Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararını, tanık dinleme ve ByLock delili incelemesindeki eksiklikler nedeniyle bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan beraatine ilişkin temyiz başvurularını kesinlik nedeniyle reddederken, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, tanık beyanlarının usulüne uygun alınmaması ve Bylock kullanımına ilişkin savunmanın denetlenmesi için gerekli HTS kayıtları ile bağlantılı kişilerin araştırılması gibi kapsamlı teknik ve örgütsel incelemelerin eksik bırakılması gibi ciddi usul eksiklikleri nedeniyle bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/15258 E.  ,  2026/9598 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/723 E., 2023/685 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/1494 E., 2022/144 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM: 1. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
2. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
I. Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde:
Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunda suç tarihinin; 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle 5237 sayılı TCK'nın 158/3. maddesinde yapılan artırıma ilişkin düzenlemenin 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önce olması gözetildiğinde; 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasına veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz taleplerinin 5271 sayılı CMK'nın 298 inci maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü, işin esasına geçildi
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; Yusuf D.'nin ifadelerinin talimatla alınması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın Bylock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, Bylock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak ifadelerine başvurulması ve bir araya gelme durumlarının incelenmesinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gelen ... ., ... . ve ... .'nın ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ... müdafiine okunması, şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmesi sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ... müdafiine diyeceklerinin sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.