12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari fatura alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibine, davalının alacak mahsup iddiasıyla yaptığı itirazın iptali hakkındaki kararı.
Özet: Davacı şirketin, davalıya sattığı ticari mallara ilişkin üç adet faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında; davacı, davalının ticari ilişki kapsamında mal alım satımından doğan borcunu ödemediğini ve itirazının haksız olduğunu iddia ederek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş, davalı ise faturaya konu malların bedelinin davacı ile aynı bünyedeki grup şirketlerine yaptığı taşeronluk işleri karşılığında hak edişlerinden mahsup edildiğini ve borcu bulunmadığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmiştir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/683 Esas - 2025/429
T.C....12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2024/683 EsasKARAR NO : 2025/429T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 07/10/2024KARAR TARİHİ : 25/06/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 27/06/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ve davalı-borçlu şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, bu ilişki çerçevesinde taraflar arasında mal alım-satımı gerçekleştiğini, bu ticari ilişki neticesinde taraflar arasında güven ilişkisi tesis edildiğini ve ödemelerin bir düzen üzerinden yapılmasının teamül haline geldiğini, müvekkili ve davalı borçlu şirket arasında gerçekleşen mal alım satımına ilişkin olarak 05/08/2015 tarihli 007332 irsaliye numaralı 04/10/2015 vade tarihli, 16/05/2015 tarihli 1807574 irsaliye numaralı 14/08/2015 vade tarihli ve 08/02/2016 tarihli 808163-808164 irsaliye numaralı 08/05/2016 vade tarihli faturaların düzenlendiğini, müvekkili şirketin mal alım-satımına dair ticari faturaları düzenlediğini, ancak davalı borçlu şirketin açık hesap borcunu vadesinde ödemediğini, müvekkili şirketin, davalının bakiye borcunu ödememesi nedeniyle ... 5. Genel İcra Dairesi 2024/22046 esas sayılı takip dosyasından icra takibi başlattığını, davalı borçlunun İcra Müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesi ile borca ve tüm ferilerine itiraz ederek takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçlunun itirazında borca itiraz ettiğini belirtmişse de, dilekçeleri ekinde sunulan fatura ve cari hesap ekstresinden müvekkili şirkete ait defterler incelendiğinde davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunun ortaya çıkacağını belirterek davalı borçlunun borca itirazının iptali ile itirazında haksız ve kötü niyetli olan borçludan alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı alınmasına karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında uzun yıllar öncesine dayanan bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacı Emar şirketinin, dava dışı ...Grup şirketi ve ...Grup şirketinin aynı bünyede faaliyet gösteren Alper Olmuş' a ait şirketler olduğunu, Emar şirketinin malzeme satışı yaptığını, ...Grup ve ...Grup’un ise kurum işlerini yapmakta olduğunu, ...Grup' un adresi ile davacının adresinin aynı olduğunu, Ticaret Sicil Gazetesinde bu durumun görüleceğini, yine sundukları faturalarda vurulan kaşelere bakılırsa hem ...Grup ve ...Grup hem de davacı Emar'ın adreslerinin aynı olduğunun görüleceğini, müvekkili şirketin 2015-2016 tarihlerinde ...Grup'un Konya ilinde ...işlerini yaptığını, yine müvekkili şirketinin aynı tarihlerde Tokat Turhal'da ...Grup'un taşeron işlerini yaptığını, bu işlerin gerekli malzemeleri ise davacı Emar şirketince müvekkili şirkete satıldığını, davaya konu kesilen faturaların bu amaçla ve bu iş için kesildiğini, müvekkili şirketin ise satın aldığı bu mallara karşılık olarak bahsi geçen işbu şirketlerin işlerini yaptığını, alması gereken hak edişlerden mahsup edildiğini, günün sonunda müvekkili şirketin alacağı kalmışsa da taraflar aralarında anlaşmış ve sulh olunduğunu, sonuç olarak borcu olan tarafın müvekkili şirket değil davacı şirket olduğunu, dava dilekçesi ekinde sundukları faturaların meblağlarına dikkat edildiğinde taraflarınca cevap dilekçeleri ekinde sundukları faturaların meblağlarına göre oldukça düşük kaldığını, davacı Emar’ın müvekkiline malzeme verdiğini ve fatura kestiğini, bunun üzerine müvekkilinin ise hem ...hem ...Şirketlerinin yani Emar şirketi ile aynı bünyede faaliyet gösteren şirketlerin taşeronluk işlerini yaptığını ve buna karşılık faturalar kestiğini, müvekkilinin malzeme karşılığı kesilen faturalarda belirtilen miktarlar için davacı taraf ile anlaşıldığını ve yaptığı taşeronluk işi karşılığı alması gereken hak edişlerden mahsup edildiğini, sonuç olarak müvekkilinin davacı tarafa bir borcu bulunmadığını belirterek haksız açılan davanın reddini ve alacağı olmamasına rağmen, haksız şekilde icra takibi ve dava açan davacıdan %20' den az olmamak koşuluyla kötü niyet tazminatı alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini istemiştir.DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/22046 esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, dava dışı ...Grup ve ...Grup şirketlerinin Ba-Bs formları, bilirkişi raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı alacaklının üç adet faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacı ile başlattığı ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/22046 esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir.İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının üç adet fatura toplamı 17.844,51 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/22046 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 05/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 09/04/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, müvekkilinin böyle bir borcunun olmadığını, borca ve ferilerine itiraz ettiklerini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 07/10/2024 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 14/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda, davacı firma kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi olan 27/03/2024 itibariyle üç faturadan alacağının 17.844,51 TL olduğu, bu tutarın davacının takibine konu yaptığı 17.844,51 TL’lik asıl alacak miktarı ile uyumlu olduğu, davalının defterlerine kaydını yaptığı ve dava konusu olan bu üç faturanın toplamının 17.844,51 TL olduğu, yani davalının davacıya 17.844,51 TL borcu bulunduğu, asıl alacak miktarı olan 17.844,51 TL’ye işlemiş faiz miktarının 16.529,00 TL olduğu, bu faiz miktarının takipte talep edilen faiz miktarı (22.163,35 TL) ile uyumlu olmadığı belirtilmiştir.Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı şirketin defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş ve tasdiklerinin yapılmış olması nedeni ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı şirket kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi olan 27/03/2024 itibariyle üç faturadan alacağının 17.844,51 TL olduğu, bu tutarın davacının takibine konu yaptığı 17.844,51 TL’lik asıl alacak miktarı ile uyumlu olduğu, davalı şirketin defterlerinin de usulüne uygun olarak tutulmuş ve tasdiklerinin yapılmış olması nedeni ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirketin takip konusu yapılan üç adet faturayı defterlerine kaydettiği, bu faturalardan ilk ikisinin (815,34 TL ve 609,47 TL'lik olanların) fatura ödemelerinin kasadan yapıldığına ilişkin kayıt bulunduğu, 16.419,70 TL'lik faturanın ise önce cari hesaba kaydedildiği, sonrasında bu faturanın da kasadan ödendiğine ilişkin kayıt bulunduğu, davalı şirket kayıtlarında kasadan ödeme yapıldığı belirtilmişse de ödemelere ilişkin dosyada herhangi delil bulunmadığı, ayrıca 16.419,70 TL'lik faturanın banka veya finans kurumları aracılığı ile ödeme yapma zorunluluğu bulunduğu, davalı tarafın cevap dilekçesinde faturaların nakit olarak ödendiğine ilişkin bir beyanlarının da bulunmadığı, beyanlarında faturaların bedellerinin davacı şirketin diğer dava dışı şirketler ile grup şirketi olduğunu, davalının davacı şirkete olan borcunun diğer dava dışı şirketlerden olan alacağına mahsup ederek ödendiğini beyan edildiği, ancak davalı tarafın davacı firmaya olan borcuna karşılık dava dışı firmalardan olan alacağı nedeniyle bir mahsuplaşma yapıldığına ilişkin bir delilin de bulunmadığı, sonuç itibarı ile davalı şirket kayıtlarına göre de takip konusu üç faturadan dolayı davacının davalıdan 17.844,51 TL alacağının olduğu, TTK'nun 18/3. maddesine uygun şekilde icra takibinden önce davalı borçlu temerrüde düşürülmediğinden takipten önce faiz istenemeyeceği, sonuç olarak davalı borçlunun asıl alacak yönünden takibe itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun ... 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/22046 esas sayılı icra takibine yaptığı 09/04/2024 tarihli İTİRAZININ 17.844,51 TL'lik asıl alacak bölümü yönünden İPTALİ ile takibin 17.844,51 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa temerrüt faizi uygulanmasına, asıl alacağın faizine yönelik itirazın iptali talebinin reddine, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 17.844,51 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 3.568,90 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Koşulları oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Kabul edilen 17.844,51 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.218,96 TL karar ve ilam harcından 685,05 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 533,91 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 685,05 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.173,45 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacının karşıladığı 250,00 TL yazışma gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.250,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 1.807,61 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 3.442,39 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 2.360,50 TL'sinin davacıdan, 1.239,50 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 17.844,51 TL üzerinden takdir edilen 17.844,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 33.982,93 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10 -Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı dava değeri (kabul edilen ve reddedilen bölümler) itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2025 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır