Yargıtay, katılma alacağı davasında davalı vekilinin temyizini kesinlik sınırı altında kaldığı için reddederken, davacı vekilinin itirazlarını da usul ve yasaya uygun bularak Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı.
Özet: Katılma alacağı davasına ilişkin temyiz incelemesinde, bir tarafın itiraz ettiği alacak miktarının yasal kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle temyiz dilekçesi usulden reddedilirken, diğer tarafın temyiz itirazları mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddedilerek, alt derece mahkemesinin kararı oy birliğiyle onanmıştır.
2. Hukuk Dairesi         2025/8079 E.  ,  2026/4724 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/3361 E., 2025/1363 K.
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/31 E., 2023/649 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ve karşı taraf temyiz eden davalı ... ile vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davalı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin incelemesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre, davalı kadın aleyhine tespit edilen, hükmedilen ve temyize konu edilen alacak miktarı 216.316,50 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Davacı erkek vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı ...'e verilmesine,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ...'den alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı ...'a verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.