Hırsızlık suçunda sanık ve müdafiinin beraat talepleriyle etkin pişmanlık şartları oluşmamasına rağmen yapılan indirim hakkında aleyhe temyiz olmaması nedeniyle hükmün onanması.
Özet: Temyiz incelemesi sonucunda, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığına kanaat getirilmiş; sanık müdafii ve sanığın, yetersiz delil iddiası, masumiyet iddiaları ve etkin pişmanlık beyanları gibi gerekçelerle yaptığı itirazlar reddedilmiştir; ayrıca, sanığın zararı karşılamamasına rağmen hakkında etkin pişmanlık hükmünün hatalı uygulanması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmayarak, bölge adliye mahkemesinin kararı oy birliğiyle onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/4468 E.  ,  2026/6753 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1643 E., 2023/3644 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''Sanığı cezalandırmaya yeter derecede şüpheden uzak delil bulunmadığına, sanığın tüm içtenliğiyle olayı anlattığına, atılı suçu işlemediğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve mahkemenin delillerin değerlendirilmesinde hataya düştüğüne" sanığın temyiz isteminin, ''... isimli şahsın kendisine üzerimde kimlik yok telefonu sen teslim alır mısın demesi üzerine kendisinin teslim aldığına, bu olayda kendisinin mağdur olduğuna ve maddi zararı karşılamaya hazır olduğuna'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanması için katılanın zararını karşılayan bankanın ödediği miktarı tazmin etmesi gerektiği ancak katılanın, zararının banka tarafından karşılandığına dair beyanı dikkate alınarak, sanığın bu miktarı bankaya ödediğine dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı hâlde hakkında etkin pişmanlık koşulları oluşmamasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.