."Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. . HD. ... E. ... K. sayılı ilamı)Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan söz konusu faturalardan kaynaklı alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, ticari defter kayıtlarına göre dava konusu faturalardan kaynaklı davacının davalıdan alacaklı olduğu, bu durumda ticari defter kayıtları ile malın/hizmetin verildiğinin ispatlandığı değerlendirilmiştir.T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 18/09/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı emsal alınarak davalı/borçlunun icra takibinden önce 6098 Sayılı TBK'nın 117. Maddesi çerçevesinde temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafından dosyadaki mevcut delil durumuna göre ispat olunamadığı değerlendirilmekle Davanın KISMEN KABULÜ ile Davalının icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 200.347,50 TL toplam asıl alacak üzerinden aynı hal ve şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, asıl alacak belirli ve likit olduğundan kabul edilen 200.347,50 TL'nin %20'si olan 40.069,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1- Davanın KISMEN KABULÜ ile;-Davalının Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 200.347,50 TL toplam asıl alacak üzerinden aynı hal ve şartlarla DEVAMINA,-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2-Kabul edilen 200.347,50 TL'nin %20'si olan 40.069,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 13.685,74-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 2.537,23-TL peşin harç ve 1.050,40 TL icra harcının mahsubu ile bakiye 10.098,11-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre (200.347,50/210.079,33) hesaplanan 4.386,91-TL'sinin davalıdan alınarak, 213,09-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 2.537,23- TL peşin harç ve 1.050,40-TL icra harcı olmak üzere toplamda 4.203,03-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından karşılanan 95,00-TL posta ve tebligat gideri, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri ve 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 8.182,50- TL'nin haklılık oranına göre (200.347,50/210.079,33) 7.803,45-TL'sinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, bakiye kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 9.731,83-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı yana verilmesine, 9-Davalının yapmış olduğu 87,50 TL vekalet suret harcının haklılık oranına göre hesaplanan 4.05 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.25/06/2026Katip Hakim