Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan istinaf ret kararını, suç saatinin eksik araştırılması ve TCK 143. maddenin uygulanabilirliğinin tartışılmaması nedeniyle bozmuştur.
Özet: Hırsızlık suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün istinafça onanması üzerine yapılan temyiz incelemesinde, sanık ve müdafiinin zararın giderildiği, çalınan eşyanın değerinin az olduğu ve lehine yasal düzenlemelerden faydalandırılmadığı yönündeki itirazları ile diğer temyiz nedenleri yerinde görülmezken; dosyadaki kamera görüntülerinde suç saatine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 143. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmadığı ve bu durumun eksik inceleme olduğu tespit edildiğinden, hüküm bozulmuştur.
2. Ceza Dairesi         2024/2550 E.  ,  2026/6754 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1700 E., 2023/3291 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''Şikâyetçi tarafından dosyaya sunulan 28.03.2023 tarihli dilekçe ile görüldüğü üzere sanığın zararı giderdiğine ancak dilekçe dikkate alınmadan hüküm kurulduğuna, yargılama konusu çalınan eşyanın maddi değeri göz önüne alındığında değerinin az olduğunun açıkça ortada olduğuna ve sanığın lehine olan yasal düzenlemelerden faydalandırılmadığına'' yönelik olduğu, sanığın temyiz isteminin, ''Hırsız olmadığına, şikâyetçinin arkadaşı olduğuna, şikâyetçinin kendisine ait telefonu alması üzerine tartıştıklarına, kendisinin de şikâyetçiyi cezalandırmak için bahse konu eylemi yaptığına, olayların bu noktaya geleceğini düşünemediğine ve şikâyetçinin zararını giderdiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dosya içerisindeki kamera görüntülerinde saat ve tarihe ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı anlaşılmakla suç saatinin araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.