Geçersiz olduğu iddia edilen kambiyo senedinden kaynaklanan icra takibine karşı açılan menfi tespit davasının yargılama süreci.
Özet: Davacı şirket, eski hissedarı tarafından hisse devrinden sonra şirketin sahte kaşesiyle düzenlenen ve davalıyı alacaklı gösteren, ticari bir ilişki veya hukuki dayanağı olmadığını iddia ettiği bono nedeniyle başlatılan icra takibine karşı borçlu olmadığının tespiti, takibin iptali ve kötü niyet tazminatı istemiyle menfi tespit davası açmış; davalı ise bononun geçerli olduğunu, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu ve alacaklı sıfatıyla davanın reddini talep etmiştir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T. C.A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARARESAS NO : 2022/556 EsasKARAR NO : 2025/361HAKİM : Dr. ... ...KATİP : ... ...DAVALI : ... - ... ...VEKİLİ : Av. ... -DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 12/08/2022KARAR TARİHİ : 29/05/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 03/06/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı keşideci ...'ın geçmişte müvekkili şirkete tüm hisselerini devrettiğini, müvekkili şirketini sahte kaşe ile 30.09.2019 tanzim tarihli , 31.03.2022 vade tarihli 350.000,00 TL bedelli Keşidecisi ... , alacaklısı ... ve borçlusu ...Güvenlik Danışmanlık Ltd. Şti. olan mesnetsiz bir bono düzenlediğini, ...'ın davalı ...'ı alacaklı olarak gösterdiğini, Bodrum 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/92 D iş esas, 2022/93 karar verilen ihtiyati haciz kararı ile yine Bodrum 1.İcra Dairesi müdürlüğünün 2022/4910 esas sayılı dosyası ile müvekkil şirket aleyhinde icra takibine başlatıldığını, müvekkili şirketin banka hesapları ile aracına haciz uygulandığını, müvekkilince yapılan itiraz sonucu ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, müvekkili hakkında yapılan takibin açıkça usule aykırı olduğunu, davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacağın hiç bir hukuki dayanağı olmadığını, davalı ile müvekkili arasında ticari bir ilişkinin, borç alıp verme veya nakit ödeme işlemi bulunmadığını, davaya konu bononun imza sahibi ... ve davacı şirketin yetkili ve sahibi Abdullah Alsancak arasında bir çok dava ve şikayet bulunduğunu, ...'ın müvekilli şirket hisselerini ve yetkilerini Abdullah Alsancak'a 06/07/2020 tarihinde satmış ve devretmiş olduğunu, tüm bu sebepler ile davanın kabulü ile davalı ile müvekkili şirket arasında mevcut ve geçerli bir hukuku ilişkinin bulunmadığının tespitine, dava konusu senedin tahsili halinde müvekkili şirketin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan dava konusu senedin teminatsız ve yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Bodrum 1.İcra Dairesi Müdürlüğünün 2022/4910 esas sayılı icra takibinin iptaline, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile müvekkilinin dava sebebiyle uğramış olduğu zararların yasa gereği alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacı borçlu şirketin her iki yetkilisinde o tarihteki yetkilisi ...'ın bizzat tanzim ederek tarafına verdiği bonodan haberdar olduğunu, senedin keşide edildiği tarihte şirketin tek yetkisi ve hisselerin tamamının sahibinin ... olduğunu, davacının aksi yöndeki iddialarının kabul edilemez olduğunu, ispat yükünün davacıda olması sebebi ile senedin bir borç senedi olmadığını ispat külfeti davacıda olduğunu, davacı senedin sahteliğinden bahsediyor olsa da senet üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olduğunu, imza altındaki kaşenin de şirketi temsile yetkili kişi tarafından basıldığını, şirketin hangi kaşesi olduğunu kendisinin bilmesinin mümkün olmadığını, davacının ihtiyati haciz kararına itirazının kendisinin tacir olması sebebi ile kaldırıldığını, davacının tedbir talebinin İİK 72 maddesine aykırı olduğunu, yasa gereği icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında mahkemece verilebilecek ihtiyati tedbir kararı ancak icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde olacağını, davacının ise senedin ödenmesinin engelllemesi ve icra takibinin durdurulması talebinde bulunduğunu, tüm bu sebepler ile davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun tedbir talepleri ve davasının reddi ile müvekkilin alacaklı olduğunun tespitini, takibin durdurulması ve icra veznesindeki paranın ödenmemesi yolunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi halinde İİK m.72 uyarınca alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesine, .... .... .... Sulh Ceza Hakimliğine müzekkereler yazıldığı görüldü.Mahkememizce bilirkişi...'den 27/02/2023 tarihinde bilirkişi raporu aldırılmıştır.Davacı vekilinin dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talebi 17/08/2022 tarihli mahkememiz ara kararı ile teminat mukabilinde kabul edilmiş, istenen teminatın yatırılmadığı görülmüştür.Dava, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemlidir. Savcılık dosyası, ticari defter ve kayıtlar, icra dosyası, senet sureti, ticaret sicil kayıtları, müzekkere cevapları, bilirkişi raporu ve diğer belgeler dosyada mevcuttur.Bodrum 1. İcra Dairesinin 2022/4910 esas sayılı dosyası incelenmesinde özetle; 23/06/2022 tarihinde başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde dosya alacaklısının davalı ..., borçlusunun ... olduğu, takip tutarının 350.000,00 TL asıl alacak, 1.140,00 TL ilam vekalet ücreti, 144,50 TL yargılama gideri, 7.249,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 358.533,82 TL olduğu, takip konusu borç sebebinin 31.03.2022 ödeme tarihli, 350.000 TL tutarlı senet hakkındaki Bodrum 2. ASHM 2022/92 D.İş 2022/93 K. sayılı ihtiyati haciz kararı olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce sonucu bekletici mesele yapılan Bodrum CBS'nin 2022/14288 Sor. nolu dosyası incelendiğinde; müştekinin davacı şirket yetkilisi Abdullah Alsancak, şüphelinin ... ve ... olduğu, müşteki tarafından şüpheliler hakkında ...Güvenlik Danışmanlık Ltd. Şti.'nin tüm hisselerinin şüpheli ... tarafından müştekiye devredildiğini, şüpheli Hasan tarafından şirketi borçlu, kız kardeşini alacaklı göstermek suretiyle bono düzenlediğini, bononun üzerine şirkete ait olmayan bir kaşe basıldığını, bonoya dayalı takip alacaklısı ...'ın alacağının meşru olmadığını ileri sürülerek şikayetçi olunsa da yapılan tahkikat sonucu ''Müşteki beyanı, şüpheli savunmaları, bilgi sahibi anlatımı, banka cevabi yazısı ve tüm soruşturma evrakı birlikte değerlendirildiğinde müşteki iddiasının bono veyahut bonodaki imzasının sahte olup olmadığına yönelik değil bahsi geçen bononun müşteki tarafından şirketin devralındığı tarihten sonra eski tarih yazılmak suretiyle şirketin borçlandırıldığına yönelik olduğu bu kapsamda toplanan deliller ışığında müştekinin tanık anlatımları ve sair delillerle desteklenmeyen hukuki ihtilaf mahiyetindeki soyut anlatımı dışında şüphelilerin üzerine atılı suçtan kamu davası açılabilmesi için yeterli delil elde edilemediği tüm soruşturma evrakı kapsamından anlaşılmakla'' şeklinde gerekçe ile şüpheliler hakkında takipsizlik (KYOK) kararı verildiği, bu karara karşı müşteki tarafından yapılan itiraz üzerine Bodrum 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2025/474 D. İş sayılı ve 21.03.2025 tarihli kararı ile kesin olarak itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.HMK md. 222 uyarınca davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının yerinde incelenerek bilirkişi raporu aldırılması için İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup bilirkişi ... .... .... 'den aldırılan 27/02/2023 tarihinde bilirkişi raporuna göre; Davacı şirketin incelenen ticari defterlerinde dava konusu 30/09/2019 düzenlenme tarihli 350.000,00 TL bedelli senet ile alakalı herhangi bir kayda ve hesaba rastlanılmadığı, davalı ... adına herhangi bir ticari-mali kayda ve hesaba rastlanılmadığı, yukarıda örneği verilen Davalı ...’a ait dosyaya mübrez banka hesap hareketleri incelendiğinde; Senet düzenlenme tarihi olan 30/09/2019 tarihinden 13 gün önce 17/09/2019 tarihinde davalı ... Aslancak’ın kendi hesabından 304.653,00 TL para çektiğini, davacı şirketin 2019-2020-2021 yıllarına ait detaylı mizan örneklerinin iş bu rapor ekinde arz edileceği rapor edilmiştir.Deliller değerlendirilmiştir.Somut olayda, davalı tarafından davacı hakkında 350.000,00-TL tutarlı senet nedeniyle başlatılan icra takibine karşı davacının borçlu olmadığından bahisle eldeki davayı açtığı, dosyada mevcut protokol başlıklı, 30.09.2019 tarihli belgede davalının 30.09.2019 tarihinde davacı namına nakit olarak alınan toplam 350.000,00-TL borç karşılığında kendisine düzenleme tarihi 30.09.2019, vade tarihi 31.03.2022 olan bir adet senet tanzim edildiği, senedin vade tarihinde ödenmezse aylık yüzde 5 gecikme tazminatı ödeneceğinin belirtildiği, celp edilen ticaret sicil kayıtlarına göre bu belgenin düzenlendiği tarih itibarıyla davacı şirket müdürü/yetkilisinin Hasan Albayrak olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıda olup alacaklının hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır.(Bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.12.2003 gün ve E:2003/19-781, K:2003/768; 12.10.2011 gün ve E:2011/19-473, K:2011/607; 04.12.2013 gün ve E:2013/19-89, K:2013/1645; 14.05.2014 gün ve E:2013/19-1155, K:2014/660; 17.04.2015 gün ve E:2013/19-1622, K:2015/1238 sayılı ilamları). HMK 200. Maddesi senetle ispat zorunluluğunu düzenlemiştir. Senede (kesin delile) bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, m.201'deki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet ( kesin delil) ile ispat edilebilir. Dosyada mevcut 30.09.2019 tarihli sunulan protokole karşı ispat yükü davacı üzerine geçmiş olup, davacı bu belgenin aksine davalının şirkete borçlu olmadığını/şirketin hukuka aykırı şekilde borçlandırıldığını kesin delillerle ispat etmek durumundadır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin 2020-2021 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, senedin ve protokolün düzenlendiği yıl olan 2019 yılına ait davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi incelemesine sunulmadığı, mahkememizin 07.09.2023 tarihli duruşmasında davacı şirket yetkilisinin 2019 yılı kayıtlarını kaybettiklerini bildirdiği ancak buna ilişkin bir zayi belgesinin dosyaya sunulmadığı, sunulan bilirkişi raporunda incelenen kayıtlara göre dava konusu senede ilişkin bir kayda rastlanılmadığının ve davalının banka hesap hareketlerinde senedin düzenlenmesinden 13 gün önce 17.09.2019 tarihinde kendi hesabından 304.653,00-TL para çekildiğinin tespit edildiği, bununla birlikte davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde sahte kaşe basıldığını ve şirketin haksız olarak borçlandırıldığını bildirse de yukarıda bilgisine yer verilen ve sonucu mahkememiz dosyasını etkileme ihtimali bulunduğundan bekletici mesele yapılan Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/14288 sor. nolu dosyasında bu iddiaya ilişkin olarak takipsizlik kararı verildiği, bu karar üzerine yapılan itirazın kesin olarak reddedildiği, davacı dava dilekçesinde yemin delilini bildirdiğinden son olarak davacıya yemin deliline dayanıp dayanmadığı sorulmuş olup, davacının bu delile dayanmadığını bildirdiği görülmekle davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından açılan davanın reddine, İİK md. 72 uyarınca şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davacının davasının REDDİNE,2-Davalının İİK m. 72 uyarınca tazminat talebinin reddine,3-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, 6.122,87 TL peşin harçtan düşümü ile artan 5.507,47 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 350.000,00 TL üzerinden takdir edilen 56.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.03/06/2025Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır