Hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası denetim süresinde suç işleyen sanığa usulüne uygun tebligat yapılmadığından savunma hakkı ihlaliyle hırsızlık mahkumiyetinin bozulması.
Özet: Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra denetim süresi içinde suç işleyen sanık hakkında, geri bırakılan hükmün açıklanması aşamasında, sanığa duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda devam edileceğine dair ihtar içeren davetiyenin bizzat tebliğ edilmeyip yalnızca müdafiine tebliğ edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle mahkumiyet hükmünü bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/354 E., 2025/577 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibari ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra denetim süresi içinde suç işleyen sanık hakkında hükmün açıklanmasına dair yargılamada, sanığa da duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, yalnızca sanık müdafiine meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmek suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebeple Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.