Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet hükmünde tanık dinleme usulü ihlali ve orantısız ceza tayini nedeniyle bozulma kararı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararının, suçun sübutu için belirleyici olan tanık beyanlarının yasal usullere aykırı olarak talimatla alınması ve sanıkların doğrudan çapraz sorgu hakkından mahrum bırakılarak Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edilmesi, ayrıca ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşma uygun bulunsa da orantılılık ilkesi gözetilmeyerek suçun ağırlığıyla orantısız biçimde aşırı ceza tayin edilmesi nedenleriyle hukuka aykırı bulunarak bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/79 E., 2021/390 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 9. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2019/38 E., 2019/371 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvuru süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanıkların örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; tanık .....'nin talimatla ifadelerinin alınması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi,2- Kabul ve uygulamaya göre de, Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; alt sınırdan uzaklaşılması yerinde görülmekle birlikte orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, 3- Sanık hakkında TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanması sırasında anılan madde yerine TCK'nın 62. maddesi olarak gösterilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Gaziantep 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.