Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari hizmet/eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, inşaat işçiliği anlaşmasının geçerliliği ve yükümlülükler incelendi.
Özet: Bu dava, davacı ile davalı arasındaki ticari nitelikteki eser sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen alacağın tahsiline ilişkin olup; davacı, davalının taşınmazdaki inşaatın malzeme ve montaj işçiliğini yapmaması veya eksik yapması nedeniyle ödediği paranın güncelleyerek 5.238,58 TLsini faiziyle geri istemekte; davalı ise herhangi bir sözleşme kurulmadığını, yapıldığını iddia ettiği işlerin kapsam ve bedelini reddederek davanın reddini talep etmekte; mahkeme ise uyuşmazlığı Türk Borçlar Kanununun eser sözleşmesine ilişkin hükümleri kapsamında incelemektedir.

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2022/882 Esas - 2025/312

T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/882 Esas
KARAR NO : 2025/312
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2022
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, Davacı ile davalı arasında yapılan anlaşmaya göre, davalı tarafından davacıya ait taşınmazda bulunan inşaatın malzeme ve montaj işçiliğinin yapılmasının kararlaştırıldığını, davacının ödemeleri tam ve eksiksiz yerine getirdiğini, davalının işi yapmayacağının söz ve davranışlarından anlaşılması üzerine davacı tarafından davalıya ihtarname gönderildiğini, ihtara cevap verilmediğini, davacıya yapılan ödemenin şimdilik 1000 TL' sinin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 02/04/2025 tarihli ıslah dilekçesi özetle; 1000,00 TL olan zarar talebini 4.238,58 TL artırarak 5.238,58 TL'ye ıslah ettiğini, ıslah edilen tazminat alacağının 19/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, Dava masrafları ile vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, İddia olduğu şekilde herhangi bir sözleşme kurulmadığını, dava dilekçesi ekindeki sözleşme incelendiğinde sözleşmenin kurulmasına yönelik irade beyanı bulunmadığını, davalının kaşe ve imzasınında yer almadığını, davacıya bir miktar iş yapmış ise de yapılan işçilik hizmetinin yalnızca 25.000,00 TL olduğunu, tespit raporunu kabul etmediklerini, davacının davalıyı sorumlu tuttuğu imalat kalemlerinin çelişkili olduğunu, bu kalemlerin malzeme satışını da davalının yapmadığını, davalının davacıya değişik tarihlerde, çeşitli adreslerde malzeme satışı teslimi yapıldığını, buna ilişkin faturanın dilekçe ekinde sunulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı yana tahmiline, haksız davanın reddine karar verilmesini bilvekale saygı ile talep ederiz talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, .... .... .... E. Sayılı Dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, davalı idare tarafından yapılan ihale ve taraflar arasında imzalanan sözleşme, fatura ve sevk belgeleri, bilirkişi raporları, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte olan ve uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470. maddesinde eser sözleşmesi;
“Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır.
Bir sözleşme ilişkisinin kurulabilmesi için sözleşme yapmaya ehil (ehliyet) olanlar arasında, öneri ve kabulün gerçekleşmesi, yani tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamaları (tarafların anlaşması), sözleşme içeriği ve amacının kanunda kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi tutulmamış yani yasaklanmamış (meşru içerik) ve sözleşmenin kanunda öngörülen biçimi varsa buna uyularak (şekil) yapılması sözleşmenin genel unsurlarıdır.
Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir.
Eser sözleşmesinde tarafların edimleri birbirinin karşılığını oluşturmakta olduğundan tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Ayrıca niteliği itibariyle sürekli bir sözleşme olmayıp ani edimli bir sözleşmedir.
Bu sözleşmenin unsuru olan meydana getirilecek eser, aynı zamanda sözleşmenin konusunu oluşturur. Ayırt edici diğer bir temel unsuru ise bedeldir. Meydana getirilecek bir sonuç bulunmasına rağmen bedel ödenmeyeceği kararlaştırılmış ise eser sözleşmesinin varlığından söz edilemez. Bedel, eser sözleşmesinin unsuru ise de tarafların anlaşırken bedeli kararlaştırmamış olmaları sözleşmenin kurulmasına etki etmez. Taraflar kararlaştırmamış olsa da bedel ödeneceğini taraflar biliyor veya bilmesi gerekiyor ise eser sözleşmesinin bulunduğu yine kabul edilecektir.
Eser sözleşmesinin konusu, meydana getirilmesi istenen sonuçtur. İstenen sonuç, bir şeyin yapılmasına ilişkin olabileceği gibi, ortadan kaldırılmasına, iyileştirilmesine veya montajına ilişkin de olabilecektir. Diğer bir ifadeyle baştan yeni bir eser meydana getirilmesine ilişkin olabileceği gibi mevcut bir eserde yapılacak değişiklik veya ilavelerle farklı bir hâle getirilmesine de ilişkin olabilir.
Eser sözleşmesi tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamaları ile kurulur ve sözleşmenin geçerliliği kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir.(Ankara BAM 22.HD 2022/1260E, 2024/1749K)
14/02/2024 tarihli duruşmanın 6 numaralı celsesinde ve 15/11/2023 tarihli duruşmanın 5 numaralı celsesinde tanık beyanları alınmıştır.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 17/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu 2022 yılı ticari elektronik defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine ve Vergi Usul Kanunu Elektronik Defter Genel Tebliğlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapıldığı tespit edilmiştir. Dava dosyasında bulunan Elmadağ Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazısından, davalı ...'ın "Diğer Projelere Yönelik Mühendislik ve Danışmanlık" faaliyetinden dolayı 02.09.2021 tarihinde faaliyetine başladığı, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve davalı işletmenin elektronik defterlerinin de yasal süreler içinde uygun olarak yapıldığı belirlenmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin, davacı şirket tarafından davalı işletmeye keşide edilmiş olan çeklerin teslim (20.10.2021) tarihinde başladığı, davalı işletme tarafından davacı şirkete toplamda 433.756,06.-TL (KDV Dahil) tutarında 5 adet e-Arşiv fatura düzenlendiği, buna karşılık olarak davacı şirket tarafından davalı işletmeye toplamda 433.756,00.-TL tutarında ödemeler yapıldığı, tarafların ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi (27.12.2022) itibariyle taraflar arasında herhangi bir borç/alacak bakiyesi kayıtlı olmadığı bildirilmiştir.​​​​​​​​​​​​​​​​
30/10/2023 tarihili ek bilirkişi raporunda, Davalı işletmenin, 19/02/1986 tarih ve 19024 sayılı resmi gazetede yayımlanan 25/01/1986 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile TTK nin 1463 maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair belirlenmiş olan esaslar çerçevesinde belirtilen Vergi Usul Kanunu’nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını aşmış olduğu, bu bağlamda davalının tacir olarak değerlendirilebileceği, bu hususun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, bildirilmiştir.
06/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda, dosya içeriğinde sunulan belgeler ve beyanlardan davalı tarafın tam olarak hangi imalatlardan sorumlu olduğu anlaşılamayacağı, ancak davacı tarafa düzenlemiş olduğu faturalar ve beyanlar dikkate alındığında dava konusu taşınmazda temiz su, pis su, alttan ısıtma tesisatı, yağmur suyu tesisatı, su deposu ile hidrofor bağlantıları, klozet, lavabo ve bataryaya ilişkin malzeme ve işçiliği içerdiği belirtilmiştir. Taraflar arasında ihtilaf konusu olan dava konusu taşınmaza ait doğalgaz kolon tesisatı ve doğalgaz daire içi tesisatının davalı tarafın sorumluluğunda kabul edilemeyeceği, taraflar arasında düzenlenen faturalar ve ödemeler dikkate alındığında davacı tarafın fazla ödeme yapmamış olduğu bildirilmiştir.​​​​​​​​​​​​​​​​
25/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda, Davalı tarafın tam olarak hangi imalatlardan sorumlu olduğu anlaşılamayacağı, ancak davacı tarafa düzenlemiş olduğu faturalar ve beyanlar dikkate alındığında dava konusu taşınmazda Temiz su, pis su, alttan ısıtma tesisatı, Yağmur suyu tesisatı, Su deposu ile Hidrofor bağlantıları, Klozet, lavabo ve batarya ya ilişkin malzeme ve işçiliği içerdiği, tanık beyanlarında taraflar arasında doğalgaz tesisatınında imalat kalemleri içinde olduğu belirtilmiş olsa da faturaların içeriğinde doğalgaz tesisatına ilişkin kalem bulunmadığı, eğer doğalgaz tesisatının yapımı söz konusu olsa idi doğalgaz malzemesi ve işçiliği ile ilgili fatura düzenlenmiş olması gerektiği, bu sebeplerden dolayı Taraflar arasında itilaf konusu olan dava konusu taşınmaza ait doğalgaz kolon tesisatı ve doğalgaz daire içi tesisatının davalı tarafın sorumluluğunda kabul edilemeyeceği, doğal gaz tesisatının yüklenicinin sorumluluğunda olduğu kabül edilmesi durumunda doğal gaz kolon ve iç tesisat işinin eksik iş olacağı, ancak bu kalemlere ilişkin davacı tarafından yükleniciye ödeme yapılmamış olduğu, Yüklenicinin dava konusu taşınmaza ait doğalgaz kolon ve iç tesisatının döşenmesi işi sorumluluğunda olduğu kabulü durumunda işin % 70 seviyesinde tamamlandığı, Taraflar arasında düzenlenen faturalar ve ödemeler dikkate alındığında Davacı tarafın fazla ödeme yapmamış olduğu, bildirilmiştir.
02/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda, İsmet paşa mahallesi 186 ada 16 parselde bulunan 14 net daire ve sığınak, garaj, merdiven boşluğu olmak üzere toplam 16 daire şeklinde olan inşaatın malzeme ve işçiliği konusunda tarafların anlaştıkları tespit edilmiştir. 15.05.2023 ve 30.10.2023 Tarihli Mali Müşavir Hidayet Korkmaz tarafından hazırlanan Bilirkişi Raporu ve Ek Raporlarında; davalı işletme tarafından davacı şirkete 408.306,06.-TL tutarındaki 4 adet e-Arşiv malzeme faturası ve 25.450,00.-TL tutarındaki 1 adet e-Arşiv işçilik faturası olmak üzere toplamda 433.756,06.-TL (KDV Dahil) tutarında 5 adet e-Arşiv fatura düzenlendiği, buna karşılık olarak davacı şirket tarafından davalı işletmeye toplamda 433.756,00.-TL tutarında ödemeler yapıldığı, tarafların ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi (27.12.2022) itibarıyla taraflar arasında herhangi bir borç/alacak bakiyesi kayıtlı olmadığı belirtilmiştir. 07.10.2022 tarihinde yerinde yapılan keşif sonucu, Elmadağ Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/15D.İş. dosyasına sunulan 20.10.2022 Tarihli Bilirkişi Tespit Raporunda; inşaatın %46'lık kısmının tamamlanmış, %54'lük kısmının ise tamamlanmamış olduğu, sözleşme bedelinin 360.000 TL+ilave işler 20.000 TL olmak üzere toplam iş bedelinin 380.000 TL olduğu, yapılan imalat bedelinin 174.800 TL, yapılmayan-hatalı iş bedelinin 205.200 TL olduğu tespit edilmiştir. Tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde, alacağa esas tutarın (Sözleşme bedelinde KDV yazılı değildir, ancak toplamda 380.000 TL üzerinden anlaşıldığından KDV dahil kabul edilmiştir); tamamlanmış iş bedeli 174.800 TL (%46), yapılmayan iş bedeli 205.200 TL (%54), davacının 3. Kişiye yaptırdığı değerlendirilen iş tutarı 5.238,58 TL ve davacı tarafından davalıya yapılan ödeme 433.756,00 TL olduğu, davacı alacağının (433.756,00 - (174.800+5.238,58)) 253.717,42 TL (KDV dahil) olarak hesaplandığı bildirilmiştir.​​​​​​​​​​​​​​​​
Davacı ile davalı arasında akdedildiği iddia edilen sözleşme üzerinde yapılan incelemede sözleşmenin davalı tarafça imzalanmamış olduğu görülmüştür.
Davalı vekilinin 13/04/2023 tarihli beyan dilekçesinde, davalı tarafça yapılan işlere ilişkin beyanda bulunulduğu görüldü.
Tüm dosya kapsamında yapılan incelemede; her ne kadar 02/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacının tespit raporu ve sözleşme uyarınca alacağı tespit edilmiş ise de, öncesinde alınan raporlarda değinildiği gibi davacı adına doğalgaz tesisatı malzemeleri ve işçiliği ile ilgili fatura düzenlenmediği, taraflar sözleşmedeki yapılacak işler konusunda mutabık olsa idi davalının diğer alacak kalemleri gibi bu malzeme ve işçilik bedeli için de fatura düzenlemiş olması gerektiği, kaldı ki yapılan hesaplamada fazla ödeme tespit edilmediği yani faturası kesilmemiş ve ödemesi alınmamış bir alacak kalemi bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacı tanıklarının aksi yöndeki beyanlarına ve aksi yöndeki bilirkişi raporuna bu gerekçe ile itibar edilmemiştir. Davalının düzenlediği faturalara da davacının itiraz etmediği, ibraz edilen sözleşmenin taraflar arasında ihtilafsız kabulünün mümkün olmadığı görülmekle davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harcın, 427,60 TL peşin harç, 1.440,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 1.867,60 TL harçtan düşümü ile artan 1.440,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
3-Davalının karşıladığı 79,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 5.238,58 TL üzerinden takdir edilen 5.238,58 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar miktar itibari ile kesin olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır